İstanbul Tabip Odası (İTO) olarak Covid-19 pandemisi sürecinde İstanbul’daki sağlık hizmetlerinin durumuyla ilgili raporlarımızı açıklamaya devam ediyoruz. 30 Mart 2020 tarihinde “Korona Günlerinde İstanbul’da Sağlık-1/Kamu Hastaneleri Raporu”muzu, (https://www.istabip.org.tr/koronavirus/Haberler/5620/korona-gunlerinde-istanbul-da-saglik-1-kamu-hastaneleri-raporu), 02 Nisan 2020’de “Korona Günlerinde İstanbul’da Sağlık-2/Özel Hastaneler Raporu”muzu (https://www.istabip.org.tr/koronavirus/Haberler/5643/korona-gunlerinde-istanbul-da-saglik-2-ozel-hastaneler-raporu), 06 Nisan 2020’de “Korona Günlerinde İstanbul’da Sağlık-3 Birinci Basamak Raporu”muzu ( https://www.istabip.org.tr/koronavirus/Haberler/5665/korona-gunlerinde-istanbul-da-saglik-3-birinci-basamak-raporu) yayınlamıştık.
Bu raporumuzda İstanbul’daki İşçi Sağlığı ve İşyeri Hekimliği (İSYH) alanındaki durumu ele alacağız.
Öncelikle İzmir’de Covid-19 nedeniyle hayatını kaybeden işyeri hekimi meslektaşımız Dr. Muharrem İdiz’i saygıyla, sevgiyle anıyoruz.
Bilindiği gibi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu aradan sekiz yıl geçmesine rağmen defalarca ötelenmiş ve hala tüm işyerlerini kapsayacak noktaya gelmemiştir. Buna bağlı olarak işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı olmayan çok sayıda işyeri bulunmaktadır. Öte yandan aynı yasayla işyeri hekimliği alanı piyasaya açılmış ve “Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri (OSGB)” aracılığıyla taşeronlaştırılmış, işyeri hekimlerinin büyük çoğunluğu OSGB’lerde çalışmaya zorlanmıştır.
Bu çerçevede İstanbul’daki İSİYH alanından bu süreçte derlediğimiz bilgiler ve gözlemlerimize dair öne çıkan tespitler:
Özetle; 09 Nisan 2020 günü itibarı COVİD-19 pandemisiyle mücadele sürecinde İstanbul’da İSİYH alanında ciddi sıkıntılar yaşanmaktadır ve bu durumdan çıkılabilmesi için aşağıdaki önlemlerin hızla hayata geçirilmesi gerekmektedir:
Sonuç olarak; İstanbul’da salgının dördüncü haftası biterken özellikle büyük işyerlerinde birden fazla çalışanın hastalanmasına, salgının yayılmasına yol açtığı halde hala işyerlerinde çalışmanın durdurulmaması Türkiye işçi sınıfının sağlığını göz göre göre tehlikeye atmakta; “Hepimiz aynı gemideyiz” söyleminin tersine pandemi sürecinin sınıfsal boyutunu açık olarak ortaya koymaktadır.
Oysa, neoliberal dogmaların aksine temel, zorunlu ve acil mal ve hizmet üretilenler dışındaki bütün işler durdurulabilir, işten çıkarmalar yasaklanabilir ve herkesin geçimi güvence altına alınabilir. Bunun önündeki tek engel kapitalistlerin kâr hırsıdır.
Oysa hiçbir şey insan sağlığından daha değerli değildir.
Bu süreçte İşçi Sağlığı ve İşyeri Hekimliği alanı bu perspektifle değerlendirilip gerekenler hızla hayata geçirilmelidir.
İSTANBUL TABİP ODASI
YÖNETİM KURULU
