Japonya'da 2011'de 9 büyüklüğündeki deprem sonrasında ağır hasar gören Fukuşima nükleer santralı yine alarm vermeye başladı. Nükleer santralın iç kısmında, küçük bir kamera, termometre, ışın ve su ölçü aletlerinden oluşan bir araçla önceki gün yapılan araştırmada, 2 nolu reaktördeki radyasyon seviyesinin ölümcül olan seviyeden 10 kat fazla olduğu belirlendi. Reaktörü soğutmada kullanılan su miktarı da 60 santimetreye indi.
Tokyo Elektrik Enerji Şirketi (TEPCO) sözcüsü Juniçi Matsumoto, söz konusu radyasyon miktarının geçtiğimiz yıl 1 ve 2 numaralı reaktörlerin paylaştığı bir egzoz borusunda yapılan radyasyon ölçümleri sırasında nükleer santralda şimdiye kadar belirlenen en büyük radyasyon miktarı olan saate 10 sievertten bile yüksek olduğunun altını çizdi. Elde edilen verilerin, felaketin nükleer santrala etkilerinin, yetkililerin reaktördeki araçları yüksek radyasyona dayanıklı hale getirmek ve santralı devre dışı bırakmak için özel ekipman ve teknoloji geliştirmesini gerektirecek kadar ciddi olduğunu gösterdiği belirtildi. Matsumoto, ''Bu son derece yüksek radyasyonda bir endoskop sadece 14 saat kadar iş görebilir. Reaktörü devre dışı bırakırken erimiş yakıtın yerini belirleme ve temizleme işlemi sırasında bu radyasyon seviyesine dayanabilecek ekipman geliştirmemiz gerekiyor'' diye konuştu.
DİĞER REAKTÖRLERE YAKLAŞILAMIYOR
Nükleer santraldaki 3 reaktör arasında çekirdek erimesi görülmeyen tek reaktör olan 2 nolu reaktörün şimdiye kadar yakından incelenebilen tek reaktör olduğunu belirten yetkililer, çekirdek erimesi görülen diğer 2 reaktörün durumunun daha kötü olabileceğini söyledi.
Hidrojen patlamaları sonucu içinde bulundukları yapıların zarar gördüğü nükleer santraldaki diğer 2 reaktörün durumunun ne olduğu tam olarak bilinemiyor. Simulasyonlar 1 nolu reaktörde bulunan daha fazla miktardaki yakıtın, diğer iki reaktöre göre çekirdekte daha fazla bozulmaya yol açtığını gösteriyor. Ancak 2 nolu reaktördeki radyasyon diğer reaktörlerdeki radyasyondan daha yüksek durumda. Nükleer santraldaki 2 nolu reaktör odasındaki yüksek radyasyon işçilerin buraya girmesine engel oluyor. Ancak bu reaktörün bazı bölümlerine radyasyona dayanıklı özel giysiler giyen işçilerce erişilebiliyor.
Sızıntı 6 ay daha sürer
Fransız enerji devi Total’in işletmecisi olduğu Kuzey Denizi’ndeki Elgin doğal gaz platformundan sızıntı devam ediyor. Dün platformda çalışan 238 işçinin, durumun ciddiyeti üzerine tahliye edilmesinin ardından Total yönetimi sızıntıyı önlemenin yollarını arıyor. Bu arada sızıntı bölgesine uçakların ve gemilerin yaklaşması yasaklandı.
Fransız şirket, sızıntının önüne geçmek için iki ihtimali değerlendiriyor. Uzmanlara göre en kötü senaryoda başvurulacak yöntemin sonuç vermesi uzun zaman alabilir: “Kaçağı önlemek için yeni bir kuyu açılması gerekebilir. Bu bir adım geri atmak anlamına da geliyor, zira ikinci bir kuyunun açılması kaçınılmaz ise bunun için altı ay kadar zamana ihtiyaç var.”
İskoçya kıyılarından yaklaşık 250 kilometre açıkta üç gündür süren sızıntıyı önlemenin bir diğer yolu ise problemin kaynağı olduğu düşünülen vanaları çamurla tıkamak. Zamana karşı yarışan Total’in atacağı adımlarda son derece titiz davranması gerektiği, aksi taktirde sebep olunacak bir çevre felaketinin şirkete faturasının ağır olacağı belirtiliyor. Yetkililer, "Total’in aldığı ve alacağı kararlar her yerde sorgulanacak” diyor.