
19. Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi bugün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı öncülüğünde İstanbul’da başlıyor. Kongre kapsamında gerçekleştirilecek Uluslararası Film ve Multimedya Festivali’ne, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı da katılacak. İş cinayetlerinde sicili en bozuk ülke ise dünya ve Avrupa şampiyonluğunu elinde bulunduran Türkiye’dir. Meslek Hastalıkları, İş Kazaları Araştırma ve Önleme Vakfı’na (MESKA) göre, Türkiye’de her yıl bin 200 ila bin 500 arasında çalışan iş cinayetlerinde hayatını kaybediyor. Buna karşın, Türkiye en az meslek hastalığı görülen ülkelerden biri. İstatistikler yılda 540-550 arası meslek hastalığı vakası kaydediyor. Ancak bu azlığın sebebi kayıtdışılık.
Kayıtdışı çalışanların dahil edilmediği bu rakamlar kazaların boyutunu ortaya koymaktadır. Yine ILO’nun açıkladığı raporlara göre, 2009 yılında gerçekleşen 64 binden fazla iş kazasında bin 171 kişi hayatını kaybetti. 2000-2009 yılları arasında 784 bin iş kazasında 10 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği kayıt altına alındı. Bu sonuçlara göre Türkiye iş güvenliğinde dünyada 80. sırada yer alıyor. İş cinayetlerinde en savunmasız kişiler ise başta çocuk işçiler olmak üzere sırasıyla kadınlar ve çalışmak zorunda kalan emekliler. Çoğunluğu kayıtdışı çalıştırılan (inşaat, mevsimlik tarım işleri, tekstil gibi sektörler) Kürt işçilerinin ölüm listelerine ulaşmak ise neredeyse imkansız.
Madenler ölüm tüneli
Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) “kurum zarar ediyor” gerekçesiyle “performansa dayalı ücret sistemi”ne geçiş yapmak isterken, kurumunda yaşanan cinayetleri ise görmezlikten geliyor. Maden Mühendisleri Odası’nın (MMO), geçtiğimiz mart ayında yayınladığı “Madencilik Sektörü ve Politikaları Raporu” da içler acısı tabloyu göstermektedir. Maden kazaları incelendiğinde olayın; teknik, sosyal, ekonomik, eğitim, planlama ve denetim sorunları gibi pek çok nedeninin olduğunu işaret eden raporda, “Sektörde iş kazaları son yıllarda belirgin olarak artmaktadır. Odamız kayıtlarına göre, 2008 yılında 48 maden çalışanı iş kazası sonucu yaşamını yitirmişken, 2009 yılında bu sayı 92’ye, 2010 yılında 105’e yükselmiştir. 2011 yılının ilk üç ayında 24 maden çalışanı yaşamını yitirmiştir” denildi.
Bu ülkede ‘kaderdir’
Toplu madenci ölümlerine ilişkin Başbakan Tayyip Erdoğan, “Kaderdir” açıklamasını yaparken açıklanan bilirkişi raporları bilinçli cinayete işaret ediyordu. 17 Mayıs 2010 tarihinde TTK Karadon Müessese Müdürlüğü’ne ait Karadon Yeni Servis Kuyusu’nda meydana gelen ve 30 madencinin ölümüne neden olan grizu faciasının, 12 dakika öncesinden görüldüğü ancak çalışmaların durdurulmadığı ortaya çıktı. Bilirkişi raporuna göre, taşeron firma Yapı-Tek’in yetkilileri ile birlikte Karadon Müessese Müdürü İsmail Güner de ölümlerden sorumlu.
1 ayda 46 cinayet
Sadece 2011 yılının Şubat ayında kamuoyunun tanık olduğu ve tüm Türkiye’nin yakından izlediği üç cinayette 33 işçi yaşamını yitirdi. 3 Şubat’ta OSTİM’de yaşanan patlamada 20, 10 Şubat’ta Gurgum’a (Maraş) bağlı Avşîn’de (Afşin) Ciner Grubu’na ait termik santralde meydana gelen göçükte 10 kişi (9’unun cenazesine halen ulaşılmamış) öldü ve 16 Şubat’ta Êlîh (Batman) TPAO’da 3 işçi yaşamını yitirdi. Bu üç cinayet ile ilgili henüz tamamlanmış bir yasal süreç yoktur. Gazetemizin kayıtlarına göre bu ay içerisinde çeşitli yerlerde olmak üzere toplam 46 işçi kazalarda yaşamını yitirdi.
Marmara liste başı
Türkiye’de en çok iş kazası sanayinin merkezi olan İstanbul’da ve hemen her sektörde meydana gelmektedir. Balıkesir, Zonguldak ve Manisa gibi illerde maden kazaları gözlenirken; Antalya’da konaklama; Mersin, Adana ve Aydın’da tarım; Ankara, Samsun, Dîlok (Antep), Erzerom (Erzurum), Konya, Karaman, Eskişehir, Meletî (Malatya) ve Kayseri’de organize sanayi; Yozgat’ta demiryolu; Kocaeli’nde kimya/lastik; Bursa’da metal; Yalova’da tekstil; Giresun ve Sêrt’te (Siirt) hidroelektrik santral kazaları öne çıkmaktadır. Mevsimlik tarım, belediye, yol ve inşaat sektöründeki kazalara ise hemen hemen her bölgede rastlanmaktadır.
Kâr uğruna insan feda ediliyor!
İş cinayetleri ve meslek hastalıklarının temelinde liberal ekonominin kâr hırsı olduğuna dikkat çeken Ankara Üniversitesi Çalışma Ekonomisi Bölümü Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Metin Özuğurlu, yapılacak olan 19. İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi’nin ikiyüzlü politikalarını hatırlattı. Özuğurlu, kongreye ilişkin şunları kaydetti: “Türkiye iş sağlığı ve iş güvenliği konusunda şu an uzak Asya ülkeleriyle yarıştığı bir yerde. Vietnam, Çin vb. ülkelerde güvencesiz bir ortam çalışma yaşamına hakimdir. Türkiye’de Avrupa’nın ucuz işgücü cenneti olmaya aday oldu. İş kazalarında ve meslek hastalığında inanılmaz bir mesafe katlettiler. Denetim sistemi tamamen ortadan kaldırıldı. Şimdi bu uluslararası toplantılar, konferanslar vb. şeyler hepsi bir kılıf uydurmadır. Tam anlamıyla kozmetik önlemler peşindeler. Bakanlık ve tüm çalışanları da bunu biliyorlar. Ekonomi dinamizmi diye bir şey var ve ona feda edilecek canlar var. Faydacı ve kâra dayalı liberal hizmet anlayışı bugünkü iktidar tarafından hayata geçiriliyor. Sermaye sahiplerine, Avrupa ülkelerine gözü kapalı mesaj veriyorlar ve karşılığında yaşam tarzımıza karışmayın diyorlar. Açıkçası ortada bir denge siyaseti izliyorlar.”
‘İşveren bilerek ölüme gönderdi’
30 Mayıs 2011 tarihinde Kürt coğrafyasından Ankara Polatlı’ya çalışmaya gelen mevsimlik işçilerin dereye uçması sonucu üç kişi yaşamını yitirmişti. O felaketin tanıklarından Mazlum Erol, işverenin acımasızca insanları nasıl ölüme gönderdiğini anlattı. Erol, o güne dair şunları aktardı: “Biz o gün 15 kilometre uzakta bir yerdeydik. Haber geldi işçiler arabayla birlikte suya uçtular diye. Biz gittiğimizde araba yoktu. Olay yerini görseniz inanamayacaksınız; 20 santimlik bir demir parçasının üzerinden geçirilmeye zorlanmış arkadaşlar. Biz olay yerine vardığımızda jandarma vardı ama hiçbir arama kurtarma yoktu. Kimsenin kılı kıpırdamıyordu. Sonra devreye Riha (Urfa) Milletvekili İbrahim Binici girdi. Milletvekilinin devreye girmesiyle müdahaleye başladılar. Ama iş işten geçmişti artık. Bir grup demir parçasının üzerinden geçmiş ama 4’ü suya düşmüş. Üçü yaşamını yitirdi. Ambulans bile çok geç geldi. Tüm bunlar iki litre mazot fazla gitmesin diye yapılıyor. İşveren 5 km. yol için ‘ben sizi o kadar yola götüremem’ demiş ve tüm işçileri 20 santimlik bir borunun üzerinden karşıya geçmeye zorlamış. Bütün mesele bu.”
Kandan para kazananlar
İş cinayetlerini bahane ederek kasalarını doldurmak isteyen şirketler, bugün 19. Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi ve Fuarı’nda buluşuyor. Haliç Kongre Merkezi’nde başlayacak olan fuarda, 30 konuk bakan, 100’ü aşkın ülkeden çok sayıda uzman, sivil toplum ve özel sektör temsilcisi buluşacak. 5 gün sürecek fuarda, iş güvenliği malzemeleri, iş elbiseleri, yol ve trafik güvenliği, kişisel koruyucular, yangın güvenliği, ölçümleme teknolojileri ve dedektörleri, yükleme-boşaltma-kaldırma-stoklama ekipmanları, çevresel hijyen ve sınai temizlik malzemeleri üreten ve pazarlayan ulusal ve uluslararası firmalar yer alacak.