DİSK/Birleşik Metal-İş Sendikası, "Çalışma ve Toplum Değerlendirme" toplantılarının üçüncüsü gerçekleştirdi

DİSK/Birleşik Metal-İş Sendikası tarafından Çalışma ve Toplum Değerlendirme Toplantılarının üçüncüsü gerçekleştirdi.

Birleşik Metal-İş Sendikası'nın Sapanca'daki tesislerinde yapılan toplantıda "Çalışma yaşamında iş kazaları, işçi sağlığı ve iş güvenliği" tartışıldı. Toplantıya HDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, DERİTEKS Sendikası Genel Başkanı Musa Servi, iş müfettişleri ve sendikacılar katıldı.

Toplantının açılış konuşmasını Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu yaptı. Önceden planlanan toplantının Soma katliamının sonrasına denk gelmesinin toplantıyı daha da önemli kıldığını ifade eden Serdaroğlu, "Yerin yedi kat altında adeta bir zindanda düşük ücretler, güvencesiz, taşeron ve en ağır şartlarda kazma sallayan Somalı kardeşlerimiz bizi yasa boğdu. Vicdanı olan insanların yüreğini dağladı. Bu kadar acı ölümün yaşandığı bu günlerde yaptığımız bu toplantı her zamankinden çok daha fazla öneme sahip hale geldi" dedi.

'10 YILDA 14 BİNİN ÜZERİNDE İŞÇİ ÖLDÜ'
Son 10 yılda 14 binin üzerinde işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini belirten Serdaroğlu, iş cinayetlerinde sermaye ve hükümetin sorumlu olduğunu söyledi. Türkiye'de son yıllarda taşeron işçi sayısının 700 binden 1 milyon 600 bine çıktığını hatırlatan Serdaroğlu, bu rakamların resmi rakamlar olduğunu kaydetti. Taşeron işçiliğinin meşru hale getirilmeye çalışıldığını ifade eden Serdaroğlu, en temel hakkın kağıt üzerinde kaldığını söyledi.

Türkiye'de adeta işçi kıyımı yaşandığını ifade eden Serdaroğlu, "Emek meslek odaları ile basından derlenen rakamlara göre geçtiğimiz 2013 yılında en az 1235 işçi , 2014’ün ilk 5 ayında Soma’da iş cinayetinde katledilen 301 işçi kardeşimiz ile birlikte 849 ismi, yaşı, ailesi, geçmişi, umutları olan ve geleceği elinden çalınan işçi hayatını kaybetti. İnsanlarımız kimliksiz karıncalar gibi işçi bedeni ve alın terinden beslenen kapitalizmin çarkında birer istatistik malzemesine dönüştü" dedi.

'TAŞERON SİSTEMİ YASALARIN KÖR NOKTASI HALİNE GELDİ'
Taşeron sisteminin adeta yasaların kör noktası halene geldiğini vurgulayan Serdaroğlu, "Haziran 2012'den bu yana İş Sağlığı ve Güvenliği adı altında yeni bir yasamız var. Ülkemizde İş Sağlığı ve Güvenliği sistemi işlemez hale gelmiş, dolayısıyla çökmüş bir yapıdır. 6331 sayılı yeni İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası yukarıda tespit edilmiş temel sorunları ortadan kaldıran, yeni bir sistem önerisi getiren bir düzenleme ortaya çıkartmamaktadır. Ardı arkası kesilmeyen kazalar bu çökmüş sistemin sonucudur. Bir yandan ISİG yapılanması piyasaya açılmış, diğer yandan örgütlenmeleri anti-demokratik olarak engellenen sendikaların eli kolu bağlanmış, meslek oda ve birlikleri piyasanın aktörleri haline getirilmiştir. 6331 Sayılı yasa incelendiğinde şekli bir bütünlüğün sağlanmaya çalışıldığı görülmektedir" şeklinde konuştu.

Türkiye’de mevcut işçi sağlığı iş güvenliği düzenlemeleri yalnızca sigortasız çalışanları değil sigortalı çalışanları da dışladığını belirten Serdaroğlu, "Güvenlik ağının olmadığı, kendi adına çalışanların, ev hizmetlerinde çalışanların yok sayıldığı kapsam dışı kaldığı bir sosyal güvenlik sistemi vardır. İş denetiminde niceliksel yetersizliklerin olması bugün Türkiye genelinde 333’ü sosyal 264’ü teknik olmak üzere toplam 597 İş müfettişinin oluşu, örneğin kaba bir hesapla bir iş müfettişinin 1 ayda 10 işyerini denetleyebileceği varsayımıyla SGK’ya kayıtlı bir milyon 438 bin 623 işyeri bulunduğunu dikkate alırsak, mevcut iş müfettişleri sayısı ile herhangi bir işyerinin ancak 86 senede bir denetim göreceği ortaya çıkmaktadır" diye belirtti.

6331 SAYILI YASA İŞ CİNAYETLERİNE YÖNELİK ÇIKARILDI
Ardından Avukat Murat Özveri, "İşçi sağlığı ve iş güvenliği ve yasal düzenlemeler" üzerine konuştu. 6331 sayılı işçi sağlığı ve iş güvenliği yasanın iş cinayetlerine yönelik çıkarıldığını söyleyen Özveri, ancak iş cinayetlerinin önlenemediğini söyledi. 80 yıllık rutini aşmayı hedeflediklerini ifade eden Özveri, "İşverenin sanık olarak yargılandığı bir pratiğe denk gelmedik. İş cinayetlerini görünür kılmayı hedefledik" dedi. İş cinayetinde ölen kişinin yüzde 30 kusurlu olarak göründüğünü söyleyen Özveri, "Toprak altında kalan işçiyi kendi işçi arkadaşı çıkarmamalıdır" diye belirtti.

ÇSGB YETERİ KADAR MÜFETTİŞ YOK
Av. Özveri, 6331 sayılı yasanın Avrupa hukukuna uygun olduğunu ancak uygulamada Avrupa hukukuna uyulmadığını söyledi. “Bir işyerinde dışsal ve içsel denetimin yapılması gerekir” diyen Özveri, dışsal denetimi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na bağlı iş müfettişleri tarafından yapılması gerektiğini söyledi. Özveri, Bakanlık'ta yeteri kadar müfettiş olmadığını kaydetti.

Toplantının moderatörlüğünü yapan İş Müfettişi Şeref Özcan, iş cinayetlerinin yüzde 80-85'inin davranıştan dolayı olduğu yönünde yanlış bir anlayışın olduğuna dikkat çekti. İş kazası tanımının sigortadaki ile 6331 sayılı yasadaki tanımlarının farklı olduğunu ifade eden Özcan, bu nedenle uygulamalarda da farklılıklar olduğunu söyledi.

'6331 SAYILI YASA DEVLETİN SORUMLULUĞUNU ORTADAN KALDIRIYOR'
Toplantı konuşmaların ardından forum şeklinde devam etti. Yapılan konuşmalarda, 6331 sayılı yasanın sorumluluğu işverene yüklerken, devletin sorumluluğunu ortadan kaldırdığı söylendi. Sendikaların iş cinayetine karşı sorumluluk alması gerektiği ifade edilen konuşmalarda, "İşçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini sendikalarda alabilir" denildi.

'TOPLU SÖZLEŞMELERE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ GİRMELİ'
İşçi sendikalarının toplu sözleşme döneminde olduğu hatırlatılan forumda, sözleşmelere işçi sağlığı ve iş güvenliğinin yedirilmesi gerektiği belirtildi. Birleşik Metal-İş Sendikası'nın işçi sağlığı ve iş güvenliği komisyonlarının olduğunu ancak işletilemediğini hatırlatan konuşmacılar, bunun işletilmesini ve diğer sendikalarda da komisyon kurulması gerektiğini söyledi.

Konuşmacılar, "Belki Soma'ya önce gitseydik, Soma'da madenci katliamı olacağını görebilirdik" diyerek, emek örgütlerinin ve sendikaların ihmaline dikkat çekti.

Forumda söz alan HDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, 6331 sayılı İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Yasası'nın Avrupa Birliği müktesebatı çerçevesinde çıkarıldığını hatırlatarak, bu yasa ile iş cinayetlerini önlemenin mümkün olmadığını söyledi. Tüzel, işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerini işverinin alması gerektiğini kaydetti. DERİTEKS Sendikası Genel Başkanı Musa Servi ise "işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda mücadele edersek kazanırız" dedi.