Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde Çakır Madencilik'e ait kömür ocağında gerçekleşen iş cinayeti, patronların madenlerdeki kanlı düzeni aynı şekilde sürdürdüğünü gösterdi. Sermaye devleti ise Soma ve Ermenek’te yaşanan katliamların ardından göstermelik adımlar atsa da madenlerdeki cinayetlerin önüne geçilemiyor.
Soma’da yüzyılın en büyük işçi katliamlarından biri gerçekleşmesine rağmen sermaye ve ona hizmet eden devlet, kar hırsından vazgeçmiyor. Madenlerdeki son iş cinayeti Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde yaşandı. Maden patronu, 6 ayda bir değişmesi gereken halatı 4 yıldır değiştirmedi. Ermenek’teki ocakta olduğu gibi madenleri ‘denetleyen’ devlet, Çakır Madencilik’e ait madendeki çalışma koşullarına göz yumdu.
Ağabey: Şikayetçi olacağız
Kömür vagonlarının yukarı çıkarıldığı ocakta halatın kopması sonucunda ölen 43 yaşındaki Ahmet Arslan dün toprağa verildi. Arslan’ın iş arkadaşlarının anlatımları ise madende ‘geliyorum’ diyen cinayeti gösterdi. Kardeşini kaybeden Yılmaz Arslan, olayı duyduktan sonra kardeşinin çalıştığı maden ocağına girdiğini söyledi. Arslan, şu açıklamayı yaptı: "Kardeşim iş kazasından sonra dışarı çıkarılmıştı ve battaniye üstünde örtülüydü. Jandarmayı bekledik, 2 saat sonra geldi. Kaza, son vardiyada çıkarken halat kopması sebebiyle, kardeşim de arkadaymış. Arkada kalınca vagonlar eziyor onu. Kardeşim yirmi yıldır orada çalışıyordu. İş arkadaşlarından duyduğum kadarıyla ocak, üretim olarak değil de tahkimat olarak çalışıyormuş. Halatın bozuk olmasından dolayı ihmal var. Normalde altı ayda bir halatın değişmesi gerekiyormuş ama dört yıldır aynı çelik halat üstündeymiş. Şikâyetimiz olacak, yasal olarak başvurularımızı yapacağız."
Daha önce de halat kopmuş!
İşçilerden Yüksel Rusçuk ise mesai saatinin bitiminde yukarı çıktıkları sırada halatın koptuğu bilgisini vererek "İhmal var. Halatın değiştirilmediği ortada zaten, halat değiştirilmedi. Daha önce de böyle bir kaza olmuştu ama ondan sonra da yine halat değiştirilmedi. Altı ayda bir değişmesi gerektiği halde halat değişmedi."
“İş güvenliği diye bir şey yok”
Ön vagonlarda bulunan Yılmaz Küçükköse de maden ocağında iki yıl önce de halat kopması sonucu bir “kaza” yaşandığını kaydetti. Halatların daha önce yaşanan “kazaların” ardından değiştirildiğini belirten Küçükköse, ocaktaki koşullara ilişkin şunları söyledi:
"O dönemden beri halat hiç değişmedi, halat zaten eski çürük bir halattı. İş güvenliği açısından büyük bir ihmal var. Maden, üretim yapmıyor gibi gözüküyormuş ama üretim yapılıyordu. Kömür çıkıyor faaliyette. Kaza sırasında beraberdik. Ben halatın ön tarafındaydım. Toplam beş kişiydik ve sırasıyla arka arkaya duruyorduk. Halat kopunca ben en önde olduğum için bana bir şey olmadı. Diğer üç arkadaştan sıyırdı ama sondaki rahmetli olan arkadaşımızı vagonlar üzerinden çiğnedi. Ocağın kaçak olduğu gibi bir durum var. Onu araştırırlar herhalde. Çalıştığımız madende iş güvenliği diye bir şey yoktu. Hiçbir şey yoktu. En ufak bir ecza dolabı bile yoktu. Birisinin kafası patlamasa bir oksijen suyu bile yoktu yani."