Kansu Yıldırım: ‘İntihar değil intihara sürüklenme’

Yaşanan ekonomik kriz sonucu birçok yurttaş hayatına son veriyor. En son 25 Eylül’de doların artmasıyla borcu yaklaşık 400 bin liraya çıkan 39 yaşındaki Levent Akar, borçlarını ödeyemediği için Gebze Çayırova’daki ofisinde intihar etti. Yaşanan intiharları değerlendiren İSİG Meclisi’nden Kansu Yıldırım, işçilerin intihara sürüklendiğini söyledi.

Ekonomik nedenlere bağlı intiharların eşitsizliğin derinleştiği toplumlarda arttığını hatırlatan Yıldırım, Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) araştırmasına göre, her yıl ortalama 800 bin kişinin intihar ettiğini ve bu intiharların yüzde 79’unun toplumun büyük kesiminin düşük gelirli olduğu ülkelerde gerçekleştiğini kaydetti.

Yıldan yıla arttı

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, 2002-2019 yılları arasında 4 bin 801 kişinin geçim zorluğundan dolayı intihar ettiğine vurgu yapan Yıldırım, siyasal krizin ekonomik krizle birleşerek yoğunlaştığı yıllarda intiharların daha da arttığını söyledi. Yıldırım, 2017 yılında 232, 2018 yılında 245 olan ekonomik nedenlere bağlı intihar sayılarının, 2019 yılında 321’e yükseldiğini belirtti.

İşsizlik, baskı ve borç

İşçi intiharlarının üç temel sosyo-iktisadi nedeni olduğuna işaret eden Yıldırım, bunların ise “işsizlik, borçluluk ve patron baskısı” olduğunu ifade etti. Bu nedenlerin salgınla beraber daha da arttığını kaydeden Yıldırım, “İşsizlik hem öznel hem de yapısal olarak yıkıcı olabiliyor. Genç işsizlik ise endişe verici bir seviyede; ne eğitimde ne işte olan genç nüfus büyüyor. Bunun yanı sıra işçilerin ya da işportacı, seyyar satıcı gibi kendi hesabına çalışanlar için borçlu yaşamak hayatın her boyutunu etkiliyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun verilerine göre tüketici kredisi ve kredi kartı borcu son bir yılda yüzde 37 arttı” diye belirtti.

Sömürünün boyutu değişti

Patron baskısının ise sadece hakaretlerle sınırlı kalmadığını sözlerine ekleyen Yıldırım, salgınla birlikte baskının farklı bir boyuta ulaştığına dikkat çekti. Yıldırım, şöyle devam etti: “Oldukça yeni sayılabilecek, fabrikalarda ve şantiyelerde uygulanan ‘kapalı devre çalışma’ adı altındaki çalışma kamplarının sosyo-psikolojik etkilerinin ileride işçilere nasıl yansıyacağı soru işaretidir. Bilinen tek şey, üretim zorlamasına bağlı olarak işçiler üzerindeki baskı artmış, çok sayıda işçi enfekte olmuştur.”

‘Modern toplumda ekonomi etkili’

Toplumun intiharları günah olarak saymakta olduğunu fakat intiharlar karşısındaki hareketsizliğin sadece bu durumla açıklanamayacağını belirten Yıldırım, şunları dile getirdi: “İntihar, bir taraftan kişinin ruh ve beden bütünlüğünü yani öznelliğini, diğer taraftan insanın sosyal bir varlık olmasından ötürü toplumsallığını ilgilendiriyor; bundan dolayı tek bir nedene indirgenemez. Ne var ki, modern toplumlarda bireyler toplumsal refahtan sınıfsal konumları ölçüsünde pay alabildiği için, işçi intiharlarında ekonomik duruma bağlı faktörler belirleyicidir.”

Amaç seslerini duyurmak

İnsanların işsizlik, borçluluk gibi nedenlerle baskılandığı ortamlarda intiharların arttığını yineleyen Yıldırım, insanların intiharları yoksulluğa bağlayarak üzüldüğünü fakat arkasında yatan sömürü zincirini göremediklerini anlattı. Yıldırım, insanların sesini duyurmak amacıyla yaşamına son vermesinin son yıllarda arttığını ve bunun sadece çaresizlikten dolayı olmadığını vurguladı.

‘Sınıf hareketi yükselmeli’

Yaratılan çözümlerin yetersiz kaldığı durumlarda intiharların olduğunu ekleyen Yıldırım, “İşsizlik, borç ve baskı yüzünden işçiler ‘intihar etti’ demek yerine ‘intihara sürüklendi’ demek yapısal faktörleri irdelemek açısından daha doğru olur” diye belirtti. İşçi intiharlarının toplumsal bir hareket başlatmasını beklemeden bunların önüne geçmek için yöntemlerin geliştirilmesi gerektiğini dile getiren Yıldırım, “İşyerlerinde işçilerin öz-örgütlülüğüne dayalı mücadeleci anlayışla, gündelik yaşamda ise işçileri merkeze alan siyasal dinamizm etrafında sınıf hareketini yükseltmek gerekiyor.”

İş baskısından 433 intihar!

İSİG’in topladığı verilere göre; son 7 yılda toplam 433 işçi, iş koşullarından veya işe bağlı nedenlerle hayatına son verdi. Bu veriler ise sadece basına yansıyanlar

Kadir Güney / İstanbul-MA

Yeni Yaşam