Fransa'da 20 yılda en az 21.000 iş cinayeti, 13,5 milyon yaralanma - Nilgün Güngör

İşçi Sağlığı İş Güvenliği Meclisi, her ay Türkiye’deki iş cinayetleri, ölüm ve yaralanmalar ile ilgili ulaştığı verileri ortaya koyuyor. Bu veriler işçi sınıfının emeğin korunması bilinci ve mücadelesinin önemli dayanaklarından birini oluşturuyor. Diyebiliriz ki, hem olguların kendisi hem de bu verilerle desteklenen mücadelelerin, örgütlenmelerin sonucu olarak artık hiçbir işçi ölümü çalışmanın fıtratı olarak görmüyor, görmeyecek. Hayatını kazanmak için çalışırken ölmeyi kaybetmeyi kabul etmeyecek. Ve olması gereken o ki, bu bilinç günlük mücadelenin içine stratejik bir çivi gibi yerleşmekle kalmayacak; aynı zamanda sözden fiile doğru çıkarak yeni kuşakları hazırlayıp bileyecek, 9. sınıftan, 14 yaşından itibaren MESEM’lerde çalıştırılan çocuklar, gençler yaşamlarını kapitalizme sunmayacak, sistemin karşısına dikilecek.

İSİG verilerinin en çarpıcıları AKP dönemi iş cinayetlerinin toplu yayınlanması ile ilgilidir. Bir süre atlasanız bile hem mutlaka yeni ölüm zirveleri ortaya çıkacak, hem 23 yılın toplam verileri çalınan dikkatinizi geri getirecektir. Bu yakıcı veriler bize görevlerimizi durmadan hatırlatır: 23 yılda iş cinayetlerinde 34 bin işçinin kapitalist çalışmanın elinde can vermiş, 1000 çocuk işçinin canının kapitalizme sunulmuştur. 2013-2023 arası ölenlerin ise en az 1379’u kadındır. Büyük sayıların daha belirginleştirdiği bir kıyım ve kırım çarkı!

İŞÇİLERE ÖLÜM YARIŞI

Ama aynısı, iş cinayetleri ile uluslararası ölçekte o denli gündem olmayan, işçilerin sınıfsal kazanımlara hâlâ dayanabileceği düşünülen emperyalist ülkeler için de geçerlidir. Günlük yaşamın içinde haberdar olunmayan sayılar büyük kutunun açılmasıyla suratınıza çarpacaktır.

Fransız Humanité gazetesi, son 20 yılda iş cinayetlerinde 21.588 işçinin öldüğünü ve 13,5 milyon işçinin de yaralandığını açıkladı. İş cinayetlerinde ölen 21.588 işçinin 12.314’ü işyerinde, 2.516’sı iş nedeniyle yolda, 6.731’i de meslek hastalıkları nedeniyle can verdi.*

Üstelik bu sayılar sadece sosyal güvenlik kaydı olan işçilere dair. 8 milyondan fazla işçi için durumun tamamen karanlıkta olduğu bildiriliyor. Onlarla ilgili hiçbir veri bulunmuyor. Keza verilere tarım sigortalıları da dahil değil. Tarım sigortası verileri 2006 yılından bu yana en az 3.125 işçinin öldüğünü gösteriyor ama bu sayı da kırsalda hiç de düşük olmayan intiharları kapsamıyor. Gazete eski başbakan Gabriel Attal’ın Mart 2024’de “Çalışırken ölen epey Fransız var” dediğini ve bununla da sayıları “kabul edilebilir” seviyeye çekmeyi kastettiğini, ama o zamandan beri durumun daha da ağırlaştığını aktarıyor.

28 Nisan İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenleri Anma ve Yas Günü eylemleri vesilesiyle CGT sendikası bu verileri şöyle yorumladı:

“2020’den bu yana sayılar artmaya devam ediyor ve bu bir yıkıma ve gerçek bir iş güvenliği krizine işaret ediyor. Bu dramlar politik bir seçimin sonucu: Kadın ve erkek işçilerin sağlık ve güvenliğini randımana feda etme politikasının. Kapitalist girişim özgürlüğü işçi sağlığı ve güvenliği dahil her şeyin üstünde yer alıyor.

Ölümlerin yüzde 57’si (432 vaka), çalışma temposunun artırılmasının sebep olduğu hastalıklardan. Bu da çalışma temposu ile işyeri stresi arasındaki bağlantıyı ortaya koyuyor.

Dış sebeplerle bağlantılı olanlar 2022’de 176 iken 2023’de 193’e çıkmış durumda. 92 ölüm ise yolda gerçekleşmiş ki bu da vakaların yüzde 12’sini oluşturuyor.

33 işyeri intiharı ise dayanılmaz çalışma koşullarının yarattığı umutsuzluğu kanıtlıyor.

İşyerine gidiş gelişlerde meydana gelen kazaları, meslek hastalıklarına bağlı ölümleri vb kattığımızda tablo çok daha ağır ve 1200’ün üzerinde.”

AZAMİ KAR HIRSINA KARŞI ASGARİ TALEPLER

İşçi sağlığı ve iş güvenliği konusundaki, bu halleriyle bile ancak caydırıcı mücadelelerle elde edilebilecek talepler CGT tarafından şöyle sıralanıyor:

“- İşyerinde ciddi kazalardan sorumlu patronları ağır biçimde cezalandıran sert bir iş hukuku politikası.

- Riskli işleri taşerona devretmeyi ortadan kaldıran ve asıl patronların sorumluluğunu artıran bir sözleşme sistemi – tek kademeden fazla taşeronluğun yasaklanması.**

- Tehlikeli işlerin genç işçilere verilmemesi kuralına iş yasasıyla getirilen muafiyetlerin kaldırılması.

- Yerel ve önleyici bir araç olarak, özel sektörde ve kamuda işçi sağlığı ve iş güvenliği komitelerinin yeniden kurulması.

- Çalışma müfettişlerinin sayılarının iki katına çıkarılması ve sosyal güvenlik müfettişlerinin sayısının artırılması.

- Ağır ve tehlikeli işlerde iş güvenliğinin artırılması ve bu işlerde çalışanların erken emekliliği.

- Mevcut iş riski değerlendirme belgesi uygulamasının daha fazla gözlemlenmesi. Şu anda şirketlerin sadece yüzde 50’sinde bunlar var.

Bu sayıların istatistik olarak kalmaması gerekiyor. Onlar kaybedilen hayatları, yaslı aileleri, travmatize olan iş arkadaşlarını temsil ediyor.

Her ölümün arkasında güvenlik sağlama görevini yerine getirmeyen bir şirket, sıkı güvenlik kurallarını uygulamaya koymayan bir devlet ve kabul edilemez olanı tolere eden bir sistem vardır.”

Hiç şüphesiz en zorlu boyutu iş cinayetlerini önlemek olan emeğin korunması mücadelesi işçi sınıfının kurtuluşuna durmaksızın bağlanmalı; bunun bilinci yeni işçi kuşaklarına durmaksızın taşınmalıdır.

Kaynak:
https://www.humanite.fr/social-et-economie/morts-au-travail/21-000-morts-et-135-millions-de-blesses-en-20-ans-le-vrai-bilan-des-accidents-du-travail

https://www.cgt.fr/actualites/france/conditions-de-travail/morts-au-travail-une-aggravation-alarmante

DİPNOTLAR:

* Aslında sayıların Türkiye’ye beklenmedik ölçüde yakın çıkması kapitalist çalışmayla ilişkili meslek hastalıklarının dahil edilmesinden kaynaklanıyor. Türkiye’deki akut ve toplu ölümler çok daha fazla olduğundan meslek hastalıklarına, “yavaş” ölümlere geçilemiyor. Aynı kriter uygulandığında Türkiye’deki işçi ölümlerinin sayısının çok daha fazla olduğu ortaya çıkacaktır.

** Fransa’da en fazla iş cinayeti işlenen sektör olan inşaat alanında taşeronluk katmanları hakimdir. Dev inşaat tekellerinin altında, orta burjuvaziye mensup, kendi alt taşeronları bulunan Türkiyeli patronlar konumlanır.

*** https://paris-luttes.info/rassemblement-contre-la-mort-au-16328?lang=fr

Savaşta harcanır barışta patronlara kurban edilir***