ÇAPA İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi'nden Zafer Açıkgözoğlu Açıklaması

2 yıl önce Çapa’da çalışırken iş cinayeti sonucu hayatını kaybeden taşeron temizlik işçisi Zafer Açıkgözoğlu’nun 18 Şubat’ta görülecek duruşması öncesi Çapa Tıp Fakültesi’nde eylem yapıldı.
 
“Paran varsa özel odalarda yatarsın”
Eylemde konuşan taşeron işçisi Cemal Bilgin rektörlük ve dekanlığın hasta ve hasta yakınlarını sömürdüğüne, müşteri gibi gördüğüne dikkat çekti. Bilgin “Düzen zenginden yana. Paranız varsa özel odalarda yatarsınız, paranız yoksa güvenlik gelir ‘kalk burada yatmak yasak, oturmak yasak’ der” diyerek sağlık hizmetlerinin paralı oluşunu teşhir etti. İnşaat, tekstil, sağlık vb. sektörlerdeki iş cinayetlerine dikkat çeken Bilgin, kendisinin çalıştığı yoğun bakım bölümüne birçok “iş kazası” vakası geldiğini ancak hiçbirinin “iş kazası” olarak kaydedilmediğini aktardı. “Müfettişler rapor yazmaktan korkuyor” diyen Bilgin aynı zamanda sermaye devletinin “taşeronluk kalkacak” yalanlarını teşhir etti. Taşeron çalışma ve özelleştirmelere dikkat çekerek sorunların düzenden kaynaklandığına vurgu yaptı.

 
Sonrasında konuşan Dev Sağlık-İş Genel Sekreteri Gürsel Kaya hükümetin taşeronla ilgili verdiği sözleri teşhir etti. Ardından, Sağlık Emekçileri Sendikası’ndan Ersoy Adıgüzel konuştu. Adıgüzel taşeron ve güvencesiz çalışan işçilerin hastanelerin asıl yükünü çektiğine vurgu yaparak kıdem tazminatının gaspı durumunda emeklilik vb. haklara da göz dikileceğine dikkat çekti.

“İş güvenliği eğitimi yok”
Basın metnini okumadan önce iş cinayetlerine dikkat çeken Çapa İşçi Sağlığı Meclisi’nden Dr. Coşkun Canıvar AKP iktidarı döneminde 15 binden fazla işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğini belirterek “İşçi katliamlarının içinde yaşıyoruz” dedi. Okunan basın açıklamasında ise taşeron temizlik işçisi Zafer Açıkgözoğlu’nun iş cinayetinde hayatını kaybetme süreci anlatıldı. Açıklamada Açıkgözoğlu’nun 14 Haziran 2013’te kendi görev tanımının dışında olmasına rağmen başhekimliğin zoruyla kanalizasyon temizliğine gönderildiği, bu sırada da lağım suyu altında kaldığı anlatıldı. Açıkgözoğlu’na işçi sağlığı ve iş güvenliği eğitimi verilmediği için eline tıbbi atık poşetindeki kullanılmış enjektörün battığı, bunun sonucu olarak da Hepatit B virüsü kaptığı belirtildi. Açıkgözoğlu’nun hayatını kaybetmesinin nedenleri arasında, işe girerken sağlık muayenesi yapılmamasının da olduğuna dikkat çekildi. İş cinayetinden bu yana geçen süreçte bilirkişi raporunda iğne batmasının iş kazası olarak tanımlanması, taşeron şirket ve İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’nün sorumlu olarak tanımlanmasının sağlandığı aktarıldı. SGK teftiş kurulunun ise inceleme yapmasının üzerinden 1 yıl geçmiş olmasına karşın raporunu açıklamadığına dikkat çekildi.

“Taşeron ölüm demektir”
Açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı: “Zafer Açıkgözoğlu iş cinayetinin her aşamasında açıkça görüldüğü üzere taşeron demek ölüm demektir. Her seçim öncesi oy için ‘taşerona kadro’ yalanını dillendirmekten utanmayan ve taşeron sistemi giderek yaygınlaştıran AKP iktidarı ve mevcut kapitalist sistem bu iş cinayetinin esas sorumlusudur.”

İşçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili basın açıklaması yaptıkları gerekçesiyle Taşeron İşçiler Derneği’ne (TAŞİŞDER) para cezası kesilmesi, kiralık işçilik ve Özel İstihdam Büroları da eylemde teşhir edildi. Basın açıklaması sırasında “Çalışırken ölmek istemiyoruz!”, “Kıdeme uzanan eller kırılsın!”, “Taşeron çalışma yasaklansın!” sloganları atıldı. Hasta ve hasta yakınlarının da eyleme yoğun bir ilgisi ve desteğinin olduğu görüldü. Açıklama Zafer Açıkgözoğlu’nun yarın Çağlayan Adliyesi 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek duruşmasına çağrı yapılarak sonlandırıldı.