Mecidiyeköy’de inşaatı süren Torun Center’da işçi ve yük taşıyan bir asansörün düşmesi sonucu 10 işçi yaşamını yitirdi. Düşen asansörün emniyet sistemi vardı ancak her nedense devreye girmedi. Bu noktada sormamız gereken soru şu: Bir asansörün çelik halatları neden kopar? Halatı kopan ve düşüşe geçen bir asansörün fren sistemi neden çalışmaz?
Kapitalizm adı üstünde paracı düzen. Bu düzenin egemenleri paradan başka bir şey bilmez, başka bir değer tanımaz. Emin olun Torun Holding’in yöneticileri o asansörün düşme ihtimalini biliyordur, asansörün onarım maliyetini hesap etmişlerdir ve insanların ölüm riskini göze alıp onarım maliyetinden kaçınmışlardır. İşçilerin hayatının bu kadar ucuz olduğu bir ülkede işçilerin güvenliği için para harcamamayı tercih etmişlerdir. Sözün özü, para için insana kıymışlardır. ‘İş kazası değil iş cinayeti’ dememiz bu yüzdendir.
Aynı Gerçeğin Farklı Yüzleri
Çağrı merkezlerinde çalışanlar olarak bizler uzun süre oturmaya bağlı bel - omur sorunları yaşıyoruz. Bizlerin bu sorunları yaşamamamız için belli periyotlarda kısa yürüyüşler yapmamız gerekiyor. Çözüm basit ancak bu basit çözüm işveren için bir maliyet oluşturuyor. Ülke genelinde birkaç istisna dışında hiçbir çağrı merkezi bu maliyete katlanmıyor ve bizler ciddi sağlık sorunlarıyla boğuşmak zorunda kalıyoruz.
Konuya dair somut bir örnek verelim. Türkiye’nin en büyük çağrı merkezlerinden birinde eklem hastası, engelli bir üyemiz çalışıyor. Arkadaşımıza sağlıklı insanlar kadar (30 dakika) mola hakkı tanıyorlar ancak arkadaşımız hareket etmekte güçlük çektiği için bu süre en temel ihtiyaçlarını gidermesine bile yetmiyor. Bütün bunlara rağmen arkadaşımız ailesini geçindirmek için çalışmaya devam ediyor. Torun Center’da çalışan işçiler sağlamlığından şüphe ettikleri bir asansöre binmek zorunda idi bizim arkadaşımız da sağlığından olmak pahasına çalışmak zorunda.
Eve Ekmek Götürmenin Bedeli
2008 yılında Gisan firması kurtarma filikalarını test etmek için filikaya kum torbaları yerine işçileri koydu, filika battı, 3 işçi yaşamını yitirdi. 2012 yılında Marmara Park AVM inşaatında işçilerin kaldığı çadır yandı, 11 işçi yaşamını yitirdi. İşçiler çadırda değil de prefabrik konutlarda kalsalar ölmeyeceklerdi. Ve daha geçenlerde Soma Holding’in madenlerinde 301 işçi (resmi rakamlara göre) göz göre göre öldü. Bunlar yaşananların cinayet olduğunu apaçık ortaya serdiği için ilk anda akla gelen örnekler. Bu örnekler gibi yüzlercesi var. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİG) raporlarına göre 2014’ün ilk sekiz ayında 1.270 işçi iş cinayetleri sonucu yaşamını yitirdi.
Hayatta Kalmak İçin Tek Çözüm Örgütlenmektir
İlk paragrafta sorduğumuz soruya geri dönelim. Bir asansör neden düşer? 21. yüzyılda bir asansör ancak ve ancak içinde değer verilmeyen bir şey taşıdığı için düşer. Torun Center'daki asansör Türkiye’de işçiye değer verilmediği için düştü.
Ölenlere üzülmenin, kalanlar için yardım toplamanın yetmediği bir noktadayız. Soma'da yaşamını yitiren madencilerin hesabını soramazsak çağrı merkezlerinde işitme kaybı yaşamaya mahkum oluruz. Filikayı test etmek için kum torbası yerine filikaya bindirilen işçilerin hesabını soramazsak göstermelik yangın tatbikatları ile yangın riski altında çalışmaya devam ederiz. Torun Center’da düşen asansörün hesabını soramazsak, PTT’lerde dağıtımda çalışan kadın çalışanlara kendi ağırlığınca mektup yüklenmesine karşı duramayız.
İş yerindeki sakatlanmaları ve ölümleri durdurmanın tek yolu örgütlenmektir. İşçiler olarak örgütlü olmalıyız. Gerektiğinde üretimi durdurabilmeli, sokağa çıkabilmeliyiz. Bu güce erişirsek canımıza kast etmeye cesaret edemezler. Bu yazıyı okuyanlara çağrımızdır: e-devlet üzerinde kendi iş kolunuza giren emekten yana sendikaya üye olun, sendikada örgütlenin. Çevrenizdeki çalışanları da üye olmaya, örgütlenmeye çağırın.
Katliamda ölen işçilerin ailelerine sabır ve başsağlığı diliyoruz.