Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in Bursa’da yaptığı bir konuşmada bir yandan Türkiye’nin işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda AB normlarına ve 2014 vizyonuna uygun, modern bir yasaya sahip olduğunu söylerken, diğer yandan Türkiye’deki 680 bin tehlikeli işyeri bulunduğunu, bunların da 470 bininde iş güvenliği uzmanı olmadığını açıklaması TBMM gündemine taşındı.
CHP İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi, sadece 2014 yılının ilk 10 ayında 1600 işçinin öldüğünü hatırlatarak Çelik’in yanıtlaması istemiyle bir soru önergesi verdi. Önergede şu sorular soruldu:
Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği uzmanı sayısı kaçtır? Türkiye’de kaç tane İSG uzmanına ihtiyaç vardır?
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Faruk Çelik’in Bursa toplantısında yaptığı açıklamada 470 bin iş yerinde uzman olmadığını söylemiştir. Bu iş yerleri hangileridir? Bu iş yerlerinde bu güne kadar herhangi bir iş kazası olmuş mudur? Uzman bulundurmayan işletmeler hakkında şimdiye kadar başlatılmış yasal bir işlem var mıdır?
İSG uzmanı bulundurmayan işletmeler hakkında hangi önlemleri almayı düşünüyorsunuz?
Sayın Çelik açıklamasında İSG yasının AB normlarına uygun olduğunu söylemiştir. AB normlarına uygun görülen yasa neden İLO sözleşmelerine uygun değildir?
ILO’nun maden ocaklarında iş sağlığı ve güvenliğini düzenleyen 176, inşaat iş koluyla ilgili 167 ve İş Sağlığı ve Güvenliğini Geliştirme Çerçeve Sözleşmesiyle ilgili 187 sayılı sözleşmelerini imzalamayı düşünüyor musunuz?
İSG yasanının ”2014 vizyonuna” uygun olması ne anlama gelmektedir? 2014 vizyonu yüzlerce işçinin iş cinayetlerine kurban gittiği vizyon mudur? Bu vizyon içinde artan işçi ölümlerini nasıl açıklıyorsunuz?
Sayın Çelik, İSG yasasının AB normlarına uygun, modern bir yasa olduğunu dile getirmiştir, modernlik ölçütü nedir? Sadece 2014 yılın ilk 10 ayında 1600 işçinin yaşamını yitirmesi bu modernlikle nasıl ilişkilendirilebilir?
Her geçen gün artan ve önlenemeyen iş kazaları ve işçi ölümleri ülkemizdeki iş güvenliği sisteminin doğru işlemediği gerçeğini göstermektedir. Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği konseyi çatısı altında, özerk ve demokratik bir işleyişe sahip, işçi ve işveren ve ilgili meslek odalarının yer aldığı yeni bir yapının oluşturulmasını düşünüyor musunuz?