Çocuk İşçiliğine ve İş Cinayetlerine Karşı Mücadeleye…
Eylül ayında 226, yılın ilk dokuz ayında en az 1736 işçi hayatını kaybetti
Raporumuzun başlangıcında son bir ayda mücadeleleri hala devam eden veya kazanımla sonuçlanan Aksa Bursagaz, Deniz İşçileri, Smart Solar, MMO İzmir Şube, EMO İstanbul Şube, Panelsan, Atakum Belediyesi, Hödlmayr Lojistik, Tüvtürk Araç Muayene İstasyonları, Yıldızlar SSS Holding Rasih ve İhsan İşletmeleri Maden İşçileri, Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü Şantiyesi, Atamay Tekstil, İzEnerji, Uzunyol Şoförleri, Özdağlı Lojistik, Mersin Limanı, Alfemo, Konak Belediyesi, Emlak Konut GYO İnşaat İşçileri, A101, Korteks, Panista, Emekliler, Landonia Otelleri, The Locals Kafe, Fiba Mabeyn, Diyarbakır Şehir Hastanesi İnşaat İşçileri, Van BB, İBB Özel Güvenlik İşçileri, Sir Tekstil, Eskişehir Şeker Fabrikası Nakliyecileri ve adını sayamadığımız onlarca işçi direnişini-örgütlenmesini; Dilovası ve Gayrettepe Ailelerinin mücadelelerini selamlıyoruz…
Bu yıl tespit edebildiğimiz kadarıyla en az 66 çocuk işçinin çalışırken hayatını kaybetmesi, çocuk işçiliğinin Türkiye’de ulaştığı boyutun acı bir tablosu. Geçtiğimiz iki yılda MESEM’ler çocuk işçiliğin en görünür yüzlerinden biri haline geldi. Çünkü MESEM modeliyle çocukların işyerlerinde çalışması yalnızca yaygınlaştırılmadı; çocuk emeğinin düşük maliyetli hatta bedava, güvencesiz ve denetimsiz biçimde üretime dahil edilmesinin kurumsal ve yasal aracı yaratıldı. Bu noktada, MESEM’lerle ilgili tartışılması gereken şey yalnızca MESEM’lerde denetimin veya iş güvenliği önlemlerinin yetersizliği değil, çocuk emeğini işgücü piyasasının olağan ve kabul edilebilir bir unsuru haline getiren bu modelin kendisidir (reddidir).
Öte yandan, MESEM’lerde yaşanan ölümler, aynı zamanda çok daha geniş bir çocuk işçiliği sorununa bakabileceğimiz büyük bir pencereyi açtı. Türkiye’de çocuk işçiliği uzun yıllardır tarım, küçük işletmeler, sanayi siteleri, mevsimlik işler gibi kayıt dışı istihdamın yoğun olduğu, dolayısıyla görünürlüğün ve denetimin son derece sınırlı olduğu alanlarda yoğunlaşıyordu. Bu yüzden de, çocuk işçilerin yaşadığı sömürü ve iş cinayetleri çoğu zaman birbirinden kopuk, münferit vakalar olarak tartışılabiliyordu. Oysaki bugün, devlet tarafından düzenlenen, kayıt altına alınan ve eğitim adı altında yürütülen bir çalışma biçiminde dahi çocukların ağır çalışma koşullarına, iş kazalarına ve iş cinayetlerine maruz kaldığını görüyoruz. Çocuk emeğinin en görünür, en kurumsallaşmış ve kağıt üzerinde en fazla denetlenebilir biçiminde bile ortaya çıkan tablo buysa; kayıt dışılığın, yoksulluğun ve güvencesizliğin çok daha büyük bir belirleyen olduğu alanlarda çocukların hangi koşullarda çalıştığı sorusunu tartışmak ve mücadele etmek zaruridir.
Eylül ayı bakımından başka bir önemli gelişme, Rusya-Ukrayna savaşının sonuçlarından biri olarak deniz işçilerinin tehlikeli bir çalışma düzeninde çalışma baskısı ve artan deniz işçisi ölümleri oldu. Savaş bölgesi ve çevresinde ticari taşımacılığın sürdürülmesi deniz işçilerini mayınlar, füze ve drone saldırıları, çatışma riski ve güvensiz çalışma koşullarıyla karşı karşıya bırakıyor. Bu bakımdan, savaş ile işçi sağlığı ve güvenliği birbirinden ayrı iki alan değil, tam da küresel tedarik zincirlerinin ve ticaretin devamlılığı uğruna savaş koşullarında dahi üretim ve taşımacılığın sürdürüldüğü, savaşın yarattığı risklerin doğrudan işçilere aktarıldığı bir ilişkiyi açığa çıkıyor.
Silivri açıklarında Tuğberk İmamoğlu gemisinin çarpışmada batması sonucu 10 kişilik mürettebatın kaybolması (kaptanın cansız bedenine ulaşıldı) bunun çarpıcı örneklerinden birisi. İSİG Meclisi olarak bu ölümleri birbirinden bağımsız deniz kazaları olarak değil, ticari taşımacılığın kesintisiz sürdürülmesi baskısıyla ve deniz emekçilerinin çalışma koşullarıyla birlikte ele alıyoruz.
2027–2029 Orta Vadeli Program (OVP) Eylül ayında resmi gazetede yayımlandı. OVP gösteriyor ki emekçiler bakımından en önemli sonucu gelir kaybı ve yoksullaşma olan ekonomi politikaları ağırlaştırılmış biçimde devam edecek. Raporlarımızda daha önce de değindiğimiz gibi yoksullaşmanın kendisi aynı zamanda bir işçi sağlığı ve iş güvenliği sorunu olarak ele alınmalı. Reel gelirlerin gerilediği, geçinmenin giderek zorlaştığı koşullarda işçiler, daha uzun sürelerle çalışmaya, fazla mesaiye, ikinci işlere, kayıt dışı ve güvencesiz çalışma biçimlerine daha fazla zorunlu bırakılıyor; artan işsizlik ise tehlikeli çalışma koşullarına itiraz edebilme gücünü zayıflatıyor. Bu yüzden de, OVP’nin dezenflasyon ve işgücü piyasasında esneklik hedeflerini yalnızca makroekonomik göstergeler olarak değil, emeğin yeniden üretimi bakımından ücretlerin baskılandığı ve çalışma koşullarının esnekleştirildiği; işçilerin işyerindeki sağlıklarını, güvenliklerini ve yaşamlarını da doğrudan etkileyen politikalar olarak ele alıyoruz…
Eylül ayında en az 226 iş cinayeti
Yüzde 64’ünü ulusal basından; yüzde 36’sını ise işçilerin mesai arkadaşları, aileleri, hemşehri dernekleri, sendikalar, işyeri hekimleri, iş güvenliği uzmanları ve yerel basından öğrendiğimiz bilgilere dayanarak tespit ettiğimiz kadarıyla Eylül ayında en az 226 işçi hayatını kaybetti. Böylece 2026 yılının ilk dokuz ayında iş cinayeti sayısı (Ocak 155, Şubat 129, Mart 151, Nisan 190, Mayıs 214, Haziran 228, Temmuz 216, Ağustos 227, Eylül 226) 1736’ya ulaştı. ‘Hatırlatalım, geçmiş ayların iş cinayetleri bilgileri her ay güncellenmektedir.’ İş cinayetleri raporlarını çıkardığımız 2013 yılından beri ilk kez beş ay üst üste 200’ün üzerinde işçinin ölümünü kayıt altına altına aldığımızın da altını çizelim…
• İş cinayetlerinin istihdam biçimlerine göre dağılımına baktığımızda 194 ücretli (işçi ve memur) ve 32 kendi nam ve hesabına çalışan (çiftçi ve esnaf) hayatını kaybetti. Yani ölenlerin yüzde 86’sını ücretliler yüzde 14’ünü ise kendi nam ve hesabına çalışanlar oluşturuyor. Kadın hareketinin bir talebi ve kazanımı olarak son beş yıldır, ‘ev hanımı’ diye tabir edilen ‘ücretsiz ev işçileri’nin çalışırken (özellikle cam silerken düşme) ölümlerini de (bu ay 6 ölüm kaydetmişiz) kendi nam ve hesabına notunu düşerek genel işler işkolunda kayıt altına alıyoruz…
• En çok ölüm inşaat, tarım, taşımacılık, belediye/genel işler, deniz/tersane, ticaret/büro ve konaklama işkolunda meydana geldi… İnşaatlardaki işçi ölümleri bu ay lüks konut şantiyeleri ve otoyol, tünel inşa faaliyetlerinde meydana geldi; İstanbul, Ankara gibi büyükşehirlerle deprem bölgesinde yoğunlaştı… Tarım işkolunda bir hasat ayını daha geride bıraktık. Mevsimlik tarım işçisi ve çiftçi ölümlerinin yanı sıra bu ay dokuz orman işçisi ve altı çoban da hayatını kaybetti… Ülkemizde lojistik ağların genişlemesi ve son dönemde belirginleşen uluslararası lojistik ağındaki önemi taşımacılık işkolunda gerek kara gerek deniz ulaşımında muazzam bir artışa ve taşımacılıktaki ölümlerin artmasına yol açıyor. Zira çalışma koşulları uzun-aşırı-fazla çalışmaya dayalı ve araçlar eski, bakımı gerektiği şekilde yapılmıyor… Sektörel olarak bakarsak 79 sanayi, 54 inşaat, 48 hizmet ve 45 tarım sektörü işçisi hayatını kaybetti…
• Ölüm nedenlerinde yüzde 61’inin taşımacılık ve tarımda gerçekleştiği trafik, servis kazaları; yine yüzde 61’i inşaatlarda olan yüksekten düşmeler; yüzde 58’i tarım ve inşaatta yüzde 38’i sanayide meydana gelen ezilme, göçükler ve bütün sektörleri yatay kesen bir neden olarak kalp krizleri bu ay öne çıkıyor… Bu ay için bir not düşelim: Tuğberk İmamoğlu kuru yük gemisinin Kocaeli'nden Aliağa'ya seyreden Alsu isimli tanker ile çarpışıp batması sonucu 10 deniz işçisi, Karadeniz’de de Rusya-Ukrayna saldırıları sonucu Türkiye merkezli firmaların işlettiği gemilerde 4 deniz işçisi hayatını kaybetti…
• Bu ay üçü tarım, biri gıda, biri tekstil, biri metal, biri inşaat ve biri konaklama olmak üzere 8 çocuk işçi hayatını kaybetti. Çocukların beşi 14 yaş ve altında, üçü 15-17 yaş aralığındaydı… MESEM gibi devlet eliyle bedava emek gücü yapılan çocukların yanında, tarımda mevsimlik tarım işçisi veya küçük üretici ailelerden olan çocuklar ve sanayi-inşaat-hizmet sektörlerinde kayıt dışı çalışan çocuk ölümleri var…
• Eylül ayında yedisi tarım, altısı genel işler, üçü tekstil, ikisi ticaret, ikisi konaklama ve biri gıda olmak üzere en az 21 kadın işçi hayatını kaybetti. SGK iş kazası istatistiklerinde kadın işçi ölümleri toplam ölümlerin yüzde 2’sidir. Oysa biz kısıtlı olanaklarımızla genelde 3-4 kat daha fazla kadın işçi ölümü tespit ediyoruz. Hatta bu ay kadın işçi ölüm oranı yüzde 9 olmuş durumda. Bu ölümler esas olarak tarımda yoğunlaştığı (sigortasız olduğu) için kayda alınmıyor. Diğer yandan her ay kadın cinayetleri ile iş cinayetlerinin iç içe geçtiği ölümleri de kayıt altına aldığımızı belirtmeliyiz…
• Emperyalist savaşlar, bölgesel askeri müdahaleler ve sömürge politikaları coğrafyaları yeniden şekillendirirken küresel ölçekte nüfus hareketliliğini hızlandırıyor. Günümüz göçmen işçiliğinin temelini de bu mülteci olma durumu oluşturuyor. Ülkemizde yoğun bir şekilde Suriyeli işçinin bulunmasının temelini de bu politikalar oluşturuyor. Bu durumun bir yansıması olarak da göçmenlerin/mültecilerin maruz kaldığı iş cinayetleri artış ivmesi gösteriyor. Bu ay 5’i Suriyeli, 3’ü Azerbaycanlı, 2’si Türkmenistanlı, 1’i Bulgaristanlı, 1’i Iraklı, 1’i Rusyalı ve 1’i Ukraynalı olmak üzere 14 göçmen işçi hayatını kaybetti…
• Bu ay ölen işçilerin en az 7’si (yüzde 3) sendika üyesi, 219’u (yüzde 97) sendikasız. Sendikalı işçilerin üçü maden, ikisi kimya, biri metal ve biri belediye işkollarında çalışıyordu. Diğer yandan özellikle sanayi işkolları, belediye ve büro çalışanları için ‘sendika üyesi olabilir’ diye not düşüyoruz. Zira yetkili sendika var fakat herhangi bir açıklama olmadığı için net bir kayıt alamıyoruz. Diğer yandan sendikanın ana işletmede yetkili olduğu ancak taşeron çalışırken ölen işçiler var ki bu da sendikal hareketin kısıtlarını gösteriyor…
Aşağıda 2026 yılındaki iş cinayetlerinin aylara; Eylül ayındaki iş cinayetlerinin işkollarına, nedenlerine, yaş gruplarına ve şehirlere göre dağılımını gösteren tabloları, açıklamaları ve hayatını kaybeden işçilerin isimlerini paylaşıyoruz…
2026 yılının ilk dokuz ayında iş cinayetlerinin aylara göre dağılımı şöyle:
Ocak ayında en az 155 işçi,
Şubat ayında en az 129 işçi,
Mart ayında en az 151 işçi,
Nisan ayında en az 190 işçi,
Mayıs ayında en az 214 işçi,
Haziran ayında en az 228 işçi,
Temmuz ayında en az 216 işçi,
Ağustos ayında en az 227 işçi,
Eylül ayında en az 226 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti…
Eylül ayında iş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımı şöyle:
İnşaat, Yol işkolunda 50 işçi; Tarım, Orman işkolunda 45 emekçi (23 işçi ve 22 çiftçi); Taşımacılık işkolunda 28 işçi; Belediye, Genel İşler işkolunda 16 işçi; Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 15 işçi; Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 10 işçi; Konaklama, Eğlence işkolunda 9 işçi; Madencilik işkolunda 7 işçi; Petro-Kimya, Lastik işkolunda 6 işçi; Tekstil, Deri İşkolunda 6 işçi; Metal işkolunda 6 işçi;
Gıda, Şeker işkolunda 4 işçi; Savunma, Güvenlik işkolunda 4 işçi; Ağaç, Kağıt işkolunda 3 işçi; Çimento, Toprak, Cam işkolunda 3 işçi; Enerji işkolunda 3 işçi; İletişim işkolunda 1 işçi; Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 1 işçi; Elimizdeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz 9 işçi hayatını kaybetti…
Eylül ayında iş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı şöyle:
Trafik, Servis Kazası nedeniyle 49 işçi; Yüksekten Düşme nedeniyle 41 işçi; Ezilme, Göçük nedeniyle 40 işçi; Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 30 işçi; Elektrik Çarpması nedeniyle 15 işçi; Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 14 işçi; Şiddet nedeniyle 13 işçi; Patlama, Yanma nedeniyle 5 işçi; Kesilme, Kopma nedeniyle 4 işçi; İntihar nedeniyle 4 işçi; Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 3 işçi; Diğer nedenlerden dolayı 8 işçi hayatını kaybetti…
Eylül ayında iş cinayetlerinin yaş gruplarına göre dağılımı şöyle:
14 yaş ve altı 5 çocuk işçi,
15-17 yaş arası 3 çocuk/genç işçi,
18-29 yaş arası 41 işçi,
30-49 yaş arası 77 işçi,
50-64 yaş arası 75 işçi,
65 yaş ve üstü 11 işçi,
Yaşını bilmediğimiz 14 işçi hayatını kaybetti…
Eylül ayında Türkiye’nin 62 şehrinde ve yurtdışında altı ülkede (kısa vadeli çalışmak için gidilen veya Türkiye menşeili şirketlerde çalışan) iş cinayeti gerçekleştiğini tespit ettik:
39 ölüm İstanbul’da; 9 ölüm Gaziantep’te; 8’er ölüm Ankara ve Şanlıurfa’da; 7’şer ölüm Düzce ve Manisa’da; 6’şar ölüm Samsun ve Trabzon’da; 5’er ölüm Antalya, Bursa, Elazığ ve Kocaeli’nde; 4’er ölüm Adana, Artvin, Balıkesir, Hatay, Kahramanmaraş, Kastamonu ve Mersin’de; 3’er ölüm Afyon, Aydın, Batman, Çorum, İzmir, Kırşehir, Ordu, Sakarya, Şırnak, Yalova ve Zonguldak’ta; 2’şer ölüm Adıyaman, Ağrı, Bartın, Burdur, Denizli, Eskişehir, Kayseri, Kilis, Konya, Kırıkkale, Malatya, Muğla, Osmaniye, Siirt, Sivas, Romanya ve Ukrayna’da; 1’er ölüm Bilecik, Bingöl, Bitlis, Bolu, Çanakkale, Diyarbakır, Erzurum, Isparta, Karaman, Kırklareli, Mardin, Nevşehir, Niğde, Sinop, Tekirdağ, Uşak, Van, Azerbaycan, Güney Afrika, Sırbistan ve Suudi Arabistan’da meydana geldi…
2026 yılının Eylül ayında iş cinayetlerinde hayatını kaybeden 226 işçiyi saygıyla anıyoruz…
Hikmet Sayan, Mümin Mücel, Ferdi Altın, Ferhat Öz, Necmettin Merç, Alkan Cengiz, Şafak Özbek, Tunç Çam, Ömer Keskin, Ramazan İnal, İlyas Kaba, Halil (İbrahim) Yağız, Abdulkerim Taş, Emre Bayhan, Mustafa Karadağ, Mehmet Kalgır, Salih Şimşek, Ali Turhal, Kasım Tekdağ, Saım Nımatullayev, Mehmet Mutlu, Bilal Tut, Recai Terece, Abdullah İncik, A.M., F.S., Hızır Yılmaz, Ebubekir Aslan, Mehmet Koyuncu, Emre İspir, Hasan Yılmaz, İlyas Karakaş, Emir Yoltay, Samir ., Cengiz Çelik, Gurbet Esenceli, Mehmet Tekin, Süleyman Kaya, Hüseyin Akatay, Cüneyt Karaoğlu, Ahmet Koca, İsmail Özmetin, İsmail Korkmaz, Adem Hezer, Ercan Söylemez, Fikret Durna, Osman Koç, Ali Haydar Saltalı, İbrahim Topal, Süleyman Karakuş, Abdülkadir Polat, Durmuş Ünal, Hüseyin (Cemal) Eskihellaç, Ferdi Yağşı, Abdurrahman Cemal Kehlavi, Kadir Kaya, Remzi Söngür, Hanifi Dilmaç, Ömer Faruk Özçelik, Veysi Gültekin, Selçuk Koyu, Hakkı Özdemir, Batuhan Kalyoncu, İrfan Zencir, Ömer Sarıhan, Elmas Huysal, İsa Himmetoğlu, Süleyman Bilgili, Abdullah Çakır, Eyhan Kırcıman, Jorabel Toklobayev, Bekir Haluk Kozan, Hacı Mehmet Dam, Mahmut Yıldızgören, Bülent Yavuz, Selahattin Yılmaz, Mustafa Bildir, M.Ş., Mehmet Ali Salvacı, İsmail Serbest, Mustafa Baytur, Mustafa Eren, Mesut Geçit, Ekrem Akyol, Mehmet Taştan, Osman Ulaş, Aykut Konur, Saad Maraashli, Aslan Aliyev, Asim Gasimov, Yaşar Kayhan, Rahmi Temel, Atakan Alagöz, Aydın Demirci, Gencer Aydın, Eyüp Enes Cesur, Nidai Duman, Nacican Keskin, Onur Alp Demir, Abdülbaki Mirzaoğlu, Selahattin Acar, Mehmet Can Gür, Arina Dautova, Alyona Dovgalyova, Vahit Abdülhakim, Yiğit Söyler, Ege Kaya, Zeki Gümüş, Emrullah Dirik, Ali İspir, Orhan Öziç, Niyazi Yılmaz, Batuhan Sarıyalçınkaya, Mehmet Ali Topatan, Melih Kaygusuz, Ümit Çal (Umut Yükü), Didem Ş., Salih Manış, Erol Karasulu, Fırat Tura, Sabiha E., Ayten Başaran, Furkan Tarım, Turgut Serttaş, Hasan Kahya, Necla Değirmenci, Aysel Balta, Mehmet Ezberci, İbrahim Okkalı, Hakan Çetin, Ayşegül Bal, Birhan Karakaya, Ahmet Yıldızoğlu, Mehmet Karyağdı, Eyüp İpek, Ali Eyi, H.K., Keleş Yağdı, H.İ.Y., Murat Bezgin, Halil Sel, Ekrem Kartal, Lokman Tülek, Nurettin Akkoyu, Mehmet Ünal, Gülizar Akgün, Seher Bilgiç, Erol Merkit, Şükrü Sucu, Ayşe Aslan, Erim Atanur Özcan, Mustafa Ezerel, Hasan Karaboğa, Mehmet Çakır, Halim Sancı, Bahdişen Hamurcu, Ahmet Çakallı, Mehmet Koca, Fahri Can, Yılmaz Bozdemir, Birsel Berendi, Hamit Taş, Hüseyin Şeran, Muhammed Doğancı, Hüseyin Leylek, Hasan Karataş, Döndü Yar, Resul Süplün, Talip Güneş, Muharrem Kartav, Çağatay Anıl Bozkurt, İsmail Subaşı, Mehmet Doğan Cebe, S.K., Hasan Cumhur, Lütfü Demir, Mahsun Demir, Perçin Dayan, Abdurrahman Demirhan, Abdullah Selvi, Ali Genç, İsa Öğme, Murat Üstün, Ali Osman Topaloğlu, Yusuf Kesen, Mustafa Ferat, Halime Okkalı, İsmail Hamza Çebi, Yücel Binay, Ufuk Demir, Ömer Bolat, Mustafa Boşnak, Ali Ahmet Havice, Nedim Demirdağ, Musa Turgul, İsa Sarıboğa, Ayhan Yılmaz, Murat Gürel, Bedirhan Akcura, Fatih Öztürk, Fazlı Yelkesen, Teyfik Türe, Şerif Özkaya, Uğur Arpacı, Beyza Tanyeri, Özgül Dolu, Nursel Esmer, Abdullah El Ubeyd, Çetin Durmuşali, Abdussamed Aruk, Vedat Sarıkaya, Halil Gülüç, Mehmet Bilgili, Bektaş Can, Orkun Dörtköşe, Ali Arduç, Gökhan Ünal, Yasemin Balcı, Narin Süer, Hakan Gözübüyük, Şaban Hatipoğlu, İsmail Ayaz ve ismini öğrenemediğimiz dört işçi…

İlgili Haberler
https://artigercek.com/emek/isig-raporu-eylul-ayinda-226-isci-yasamini-yitirdi-351323h
https://bozovaninsesigazetesi.com/isig-raporu-eylul-ayinda-226-isci-yasamini-yitirdi/
https://www.diken.com.tr/isig-eylulde-226-isci-oldu/
https://www.elipshaber.com/isig-raporu-ilk-9-ayda-en-az-bin-736-isci-hayatini-kaybetti
https://etha57.com/haber/eylul-ayinda-en-az-226-isci-is-cinayetlerinde-katledildi-1791364484909
https://gundemfethiye.com.tr/isig-meclisi-eylul-ayinda-226-isci-hayatini-kaybetti-172584/
https://www.habersunum.com/isig-raporu-ilk-9-ayda-en-az-bin-736-isci-hayatini-kaybetti-44235/
https://www.halk54.com/eylul-ayinda-sakaryadaki-is-kazalarinda-3-olum
https://ilketv.com.tr/eylul-ayinda-8i-cocuk-226-isci-yasamini-yitirdi/
https://kizilbayrak85.net/ana-sayfa/haber/guncel/eylul-ayinda-226-isci-hayatini-kaybetti
https://kocaeligundem.com/haber/28943725/kurucelik-iscinin-guvenligi-olumden-sonra-hatirlanamaz
https://www.mezopotamyaajansi45.com/tum-haberler/content/view/325713
https://ozgurgelecek56.net/isig-eylul-ayinda-226-isci-hayatini-kaybetti/?swcfpc=1
https://ozgurmanset.com/eylul-ayi-is-cinayetleri-bilancosu-226-isci-yasamini-yitirdi/
https://piryol.com/gundem/isig-eylul-ayinda-226-isci-yasamini-yitirdi.html
https://politikahaber.com/isig-raporu-dokuz-ayda-en-az-1736-isci-hayatini-kaybetti/
https://rhaajans.com/haber/28942264/isig-raporu-eylul-ayinda-226-isci-yasamini-yitirdi
https://sozsakarya.com/haber/28942454/3-isci-hayatini-kaybetti-o-evlere-ates-dustu
https://umutgazetesi45.org/arsivler/149599
https://www.urfanatik.com/eylul-2026da-is-kazalarinda-226-isci-hayatini-kaybetti-sanliurfadan-8-olum
https://www.urfanews.com/sanliurfada-eylul-ayinda-en-az-8-isci-hayatini-kaybetti/29517
https://urfasiyaseti.com/isig-raporu-eylul-ayinda-226-isci-yasamini-yitirdi/
https://www.yenidemokrasi36.net/isig-meclisi-eylul-ayinda-en-az-226-isci-yasamini-yitirdi/
https://yeniyasamgazetesi9.com/isig-eylul-ayi-verileri-en-az-226-isci-hayatini-kaybetti/