Kadıköy forumları düzenledikleri açık hava forumuyla Soma’daki işçi katliamına dönük neler yapılabileceğini konuştu. Mehmet Ayvalıtaş Meydanında gerçekleşen foruma çok sayıda Kadıköylünün yanı sıra İstanbul İş Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nden (İSİG) Yard. Doç. Dr. Berna Güler konuşmacı olarak katıldı. Ayrıca Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Başkanı Selçuk Kozağaçlı da Soma'dan telefon bağlantısıyla bölgedeki son gelişmeleri aktardı. Yapılan konuşmaların ardından ‘özelleştirmelere karşı kampanya’ dahil bir dizi öneri dile getirildi.
‘KAZANIN NEDENİ AŞIRI ÜRETİM’
Foruma telefonla bağlanan Kozağaçlı, katliamla ilgili soruşturmanın ağırlıkla teknisyen, denetim mühendisleri ve küçük yöneticiler üzerine yoğunlaştığına dikkat çekti. “Bu katliam aşırı üretimin körüklenmesi sebebiyle yaşanmıştır. Bu temel gerçeklik gözardı edilirse soruşturma gerçeklere ulaşamaz” diyen Kozağaçlı, dayanışmanın önemine vurgu yaptı.
‘TAŞERONLAŞMA HER YERDE’
Ardından yaşanan iş cinayetiyle ilgili Müftüoğlu sözü aldı. Bu iş cinayetlerinin aslında öngörülebilir olduğunun altını çizen Müftüoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Neoliberal politikalar sonucu taşeronlaşma şu anda her yerde. İşletmeler en az maliyetle üretim yapmaya çalışıyor. Türkiye Kömür İşletmeleri suçludur. Soma Holding de suça ortaktır. Enerji ve çalışma bakanları da katliam sorumlularındandır. Peşlerini bırakmamak gerekiyor. En ürküten şey bu olayın 10-15 gün daha konuşulup unutulması olur. Türkiye’nin politik ekonomisini yeni baştan düzenlemesi gerekiyor. Kapitalist düzen içerisinde bu konuda reform yapmak mümkün değil. Bütünlüklü bakıp değerlendirmek, konuşmak gerekiyor.”
FORUMDAN ÖNERİLER
Müftüoğlu’nun konuşmasından sonra Soma için ne yapılması gerektiğiyle ilgili önerilere geçildi. Foruma katılamayanlar dayanışmaların Twitter adreslerinden de önerileri sunma imkanı buldu. Antikapitalist mücadeleden günlük çalışma süresinin 7 saate düşürülmesi, madenlerin devletleştirilmesine kadar bir dizi öneri dile getirildi.
1- Dayanışmalar, kültür kimlik politikaları yerine artık sınıf temelli politikalara yönelmelidir.
2- Brezilya 1992’de kadınlar ayaklanınca madende çalışma koşulları değişti. Bu deneyimden yola çıkarak kadın örgütlülüğünü güçlendirmek adına bir çalışma grubu oluşturalım.
3- Bundan sonraki mücadele, neoliberal politikaların karşısında antikapitalist bir çizgide sürdürülmeli.