İş güvenliği yasası düzenlemesi yıllardır ertelendi, bedeli işçinin canı oldu - Gökhan Turan ile söyleşi

Denizli’de 2 işçinin hayatını kaybettiği gıda fabrikasının, hükümetin yıllardır işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini ertelediği ‘az tehlikeli işyeri’ sınıfında bulunduğu öğrenildi. 50’den az çalışanı olan az tehlikeli işyerleri ve kamu işyerlerinde iş güvenliği uzmanı çalıştırma zorunluluğu getiren yasa 8 yılda 3 kez ertelenmişti.

Denizli’nin Pamukkale ilçesinde kurulu Bakkur gıda fabrikasında LPG kullanılan ağda kazanında başlayan yangın tüm fabrikaya yayılmış, Hüseyin Aktaş ve Salih Yılmaz isimli 2 işçi can vermiş ve 3 işçi yaralanmıştı. Az tehlikeli işyeri sınıfında yer alan fabrikada iş güvenliği uzmanının bulunmadığı ve yangının LPG kullanılan ağda kazanından başladığı öğrenildi. Tavanın PVC kaplama olmasının da yangının büyümesinde pay sahibi olduğu düşünülüyor.

“DEVLET ÖNLEM ALMAK ZORUNDADIR”
Az tehlikeli işyerlerinde iş güvenliği uzmanı çalıştırma zorunluluğunun temmuz ayında 2023 yılına ertelendiğini hatırlatarak düzenlemeyi eleştiren İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG Meclisi) Üyesi ve İş Güvenliği Uzmanı Mühendis Gökhan Turan, “Devlet bunun önlemini almak, görevini yerine getirmek zorundadır” dedi.

ÜRETİMİN DENETİMSİZLİĞİ İŞÇİ SAĞLIĞINI ETKİLİYOR
Gökhan Turan, 29 Mart 2013’te yayımlanan ‘Tehlike Sınıfları Tebliğinde’ yer alan “Az Tehlikeli İşler İçin Yasa’nın İş Güvenliği Uzmanı ve İş Yeri Hekimi bulundurma zorunluluğunun” sürekli ertelendiğini hatırlattı. Turan, son olarak temmuzda 2023 yılına ertelenen düzenlemenin emekçilerin hayatını etkilediğini kaydetti.

“YASA KOYUCULARIN YASANIN DENETİMİNİ YAPMA GÖREVİ VAR”
‘Az tehlikeli işler’ sınıfına pastacılık, fırın, leblebi üretimi, kuru yemiş üretimi, kahvaltılık tahıl üretimi ve benzeri karışımların hazırlanması gibi birçok işyerinin girdiğini Turan, 134 ana başlık altında toplanan az tehlikeli işlerin de büyük riskler taşıdığına dikkat çekti.

Yasa koyucuların koydukları yasaların uygulanmasının denetimini yapma görevine vurgu yapan Turan şöyle devam etti: “Bu görevlerini uzmanları ve denetim elemanları ile sağlarlar. Bunlar yoksa orada yasa koyucu görevden kaçınmış, bu görevini ertelemiş demektir. ‘Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmeliğe’ göre binalar bazı standartlarla yapılır. Çatı, duvar, kapı, havalandırma vb. çeşitli ayrımlar yapılmıştır. Pandemi benzeri olağanüstü durumlarda sevkiyatların geciktiği, iptal edildiği, ulaştırılamadığı durumlar olabilecektir. Büyük şehirlerde sokağa çıkma yasakları uygulanırken, birçok satış mağazası da kapanmıştır. Burada yapılan üretimler stok şeklinde depolanmaya başlanmıştır. Depolar bu tarz bir öngörüye uygun olmayabilir. O zaman üretim sınırlandırılmalı, kontrol altına alınmalıdır. Nitekim Sakarya’da fazla stoktan patlama yeni yaşanmıştı. Depo alanı da tartışma yaratmıştı.”

“DEVLET ÖNLEM ALMAK ZORUNDADIR”
Denizli’de yer alan kuru yemiş fabrikasında da yangının gaz kaçağından çıktığını ifade eden Turan, “Gazın oksijenle belirli bir hacimde birleşmesi sonucu yangın çıkacağına göre hacim alanının daraldığı, yani fazla madde yığıldığı, üretim şartlarının uygunluğuna göre depoların inşa edilmediği veya bu depoların fazla doldurulduğu, kontrollerin bu standartlarca yapılamadığı soruları karşımıza çıkmaktadır. Denizli yangını son olmayacaktır. Üretim yapılması özellikle gıda sektöründe önemlidir. Devlet bunun önlemini almak görevini yerine getirmek zorundadır” dedi.

(Denizli/EVRENSEL)