Mecidiyeköy'de rezidans inşaatında meydana gelen ve 10 işçinin yaşamını yitirdiği iş cinayeti, denetimsizlik ve işçi sağlığı hiçe sayılarak yürütülen çalışmalar sektörlerdeki riskleri bir kez daha gündeme getirdi. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği tarafından açıklanan iş cinayetleri raporu verilerine göre, en riskli iş kolları ise madenler, tarım ve inşaat işkolu.
2014 yılının ilk altı ayında meydana gelen 122 ölümle çalışma alanının en riskli alanlarından birisi tarım sektörü olarak öne çıkıyor. 2010 yılında 269 işçinin yaşamını yitirdiği tarım iş kolunda 2011'de 209, 2012 yılında 117, 2013'te 292 işçi yaşamını yitirirken, 2014'ün ilk altı ayında ise 122 tarım işçisi yaşamını yitirdi. İşçilerin çoğunun ölüm nedeni, yollardaki katliam gibi kazalar.
Sıfır güvence
4 milyon 800 bin işçinin kayıt dışı çalıştırıldığı tarım iş koluna dair yapılan araştırmalarda en güvencesiz ve risklerle karşı karşıya olan kesimin ise mevsimlik tarım işçileri olduğu görülüyor. Tarım iş kolunda çalışan işçilerin büyük kısmını kadınlar oluştururken, iş yükünün yarısını üstlenen kadın işçilerin durumu çavuş adı verilen aracıların ve özel sektörün insafına terk ediliyor. Ortalama 3 ila 5 saat ev işleriyle de uğraşmak zorunda kalan kadınların günlük çalışma süresi 17 saati buluyor. Mevsimlik işçiler, elektrik, temiz su, tuvalet ve kanalizasyon sistemleri olmaksızın yaşamlarını sürdürmeye çalışırken, bundan en çok etkilenenler ise kadın ve çocuklar.
Tarım politikası değişmeli
Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu (ÇİFTÇİ-SEN) kurucu Başkanı Abdullah Aysu, üretim girdileri olan tohum, mazot, ilaç, gübre, su ve elektriğin fiyatının her yıl yükseldiğini, insan emeğinin ürünü olan ürünlerin fiyatlarının ise değişmediğini söyleyerek, “Bunun sonucunda aileleri toprak geçindiremiyor ve kente göç ediyor. Köyde kalanlar ise mevsimi geldiğinde hasat etmek zorunda kaldıkları ürünlerini toplayabilmek için çalışana ihtiyaç duyuyor. Bu ihtiyaç mevsimlik işçiyi zorunlu hale getiriyor” dedi.
Barış sağlansa...
“Barış sağlanmış olsa, Kürdistan'daki köylüler kendi topraklarında geçimlerini sağlarlar” diyen Aysu, “Yönetenler ve yetkililer önlenebilir kazaları önlemeyerek görev kusuru işlemektedirler. Mevsimlik işçilerin çalışma alanlarına ulaşımı güvenlikli sağlanabilir. Sağlamıyorlar. Çalıştıkları alanlarda sağlıklarını koruyacak ve tedavi edecek şekilde kurumları organize edebilirler. Etmiyorlar. İnsanlar, insana yaraşır ortamlarda barındırılabilirler. Bu konuda çaba göstermiyorlar. Bunlar esas itibarıyla kaza olmuyor; görev kusuru oluyor. Bu konuda ‘suç işleniyor’ denilebilir” ifadelerini kullandı.