(3) TTK zarar ettirilirken yeni katliamlara kapı aralanıyor

Türk sermaye devletinin kamu kurumlarını özelleştirmelerle özel sermaye gruplarına peşkeş çekme politikası doğrultusunda belli kamu kurumları göz göre göre zarar ettirilirken, bu süreç iş güvenliği önlemlerinin daha da geri plana itilmesine yol açıyor.

Devletin özelleştirme planları arasında yer alan TTK’nın 2016 yılı yatırımlarından aldığı pay ilk üç sırada yer almazken, Sayıştay 2015 Yılı Denetim Raporu da TTK’nın zarara uğratıldığını ve iş güvenliği önlemlerinin alınmayarak yeni katliamlara kapı aralandığını ortaya koydu.

Özelleştirilmek istenen TTK zarara uğratılıyor
Geçtiğimiz günlerde kamunun enerji ve maden sektörleri için ayırdığı toplam yatırımlara ilişkin bilgiler basında yer bulurken, enerji alanında en fazla yatırım payını TEİAŞ, DSİ ve EÜAŞ; madencilik alanında ise TPAO, MTA ve TKİ aldı.

İlk sıralarda adı geçmeyen ve özelleştirilmesi gündemde bulunan Türkiye Taşkömürü İşletmeleri’nin içinde bulunduğu durum ise Sayıştay’ın 2015 yılı için hazırladığı denetim raporunda ortaya serildi. Karadon, Kozlu, Üzülmez, Armutçuk ve Amasra işletmeleri olmak üzere 5 taşkömürü ocağını ve TTK Genel Müdürlüğü’nü kapsayan TTK’nın toplamda 755 milyon 651 bin TL zarar ettiği raporda yer aldı.

İş güvenliği önlemleri de geri plana itiliyor
Kamu yatırımlarından yeterince pay alamayan ve sermaye devletinin özelleştirme için zemin hazırladığı, TTK açısından bu rakamlarla bir kez daha görülürken, bu tablonun diğer bir sonucu da maden ocaklarında işçilerin yaşamını tehdit eden risklerin artması oldu.

Sayıştay raporuna göre TTK’ya bağlı ocaklarda yangın ve çökme başta olmak üzere birçok risk tespit edildi. Yeni katliamlara kapı aralandığını ortaya koyan raporda, üretim yapılan yerlerde tavan akmaları, kazı yeri kaymaları olduğu, yangınlar çıktığı belirtildi. Bakım onarımın yeterince yapılmadığı, taban kabarması, yolların bozulması, ocak içi nakliyatın aksaması, etkin havalandırma yapılmaması gibi sorunlar dikkat çekti.

Öte yandan kamu kurumlarında iş güvenliği önlemlerinin bu şekilde göz ardı edilmesi özel sektör için bu uygulamaların daha da pervasızca hayata geçirilmesi anlamına geliyor. Nitekim özel sektör bünyesindeki ocaklarda meydana gelen Soma, Ermenek, Şirvan katliamları ve madenlerdeki iş cinayetleri bu gerçeği ortaya seriyor.