TMMOB Kocaeli İKK'dan Reysaş Depo kimyasal kazası ile ilgili açıklama

TMMOB Kocaeli İl Koordinasyon Kurulu Çayırova İlçesinde faaliyet gösteren REYSAŞ Depolama Firmasına ait depoda meydana gelen kimyasal iş kazası ve sürecine ilişkin 2 Ekim 2020 tarihinde bir basın açıklaması yaptı.

BASINA VE KAMUOYUNA

Yaklaşık bir ay önce iş kazasının yaşandığı yer olan Çayırova İlçesinde faaliyet gösteren REYSAŞ Depolama Firmasına ait depoda, kimyasal depolama işleri yapan başka bir firmanın kullandığı 4. kattaki kimyasal depolama rafları çökmüş ve tonlarca farklı kimyasal bütün depoya ve bina dışına yayılmıştır. Bu olayın yaşandığı günden bugüne kadar bu deponun farklı bölümlerinde çalışan işçilerde;“gözlerde kızarma, yaşarma, burun tıkanıklığı, kuru öksürük, ciltte leke oluşması gibi” şikayetler ortaya çıkmıştır. Aradan geçen yaklaşık bir aya rağmen depo genelinde özenli bir temizlik yapılmadığı, diğer depolara sızan kimyasalların, bu depolarda çalışan kişiler tarafından teknik tedbirler alınmadan temizlenmeye çalışıldığı, çalışanlarca ifade edilmiştir. Tüm bu süre boyunca Depolarda çalışma sürdürülmüştür. Alanda çalışma yapan AFAD yetkililerin, temizlik işlemleri yapılıncaya kadar depolara girilmemesi yönündeki uyarısının da firmalar tarafından dikkate alınmadığı, yine çalışan beyanları ve medya/sosyal medya mecralarındaki yayınlardan anlaşılmaktadır. Yine bu depolama alanında faaliyet yürüten başka bir firmanın çalışanları ile yaptığımız görüşmede, sorunlarını ALO 170’e bildirdiklerini ancak gerekli tedbirlerin bir aylık süre içinde alınmadığı ifade edilmiştir.

Rafların, güvenli olarak taşıyabileceği yükler hesaplanarak üzerine etiketlenmesi, zorunlu bir uygulamadır. Raflar, kullanıldığı süre boyunca periyodik olarak kontrol edilmeli ve hasarlı olan kısımları kullanımdan çıkarılarak onarımları uygun şekilde yapılmalıdır. Bu faaliyetler, “TS EN 15635 Çelik Statik Saklama Sistemleri- Saklama Ekipmanlarının Uygulama ve Bakımı” standardı gerekliliklerine uygun yapılmalıdır. Kimyasalların depolanmasında kullanılan rafların kapasitesinin kullanıcılar tarafından bilinmediği, etiketleme, yapılmadığı bu nedenle kapasitenin aşıldığı ve rafların bu nedenle çöktüğü bize ulaşan bilgiler içinde yer almaktadır.

Sıvı kimyasalların depolandığı alanın 4. katta olması da uygun bir uygulama değildir. Sıvı kimyasallar olası yayılma ihtimaline karşı sızdırmaz toplama çukuru olan ve etrafı yayılmayı engelleyen kanallar ile çevrilmiş alanlarda depolanmış olmalıdır. Bahsedilen bu önlemin alınmadığı, kimyasalların deponun diğer bölümleri ve depo dışına yayıldığı, toprağa karıştığı, karayolunda tehlike arzedecek kadar yayıldığı bilinmektedir. Yani yaşanan olay sadece çalışanların sağlığını olumsuz etkilememiş aynı zamanda çevre kirliliğine de sebep olmuştur.

Tarafımıza ulaşan bilgiler, “KİMYASAL MADDELERLE ÇALIŞMALARDA SAĞLIK VE GÜVENLİK ÖNLEMLERİ HAKKINDA YÖNETMELİK” hükümlerine de uyulmadığını göstermektedir.

Yönetmeliğin 8. Maddesi olan Acil Durumlar başlığı altındaki tedbirlerden çalışanların bilgilendirilmesi, tehlikeli alana girişlerin engellenmesi, alana girişine izin verilen kişilere gerekli kişisel koruyucular temin edileceğine dair hükümlerin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Yaptığımız görüşmelerde çalışanların, bu depolarda depolanan maddelerin tamamının isimlerine ve Güvenlik Bilgi Formlarına ulaşamadıklarını öğrendik, oysaki en azından kaza sonrası tüm çalışanlara bu bilgiler ulaştırılmalı ve çalışanların muayenesini yapan hekimlere de bu bilgi formları iletilmeliydi.

Yayılan kimyasalların diğer depolara ve çevreye yayılan kısmının çalışanlarca günlük kıyafetleri ve paspas vb ile temizlenmeye çalışıldığı fotoğraflardan görülmektedir. Bu durum çalışanların kimyasal maddelerin zararlı etkilerine daha fazla maruz kalmalarına neden olabilir. Çalışanların bilgi sahibi olmadıkları bir kimyasala müdahalesinin istenmesi hem akılcı değildir hem de mevzuata aykırıdır.

6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu işverenlere, işyerlerinde çalışanların sağlık ve güvenliğinin korunması konusunda her türlü tedbirin alınması yükümlülüğünü yüklemiştir. Ancak bu olay, bir ay boyunca depo işvereninin bu konuda kanuna aykırı hareket ettiğini göstermektedir. Çalışanların başvurusuna rağmen ilgili kamu kurumlarının gerekli tedbirlerin uygulanmasını sağlamamaları ise işin diğer bir yanıdır. TMMOB Kocaeli İl Koordinasyon Kurulu olarak çalışanların sağlığı ile ilgili tedbirlerin alınması için Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na başvuru yapacağız ve devamında bu olayın takipçisi olacağız.

Daha vahim sonuçlar ortaya çıkmadan aşağıda sıraladığımız tedbirler bir an önce alınmalıdır:

  • Depodaki faaliyetler derhal durdurulmalı,
  • Çalışanlar maruziyet bilgisi hekimlere iletilerek sağlık kontrolünden geçirilmeli, gerekli ise tedavileri karşılanmalıdır.
  • Alan, tedbirleri alınarak mevzuata uygun şekilde temizlenip onarılmalıdır.
  • Depoda halen kullanılan tüm rafların kontrolleri ve statik hesapları yapılmalı, kapasiteleri üzerine işaretlenmelidir.
  • Taşma kanalları ve toplama çukuru olmayan alanlarda kimyasal depolanmasına izin verilmemeli, böyle bir uygulama var ise o kimyasallar uygun depolara taşınmalı.
  • Depo iş müfettişlerince mevzuat hükümlerine ve sağlık ve güvenlik gereklerine uygunluk açısından acilen denetlenmeli, eksiklikler giderilmeden çalışmasına izin verilmemelidir.
  • Depo çevresinde toprak numuneleri alınarak kirliliğin durumu tespit edilmeli ve iyileştirme çalışmaları başlatılmalıdır.
  • Tüm yaşananlar ve devamındaki süreç konusunda kamuoyu bilgilendirilmelidir.

Murat KÜREKCİ
TMMOB
KOCAELİ İL KOORDİNASYON KURULU SEKRETERİ

TMMOB