Seçimlerden hemen sonra TÜSİAD ekonomiye işaret etti ve Hazine Bakanı da ekonomik paketi açıkladı. Paketin diğer detaylarına girmeyelim. Kıdem tazminatı ve bireysel emeklilik sitemi ile kıdem tazminatı fonunun birleştirilmesi planı, ekonomik krizin faturasını kimlere çıkartmak istediklerinin ilanı.
İşsizlik Fonu’nda işsiz işçiler için biriken paraların işsiz işçiler yerine işverenlere harcanması örneği capcanlı önümüzde dururken, kıdem tazminatının fona devri ile kıdem tazminatlarına güvence getirileceği iddiasına insanın inanması için kelimenin tam anlamıyla saflık ölçüsünde iyi niyetli olması gerekiyor.
Paket açıkça işçinin kıdem tazminatına el koyup, zorunlu hale getirilecek bireysel emeklilik sistemiyle birleştirilerek işverenlere kaynak aktarma hedefini içeriyor. Üstelik emeklilik maaşlarını düşürüp, insanları bireysel emeklilik sistemine mahkum etmenin üzeri de bu şekilde örtülmüş oluyor. Her kriz döneminde bu ve benzerlerini defalarca gördük. Yeni bir şey değil. Yeni olmadığı için de okurlarımdan özür dileyerek 3 Şubat 2016 tarihinde aynı başlıkla bu köşede yayımladığım yazıyı bu girişi ekleyerek sizlerle paylaşıyorum:
Kıdem tazminatı tartışmaları yeniden alevlendi. Hükümet kanadı yıllardır söylediklerini yine söylüyor: “Kıdem tazminatının güvencesi yok. Binlerce işçi kıdem tazminatını hak ettiği halde alamıyor. Kıdem tazminatını fona devrederek güvence getiriyoruz.” Hükümetin bu iddiası ne kadar doğru on maddede tartışalım:
