(3) Soma Holding AKP’nin açtığı yolda, işçi kanı üzerinde yükseldi

Soma Maden Katliamı‘nda karşımıza, AKP’nin açtığı yoldan ilerleyerek işçi kanı üzerinde yükselen bir sermaye grubunun öyküsü de çıktı. Soma Holding’in sahibi Alp Gürkan, AKP’nin enerji, maden gibi alanlarda daha fazla kar için daha güvencesiz çalışma biçimlerini dayatarak büyüttüğü sermayedarlardan sadece biri

Soma Holding, maden işine ilk kez Soma Kömür A.Ş’yi kurarak1984′te giriyor. Türkiye Kömür İşletmeleri’nin (TKİ) rödövans (kiralama) sistemine geçmesiyle büyümesi kat kat artan Soma Kömür İşletmeleri, 2005 yılında ihaleyi alırken TKİ’ye verdiği sözü tutuyor ve kömürün tonunun maliyetini 130-140 Dolar’dan 23,8 Dolar’a düşürüyor. Aradaki 110-120 Dolar’lık farkın bedeli, 13 Mayıs yüzlercesini yitirdiğimiz emekçilerin canıyla ödeniyordu.

Alp Gürkan, TKİ’nin beceremeyip kiralama ve taşeron yoluna gitmesine sebep olan Soma Holding’in ise yükselmesini sağlayan sırrı “Özel sektör çalıştırma biçimleri” olduğunu açıklıyor. Yani taşeron ve güvencesiz çalıştırma.

Şirket ilk olarak 1984 yılında İzmir ve Manisa çevresinde işlettiği madenler ile kömür madenciliğine giriş yaptı. 2005 yılına kadar ekonomik olarak çok sıkıntı çeken şirket, 2005 yılında Geventepe bölgesinde TKİ’den aldığı ilk ihale ile kara geçmeye başlıyor. 2005 yılından bugüne kadar geçen 7 yılda şirket 5 ayrı maden ihalesini kazanıyor. Toplamda 60-70 Milyar liralık ihale alan şirket, TKİ’nin taşeronu pozisyonunda.

Katliam gerçekleştiğinde mülkiyeti hala devlette (TKİ’de) olan maden, çıkarılan kömüre alım garantisi verilerek Soma Holding’e işlettiriliyor. Yani şirket aslında devletin (daha doğrusu AKP’nin) taşeronu.

Alp Gürkan ve Can Gürkan şirketteki payları hariç hiçbir sorumluluk altına girmezken, şirketin mali ve hukuki sorumlulukları diğer yöneticilere ait.

Yeni dönemin ‘makbul’ şirketi, enerjide kazan, kentsel dönüşümde harca

Soma Eynez’deki sahayı Ciner Grubu’ndan 2009 yılında devralan holding, üretim kapasitesini 5,5 milyon tona çıkardı. Şirket, Soma’daki yeni yatırımlarının da devreye girmesiyle üretimini iki katına çıkarmayı planlıyor. Kadrosunda yaklaşık 130 mühendis bulunan Soma Kömür İşletmeleri AŞ, 2011 yılı ISO 500 listesinde 231. sırada yer almıştı. Kömür işletmeciliğinden sonra inşaata da giren şirket, Maslak’ta 47 katlı ofis-rezidans projesi SpineTowers’ı inşa ediyor. Kartal’da da bir AVM-ofis projesi planlıyor. Holding, ayrıca Afyon Merzifon’daki Çeltik sahasında hem kömür çıkartıp hem de 300 megavatlık termik santral kurmayı da planlıyor.

Taner Yıldız’ın övgüsünü, Erdoğan’ın protokolünü unutalım mı?

Soma Kömür İşletmeleri’nin 9 ay önce yaptığı ocağın açılış törenine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız da katılmıştı. Burada yaptığı konuşmada şirketi ve Gürkan’ıöverek işçi güvenliğini ön planda tuttuğunu söylemişti. Katliamın ilk olduğu andan itibaren Soma Holding yetkilileri AKP ile ilişkilerini yalanlarken, Erdoğan ve şürekası da şirketin arkasında durdu. Hatta Erdoğan olayın ardından ziyaret ettiği Soma’da protokol listesine Alp Gürkan’ı da yazdırmıştı. Ancak bir sorumlu göstermek gerekince, ani bir tavır değişikliğine gidildi. Şirketin iktidar ile ilgisi yokmuş gibi davranmayı tercih eden AKP medyasının manşetlerinde, bir “hesap sorma” parodisi sergilenmeye başladı. Madende arama çalışmalarının durdurulduğu  son güne kadar şirket yetkilileri hakkında hiçbir işlem yapılmazken, 18 Mayıs’ta şirketin üstdüzey yöneticileri ve çalışanları gözaltına alındı.

Yenge AKP’den!

Soma Holding Maden İşletmeleri’nde Genel Müdür olan Ramazan Doğru’nun eşi Melike Doğru da Soma Kömür İşletmeleri’nin İdari İşler müdürüyken işten ayrılarak Manisa Büyükşehir Belediyesi AKP Meclis üyesi oluyor. Bölgeye yapılan bir kültür merkezine Melike Doğru’nun ismi veriliyor. Soma Holding’in çıkardığı kömür, belediye tarafından Soma’da seçim öncesi dağıtıldı ve üzerinde ‘satılmaz’ yazan bu kömür torbaları AKP’nin seçim çalışmalarında kullanılmak üzere Türkiye’ye dağıtıldı.

Holdingin yaptığı basın toplantısında sert ve tedirgin tavırlarıyla dikkat çeken Sema Demiral da şirketin AKP ile ortak noktalarından biri. Sema Demiral hem Soma Holding’in hem de AKP’nin PR ajansı olan Accord İletişim’in başkanı.

Bu neyin rahatlığı?

Maden katliamının üzerinden 3-4 gün geçtikten sonra basının karşısına çıkan şirket, basın toplantısında birbiriyle tutarlı olan hiçbir açıklama yapmadı. Yaşam odaları bir vardı, bir yoktu derken madenin çıkış noktalarını basına “yaşam çıkışı” diye anlattılar. Genel müdür yaşam odası yoktu derken, mühendis var derken, Alp Gürkan baklayı ağzından çıkardı: “Bu olay 3-4 ay sonra yaşansaydı bu kadar ölüm olmazdı”. Alp Gürkan’ın bunu demesini sebebi ise, madende bulunan bir yaşam odasını yeni bir yaşam odası yapmadan kapatmış olmaları.

Soma Kömür İşletmeleri’nin kendisi dahi TKİ’nin taşeronu olmasına rağmen, madende hiç taşeron olmadığını iddia eden şirketin aksine işçiler madende 10’u aşkın taşeron olduğunu söyledi.

İşçilerin güvencesiz ve ağır çalışma koşullarına itirazına asla kulak asmayan şirket, işçilerin son dönemde madenden sıcak kömür çıktığına dair uyarılarını da dikkate almadı.

Haberin duyulduğu ilk anda şirket yetkilileri kazanın nedenini trafo olarak açıklarken Taner Yıldız da çok güvendiği bu şirketin açıklamasının sonuna kadar arkasında durdu. İçeriden sağ kurtulmayı başarabilen işçilerin anlatımı ve ilerleyen saatlerde kazanın detaylarının ortaya çıkmasıüzerine yaptıkları basın toplantısında yangının nedenini kömür kızışması olarak değiştirdiler.

‘Müsaitseniz denetime geliyoruz’

En son mart ayında denetlenen maden ocağına devlet tarafından düzenli denetimler yapılıyor. Ancak işçilerin anlattıklarına göre denetimler önceden haber verilerek yapılıyordu. Denetimden önce ocağa gelen yetkililer işçilere denetim olacağını söyleyip etrafı temizlettiriyorlardı. Derine inilmeden ve şirketin gösterdiği galerilerde yapılan denetimler sonucunda şirkete birinci sınıf işletmesiniz bile denmişti. 24 saat kesintisiz üretim için yeraltında yapılan vardiya değişimleri, yemek arasının olmaması, yasal mevzuatta olmasa dahi yaşam odalarının olmaması denetçilerin gözlerine çarpmamıştı.