Son 10 gün içinde 4 işçinin hayatını kaybettiği Şırnak’taki kömür ocaklarında resmi olamayan rakamlara göre bu güne kadar 182 işçi hayatını kaybetti. Kentte 90’lı yıllarda zorla köylerinden göç ettirilen binlerce insan, hiçbir güvenlik önleminin olmadığı madenlerde kölelik koşullarında, her gün ölüm tehlikesiyle burun buruna çalışıyor.
Soma’daki maden katliamından kısa bir süre sonra önce 1 maden işçisinin göçük nedeniyle yaşamını yitirdiği Şırnak’ta geçtiğimiz günlerde de 3 işçi gazdan zehirlenerek öldü. Ardarda yaşananlar gözleri Şırnak’taki madenlere çevirdi. İşçilerin baretleri dahi olmadan çalıştırıldığı Şırnak’taki kömür ocakları, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın 301 işçinin yaşamını yitirdiği Soma’daki maden katliamını meşrulaştırmaya çalışırken örnek gösterdiği 1880’lü yıllardaki koşullardan hiç de farklı değil. Şırnak’ta madenlerde insanlık dışı koşullarda çalışanların büyük çoğunluğu 90’lı köyleri devlet tarafından boşaltılanlar. Birçoğunun hikayesinde, yakılıp, yıkılan köyler, zorla korucu yapılmak istenmeleri ve zorunlu göç var. Köylerini terk ederek, kent merkezinde yaşama tutunmaya çalışan bu insanların çoğu, ölüm tehlikesine rağmen ilkel ve çok ağır koşullarda kömür ocaklarında çalışarak geçimini sağlamaya çalıştı. Madenlerde çalışanlar arasında kuşaklar boyu koçerlik yapmış ancak yayla yasakları ve hükümetlerin hayvancılığı bitiren politikaları nedeniyle yüzünü madenlere dönenler de var.
HABUR KAPANINCA MADENLER DOLDU
Köylerinden zorunlu olarak göç edenlerin yanı sıra Şırnak başta olmak üzere Mardin, Urfa ve Antep’e kadar uzanan geniş bir coğrafyanın ekonomisine hayat veren Habur Sınır Kapısı’ndan yapılan ticarete sınırlama getirilmesiyle birlikte ocaklarda çalışan işçilerin sayısı iki katına çıktı. Ticaretin sınırlanmasından önce günlük ihtiyaçlarının çoğunu sınır ticaretiyle karşılayan bölge halkının yurtdışından getirdiği motorin, çay, şeker ve muhtelif gıda ürünlerine sınırlamanın ardından Gümrük Muhafaza Memurları tarafından el konularak, yurttaşlar ağır para cezalarına çarptırılmaya başlandı. Bu geçim kapısının da kapanmasıyla binlerce kişi ‘ölüm kuyuları’na mahkum oldu.
BU GÜNE KADAR 182 KİŞİ ÖLDÜ
Her geçen gün çalışan işçi sayısının arttığı ocaklardan çıkarılan tonlarca kömür patronlar için önemli rant kapısı olurken, işçiler tüm sosyal haklardan yoksun, ilkel şartlarda çalışmak zorunda kaldı. Edinilen bilgilere göre, bu güne dek Şırnak’taki kömür ocaklarında resmi olmayan rakamlara göre 182 işçi göçükler ya da zehirlenmeler nedeniyle yaşamını yitirdi. Bölge halkı tarafından ‘ölüm kuyusu’ olarak adlandırılan ocaklarda çalışan işçi sayısının 3 bin 500’ü bulduğu belirtiliyor.
‘MADENLERDE DENETİM YOK’
3 İŞÇİNİN öldüğü son kömür ocağı faciasında olay yerine ilk giden grubun içinde bulunan Şırnak Belediyesi Eş Başkanı Serhat Kadırhan, ocakların özelleştirmesinin bir rant süreci olduğunu belirterek, “Ne denetimde yükümlüğü olan İl Özel İdaresi, ne de ihale verilen şirket yükümlülüklerini yerine getiriyor. Denetim yapılmıyor” dedi. Kadırhan, son olayda AFAD’ın da hem ekipman hem de eğitim olarak kurtarma görevini yerine getiremediğini dile getirdi.
KÖLELİK KOŞULLARINDA 3500 İŞÇİ
ŞIRNAK’ın Cudi Dağı eteklerinde bulunan yüzlerce kömür ocağında çoğu kaçak 3 bin 500 maden işçisi çalışıyor. 9 saat çalışan işçiler 30 ile 50 lira arasında yövmiye alıyor. Sosyal hiçbir haktan yararlanamıyorlar ve ölümle burun buruna çalışıyorlar. İşçiler “Mecburuz; ya çalışacağız, ya aç kalacağız” diyor. 3 Haziran’da yaşanan göçükte İbrahim Sağnak isimli işçinin öldüğü madenlerde, 11 Haziran’da da gaz sıkışması nedeniyle Selahattin Uçar, Ahmet Baysal ve Emin Baysal isimli işçiler zehirlenerek öldü. (Şırnak/DİHA)