29 işçi yaşamını yitirmişti: Gayrettepe yangını davasında bir tahliye

İstanbul Beşiktaş'ta 2 Nisan 2024'te Masquerade adlı gece kulübünde tadilat sırasında çıkan, 29 kişinin yaşamını yitirdiği yangına ilişkin iş yeri sahiplerinin de aralarında bulunduğu 5'i tutuklu 22 sanığın yargılandığı davada tutuklu sanık İsmet Şen tahliye edildi.

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, 5 tutuklu sanık ile bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları katıldı.

Müştekiler, avukatları ve izleyicilerin de geldiği duruşmaya bazı müştekiler ise bulundukları şehirlerdeki adliyelerden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı.

Dava kapsamında, şüphelilerin kusur durumunun belirlenmesi için hazırlanan bilirkişi raporu dosyaya gönderildi.

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanık İsmet Şen'in tahliyesine karar verdi.

Tarafların bilirkişi raporuna yönelik savunmalarını hazırlaması için iki hafta süre veren mahkeme yeni bir bilirkişi raporu alınmasına hükmederek, duruşmayı 16 Haziran’a erteledi.

BirGün’den Tuğçe Çelik’in haberine göre aileler ve avukatlar aylardır çıkması beklenen ikinci bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğunu vurgularken yeni rapor alınmasını talep ettiler.

Müşteki avukatlarından Naim Feyzullah Eminoğlu bilirkişi raporuna ilişkin şunları söyledi:

“14 sayfalık bilirkişi raporunda kusurun tamamen işçilere atıldığı görülüyor. Böyle bir raporu kabul etmemiz mümkün değil. 5 kişilik bilirkişi heyetinden 1 kişi ayrı rapor yazdı, biri istifa etti. Geriye 3 kişi kaldı. Bu da raporun eksik olduğunu gösteriyor.”

Başka bir avukat ise raporda asli kusurlu olarak gösterilen iş güvenliği uzmanı Kadircan Gülhan’ın dosyada sanık bile olmadığına dikkat çekti.

Gece kulübünün elektrik işlerinden sorumlu olan kulüp çalışanı İbrahim Bildirici hakkında bilirkişi raporunda hiçbir ifadenin yer almadığına dikkat çeken avukatlar, ek bir değerlendirme yapılmasını talep etti.

Beyanları dinleyen savcı bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğundan sanıkların sorumluluğunun tespiti için yeniden bilirkişi raporu alınmasını istedi.

Raporda 'asli kusurlu' olduğu ifade edilen sanığın tutuklanmasına ret
Mahkeme açıkladığı kararda tutuklu sanıklar Şehzade Şekergümüş, Mehmet Menduh Ceylan, Kahraman Erdem ve Çağatay Altunel’in tutukluluğunun devamına hükmederken raporda asli kusurlu olduğu ifade edilen Fatma Dörtgül’ün tutuklanması talebi reddedildi.

Mahkeme tutuklu sanık İsmet Şen’in adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmasına karar verdi.

Mahkemeye sunulan ikinci bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğu kaydedilerek İstanbul Teknik Üniversitesi’nden re’sen seçilecek kişilerden oluşacak bir bilirkişi heyetinden yeni rapor alınmasına karar verildi. TSE Tuzla’dan mekanın tadilatı sırasında kullanılan izolasyon malzemesinin yanıcı olup olmadığının belirlenmesi için de talepte bulunulmasına hükmedildi.

Bilirkişi raporunda ne deniliyor?
Öte yandan AA’nın haberine göre bugün mahkemeye sunulan 4 kişilik bilirkişi heyetinin yazdığı 53 sayfadan oluşuyor.

Raporda, Beşiktaş Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün 05 Nisan 2024 tarihli yazısına yer verildi. Yazıda, yangın çıkan işletmenin bulunduğu yapıda, onaylı projeye göre bir değişiklik olmadığı, binanın taşıyıcı sisteminin projesindeki gibi olduğunun belirtildiği aktarılan raporda, olay yerinde yapılan incelemede ise projede acil çıkış merdiveni olan bölümün ve bölümlerin kapatıldığı kaydedildi.

Raporda, olayın yaşandığı mekanın İstanbul'un genelindeki diğer emsal kulüplere göre daha geniş metrekare alanına sahip olduğu belirtilerek, zeminde, duvarda, tavanlarda kullanılan izolasyon ve ses yalıtım sistemlerinin kaynak yaparken kıvılcımların yangına dönüşmesiyle zehirli duman saldıkları, işçi ve çalışanların bu zehirli gazı soluyarak yaşamını yitirdiği kaydedildi.

Tadilat öncesi herhangi bir izin ve belge alınmadı
Mekana Beşiktaş Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü tarafından 7 Kasım 2006 tarihinde "Yangın Bakımından İncelenen İş Yerlerine Ait Muayene Raporu"na istinaden rapor verildiği aktarılan raporda, ancak daha sonra bu iş yeri için itfaiye yangın raporu alınmadan çalışma ve açma ruhsatı verildiği, iş yerinde bir denetim ve kontrol yapılmadığı aktarıldı.

Bilirkişi raporunda, 11 Ağustos 2020'de Beşiktaş Belediyesi’nin 500 metrekarelik alan için İş Yeri Açma ve Çalışına Ruhsatına İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre ilgili ruhsatı verdiği, yangın öncesi yapılan tadilat için herhangi bir izin ve belge alınmadığı anlatıldı.

Vatandaş A.Y'nin, Beşiktaş Belediyesi’ne talepte bulunulmasına rağmen işlem yapılmaması sebebiyle 30 Ekim 2012'de İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) İmar Müdürlüğü’ne dilekçe verdiği belirtilen raporda, dilekçede binanın yangın çıkışının kapatıldığı kaydedildi.

Raporda, İBB'nin bu dilekçeye istinaden konuyu Beşiktaş Belediyesi’ne ilettiği ve evrakları talep ettiği, 10 Aralık 2012'de tekrar dilekçe gönderilmesi üzerine de İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı’nın konuyu yine Beşiktaş Belediyesi’ne iletip son durumu sorduğu ifade edildi.

Bilirkişi raporunda, 11 Ağustos 2020'de Beşiktaş Belediyesi’nin "içkili lokanta" olarak 500 metrekare büyüklüğündeki iş yerine ruhsat verdiği anlatılarak, İş yeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına ilişkin yönetmeliğinin 8'inci maddesine yer verildi.

İtfaiye raporu istenmedi, vatandaşın şikayeti dikkate alınmadı
İş yerinin ruhsatı yenilenirken faaliyet konusunun değiştirildiği vurgulanan raporda, ilgili yönetmeliğe göre, mezkur iş yerine ait evrakların (itfaiye raporu) yeniden istenip ruhsatın yenilenmesi gerektiği kaydedildi.

Ancak belediyenin bunu istemediği, vatandaşın "yangın çıkışının kapatıldığı" yönündeki şikayetinin de dikkate alınmadığı vurgulanan raporda, iş yerindeki yangın olayı sonrası işletmede bulunanların çıkamadığına vurgu yapıldı.

Raporda, iş yeri çalışma ruhsatları başlığı altında sunulan ruhsatlardan, 5 Mayıs 2007 tarihli İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatı hariç, devir yoluyla verilenler de dahil olmak üzere yangına karşı önlem için alınması gereken itfaiye raporunun alınmamasında ihmal ve eksiklik gösteren, yükümlülüklerini yerine getirmeyen ve ilgili raporu almadan iş yeri açma ruhsatına onay veren tüm yetkili kamu görevlilerinin asli kusurlu bulunduğu belirtildi.

Önceki tarihlerde verilen, 21 Ocak 2010 ve 22 Ağustos 2011 tarihli İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatına onay ve imza veren tüm yetkili kamu görevlilerinin ise tali kusurlu olduğu raporda kaydedildi.

Raporda, 7 Ocak 2011 tarihli itfaiye denetim raporu açısından itfaiye, belediye yetkilileri ve diğer idari yöneticilerin tali kusurlu olduğu belirtildi.

Sorumlu müdür yönünden kusur değerlendirmesinde ise şirketin ticari sicil kayıtlarında, bir sorumlu müdür sıfatı verilip temsil yetkisi bulunulmasıyla ilgili bilgi olmadığından sanıklardan İsmet Şen'in kusur ve sorumluluk durumunun tespit edilemediği aktarıldı.

İşletme yetkilileri teknik olarak kusurlu ve sorumlu
Raporda, yangının çıkışına neden olan işin kontrolü, sevk ve idaresinin işletmenin yetkililerinin bilgisinde olduğu, yangının söndürülememesi ve sistemlerin çalışmaması, acil çıkışların kapatılması konularının da işletmenin sorumluluğunda olduğu belirtilerek, meydana gelen hasar ve dosya konusu olaydan, işletme yetkililerinin "6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu" ve ilgili mevzuattaki işletme işveren yükümlülüklerini yerine getirmediği, teknik olarak kusurlu ve sorumlu oldukları kaydedildi.

İş yerinde kaynak işini yapan firma yetkilileri ve iş güvenliği uzmanının da asli kusurlu olduğu anlatılan raporda, olay yerinde kaynak işi dışında iş yapan diğer firma yetkililerin ise tali kusurlu olduğu aktarıldı.

Raporda, 14 Kasım 2018 ve 11 Ağustos 2020 yıllarında iş yeri açma ve çalışma ruhsatında onay ve imzası bulunan, memurlar Lalehan Taşdelen, Feridun Tayfun Erelmas, Beşiktaş Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürü Uğur Türkyılmaz, dönemin belediye başkan vekili Yasemin Saral ve Ali Rıza Yılmaz asli kusurlu bulundu.

Raporda, 21 Ocak 2010 ve 22 Ağustos 2011 tarihlerinde alınan iş yeri açma ve çalışma ruhsatında onay ve imzası bulunan Uğur Türkyılmaz, dönemin Beşiktaş belediye başkan yardımcısı ve belediye başkan vekili Ahmet Mithat Şeker, Ruhsat şefi Nilüfer Oğuz'un ise tali kusurlu olduğu belirtildi.

Raporda, İtfaiye Müdürlüğü ve çalışanlar tarafından 7 Ocak 2011'de düzenlenen itfaiye denetim raporunda, yangın yönetmeliğine göre yapılması talep edilen ilgili denetimin yapılması ve sonuçlandırılmasına yönelik gerekli özen ile hassasiyetin gösterilmediği, bunda ihmali bulunan, konuyu takip edip ilgili denetimler yapılmış şekilde sonuçlandırmayan, bu itibarla sorumluluklarını ve ilgili kamu görevini yerine getirmeyen kamu görevlilerinin de tali kusurlu bulunduğu aktarıldı.

İş yeri sahipleri Şahzade Şekergümüş, Mehmet Menduh Ceylan, Fatma Dörtgül ve iş güvenliği uzmanı Kadircan Gülhan'ın bilirkişi raporunda asli kusurlu bulunduğu aktarıldı.

Yangının yıldönümünde bir araya gelen aileler ‘olası kastla’ yargılama istemişti
Facianın yıldönümü olan 2 Nisan günü Gayrettepe'deki gece kulübünün önünde toplanan aileler, sorumluların cezalandırılması taleplerini dile getirmiş, “taksir” ile değil “olası kast” ile yargılama istemişti.

Yangında yaşamını yitiren işçilerden Şivan Dolu'nun ablası Zülfiye Dolu aileler adına yaptığı basın açıklamasında, "Bir yıldır evlatlarımızın, eşlerimizin, kardeşlerimizin, dostlarımızın acısı yüreğimizde dinmeden taşıyoruz" ifadesini kullanmıştı.

Belediye görevlilerinin de aralarında bulunduğu sanıkların "taksir" ile değil, "olası kast" ile yargılamasını istediklerini belirten Dolu, "Bugün görülmekte olan ceza dosyalarında belediye yetkilileri hakkında 'taksirle ölüme neden olma' ve 'görevi kötüye kullanma' suçlamalarıyla yargılamalar devam etmektedir. Ancak biz bu yargılamaya dair büyük bir eksiklik görüyoruz. İddianamelerde geçen suçlamalar, kamu görevlilerinin eylemlerini yalnızca 'taksir' yani dikkatsizlik ve özensizlik olarak nitelendiriyor. Oysa olay öncesinde yapılan sayısız uyarı, yazılı ve sözlü şikayetler, kamu görevlilerinin olay yerinde bulunmasına rağmen hiçbir işlem yapmamaları, ruhsatlandırma işlemleri sırasında kasti olarak yapılan hatalı işlemler, yapılan tadilatları görmelerine rağmen göz yummaları; tüm bu ihmaller zinciri, artık öngörülebilir bir sonuca rıza gösterildiğini açıkça ortaya koymaktadır" demişti.

Gerçek taşeron işveren konumundaki kişi ile verdiği talimatlarla işçilerin ölümüne sebep olan bazı sorumluların yargılanmadığını da dile getiren Dolu, isimlerini verdiği kişiler hakkında da dava açılmasını istediklerini söylemişti.

Dolu, "Tüm eğlence mekanlarında yangın güvenliği denetimleri sıklaştırılmalı, risk taşıyan işletmeler kamuoyuna açıklanmalıdır. İş sağlığı ve güvenliği eğitimleri zorunlu hale getirilmeli, taşeron firmaların sorumluluğu yasal olarak netleştirilmelidir" diye konuşmuştu.

Avukat Ahmet Ergin ise "Geçtiğimiz yıl tam bugün arkamızda gördüğünüz gece kulübünde bilinçli taksiri de aşan, olası kasta varan ihmaller ve sorumsuzlukların neticesinde 29 canımızı yitirdik. Bugün bu canlarımızı unutmadığımızı, onlar için mücadele edeceğimizi, bütün sorumluların ve göz yumanların, denetlemeyenlerin, her kimse ceza alması için elimizden gelen çabayı göstereceğimizi tekrar hatırlatmak için bir aradayız" ifadelerini kullanmıştı.

Ergin, Silivri'de yapılan duruşmaların Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'nde görülmesini talep ettiklerini de dile getirmişti.

Açıklamaların ardından hayatını kaybedenler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunan aileler, alana karanfil bırakmıştı.

Sol.Org