İranlı mülteci işçi Seyedmahdi Mahdian’ın ölümü ajanslardan “Yalnız kaldığı evinde ölü bulundu” başlığıyla geçildi. İsmi bile yanlış yazılmıştı. Mehdi Bakhtiari diye geçmişti haberlerde.
Komşuları kendisinden bir süredir haber alamamış, kapıyı açan olmayınca sağlık ve polis ekiplerine ihbarda bulunmuştu. 44 yaşındaki Mahdian, Eskişehir Tepebaşı ilçesine bağlı Merkez Yeni Mahallesi’ndeki evinde ölü olarak olarak bulunmuştu.
Bir mültecinin 10 aylık ıstırabı
Bir çocuk babası Mahdian, İran’da yaşadığı dönem Hıristiyan olmayı tercih edince rejimin baskısına uğradı. Önce kırbaç cezası aldı. Davaları devam ederken de daha büyük ceza alma ihtimaline karşı Türkiye’ye kaçtı. 10 yıl önce Türkiye’ye geldiği gibi uluslararasi koruma başvurusu yaptı. Ancak başvurusu reddedildi. Mahdian ret cevabına itiraz etti. Mahdian’ın itirazı, eğer yaşasaydı, Bursa Bölge İdare Mahkemesi’nde değerlendirilecekti.
Türkiye’de çalışma izni alamayan Mahdian, inşaatlarda kaynak ustası olarak kayıtdışı çalışmaya başladı. Esözcan İnşaat Malzemeleri adlı firmanın projesinde, Surre Yapı Mobilya adlı taşeron firma vasıtasıyla çalışan Mahdian, 31 Temmuz 2025’te çalışırken üçüncü kattan düştü.
Düşme sonucu ağır yaralanan Mahdian hastaneye kaldırıldı. Mahdian’ın kafatasında kırıklar ve çökme meydana geldi, kafatasının bir bölümü alındı. Beyninde de kalıcı hasar oluşan Mahdian, yürüme yetisini kaybetti. Hayatına tekerlekli sandalyeyle devam etmek zorunda kaldı.
Tedavi parasını bile alamadı
Mahdian’ın çilesi burada da bitmedi. İnşaattan düştüğü tarih olan 31 Temmuz’dan bugüne kadar tedavi süreci eziyete dönüştü. Mahdian kayıtdışı çalıştığı için hiçbir ödeme alamadı. İş kazası kaydı düşülmese de ambulans tutanağı, bilirkişi raporu Mahdian’ın açtığı davada lehineydi. Ancak henüz sonuçlanmamıştı.
Kayıtdışı olduğu için sigortası da olmayan Mahdian, hastanede ilk ameliyatın ardından tedavisine devam edemedi. Tam üç kere Yunus Emre Devlet Hastanesi’ne yattı. Ancak acil müdahalelerin ardından diğer tedavileri için ücret talep edildiği ve bu ücreti ödeyemediği için hastaneden adeta kaçmak zorunda kaldı.
Mahdian’ın kafatasındaki hasar, fiziksel görünümünü de etkiledi. Bu görünümü eski hale getirebilmek adına bir çeşit protez de alması gerekiyordu. Ancak bu protez de 1,5 milyon liraydı. Hastanedeki tedavisini dahi karşılayamayan Mahdian için, bu protez hayal bile değildi.
Ne belediye ilgilendi ne valilik
Mahdian, bu süreçte Tepebaşı Belediyesi ve Eskişehir Valiliği’nin evde bakım servislerine de başvurdu. Gelen hemşireler Mahdian’ın TC uyruklu olmadığını ve sigortasız olduğunu fark edince hiçbir şey yapmadan evden ayrıldılar.
Mahdian’ın ChatGPT geçmişinde sigortasız ve parasız şekilde sağlık hizmeti alabilmek adına yararlanabileceği kurumları sorduğu görüldü. ChatGPT cevap olarak Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (Kaymakamlık), Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, Kızılay ve devlet hastanelerini vermiş. Ancak Mahdian bu kurumlarından hiçbirinden gerektiği ölçüde bir tedavi göremedi.
“Şüpheli ölüm”
Mahdian’ı yaşamdan koparan 10 aylık ıstırap böyle yaşandı. Uzun süre haber alamayan komşularının ihbarı üzerine cansız bedeni bulununca kayıtlara “şüpheli ölüm” olarak geçti. Ailesi İran’dan geldi, Eskişehir’de defnedildi.
Mahdian’ın ölümü hakkında da soruşturma başlatıldı.
