İş cinayetleri, ırkçılık ve Ahmet Altan’ın vicdanı! - Sedat Yılmaz*

Aslında özel olarak birilerine cevap yetiştirmek gibi bir derdimiz yok. Ancak geçtiğimiz günlerde Ahmet Altan’ın iş cinayetlerine ilişkin yazdıklarını okuyunca böyle bir zorunluluk ortaya çıktı. Gazetemizin geleneğinde insan yaşamına ve onun korunmasına ilişkin haberlere ne kadar değer verildiği bilinirken, özellikle iş cinayetleri konusunda sürekli gösterdiğimiz duyarlılık ortadayken, yer yer emek sayfamızın çoğunu bu konudaki haberler kuşatırken, Altan’ın, bu konuya herkesin sessiz kaldığı, Kürt basınının da aynı çizgide olduğunu iddia etmesi, en hafif deyimle ahlak dışıdır. Kırk yılda bir aklına gelip “A, meğer fabrikalarda insanlar ölüyormuş!” diye hayretlere düştükten sonra, kimsenin bu insanları görmediğini iddia ederek, “Türk medyasının da Kürt medyasının da durumu aynı. Zaten bunlar aynı fotoğrafın siyahıyla beyazı. Irkçılıkta bir fark yok aralarında” diyerek gazetemize açıkça “ırkçılık” hakaretini yöneltmesi, ne akla sığar, ne de vicdana.

 Altan’ın da gayet iyi bildiği gerçek şudur: Adına Türk basını denilen o toplam (Evrensel ve Birgün gibilerini ayrıksı tutarsak) bu korkunç tablonun yanından bile geçmez. Geçmez, çünkü bu iş cinayetlerinin sorumlusu olan şirketlerin çoğunun zaten aynı zamanda medyada eli vardır, bu patronların bazıları da doğrudan medya patronudur.

 Tek örnek yeterlidir: Elbistan’da hâlâ cesetlerine ulaşılmamış 9 işçi vardır ve bu işyerinin sahibinin Türkiye’de sayısız medya araçları vardır. Altan’ın gazetesinin Tuzla’dan Zonguldak’a uzanan bu dehşeti yeni farketmiş olmasının hangi çıkarlarla ilgisi vardır, onu da Altan düşünsün.

 Evet, gazetemizin Kürt halkına yapılan zulme özellikle yer verdiği doğrudur; bu haberleri yapmak, gerçekleri açığa çıkarmak, binlerce kayıp vermiş olan bir halkın acılarına tercüman olmak, işimizdir, görevimizdir. Bu acılara, tutuklamalara servis edilmiş polis fezlekeleriyle hizmet etmek, yolunu açmak nasıl birilerinin işiyse, bu da bizim işimizdir, doğru.

 Ama bütün bunların arasında, Özgür Gündem aynı zamanda, emekçilerin, ezilenlerin, yoksulların sesidir ve onların sorunlarını, acılarını (milliyetini sormadan!) dile getirmeyi de görev bilmektedir. Hepsi bu kadar da değil, gazetemiz, bu konudaki Bakanlık palavralarını da ciddiye almayan, ancak emek güçlerinin direnişiyle güvenceli iş ortamının yaratılacağını savunan bir yaklaşıma da sahiptir. Emek sayfalarımıza şöyle bir göz atan herkes bunu kolaylıkla anlar. Daha iyi anlamak için ise herhangi bir gün, gazetemizin emek sayfasıyla, Taraf’ın ya da başka bir gazetenin sayfalarını kıyaslayabilir. Tabii, oralarda “Emek” adıyla bir sayfa varsa!

Kolaylık olsun diye sadece eylül ayının haber listesini veriyorum:

Tarih: 30/09/2011 Haber:T İş cinayetlerini takip ediyorlar
Tarih: 29/09/2011 Haber: İş cinayetlerine son
Tarih: 28/09/2011 Haber: Günlük emek bilançosu: 1 ölü8 yaralı
Tarih: 26/09/2011 Haber: Tarım işçileri kaza geçirdi
Tarih: 22/09/2011 Haber: Tuzla’daki patlamanın incelenmesine izin verilmedi
Tarih: 21/09/2011 Haber: İşçi ölüyor iktidar izliyor
Tarih: 20/09/2011 Haber: Silikozis şimdi de diş teknisyenle rini öldürüyor
Tarih: 20/09/2011 Haber: Yanan fabrikada 4 işçi yaralı
Tarih: 16/09/2011 Haber: Kamyonet kasası işçiye mezar oldu
Tarih: 14/09/2011 Haber: OSTİM’de rüşvet iddiası
Tarih: 12/09/2011 Haber: Devletsiz OSTİM davası bugün
Tarih: 11/09/2011 Haber: Madende ölüme devam
Tarih: 11/09/2011 Haber: Biz bu filimi hep seyrediyoruz (Özel yapılmış ve tam sayfa çalışılmış bir haberdir.)
Tarih: 09/09/2011 Haber: Yine maden yine kaza
Tarih: 08/09/2011 Haber: Nereden bakarsan cinayet! (Birinci sayfamızda ikinci manşet)

 Neredeyse her gün iş cinayetlerine yer vermiş bir gazeteyi ırkçılıkla suçlamak haddinize düşmez Sayın Altan. Tablo yukarıdadır. Başında olduğunuz gazete tüm yıl boyunca verdiği iş cinayeti haberlerini bir araya getirdiğinde bizim bu konudaki bir aylık bilançomuzu geçerse size özür borçluyum.

 Bekliyorum. Arşiv elinizde, imkanlar sonsuz, bakın değerlendirin, ondan sonra kimin “ırkçı” olduğunu yeniden tartışırız; kimin “emek düşmanı” olduğunu da...

*Özgür Gündem Gazetesi Emek Sayfası Editörü