Oysa maden iş ve enerji iş koluna baktığımızda ağır ve tehlikeli iş kollarında başında yer almaktadır. Buralarda gerekli iş sağlığı ve iş güvenliği önlemleri almazlarsa, çalışanların çalışma ilişkilerini insana yakışır ve sağlıklı çalışma koşulları yaratılmazsa, bunların özlük hakları, sosyal hakları, ekonomik hakları ve demokratik hakları sağlıklı bir şekilde gündeme getirilmezse ve ertesi gün yorgun argın işe gelen bir işçi topluluğu yaratılırsa, beyinlerinin ve vücutlarının teslim alındığı bir çalışma ilişkisi yaratılırsa, doğal olarak özel şirketlerin ve özel sermayelerin en önemli beklentileri olan daha fazla kar etmek  ve insan unsurunun asli unsuru olarak görmeye devam ettikleri müddetçe doğal olarak maliyetlerin azaltılması daha az iş güvenlik önlemlerinin alınması anlamına gelmektedir. Bunlarda zaten kazalara davetiye çıkartmaktadır. Geçen aylarda İstanbul’da çeşitli kitle örgütleri iş sağlığı ve iş güvenliği meclisi olarak da maden kazalarına dikkat çeken basın açıklamaları yaptık.  Buradaki kazaların temel sorumlusu güvensizleştirmektir, taşeronlaştırmaktır, işçileri sosyal olarak, ekonomik olarak açlığa ve sefalete mahkum etmektir. Bu kar hırsında başta devletin kendisi olma üzere, çalışma bakanlığı olmak üzere ve enerji bakanlığı olmak üzere birincil derecede sorumludur. Denetim mekanizmaları maalesef insanlar ölmeden devreye sokulmamaktadır. Yeri ve zamanı geldiğinde denetlenmemektedir.” dedi.
 
“Afşin’deki Heyelan Bağıra Bağıra Geldi” 

10 Şubat 2011 Afşin’de meydana gelen heyelanla ilgili olarak şunları kaydetti:
 
“Afşin’de kömür havzasında meydana gelen bu kaza bağıra bağıra gelen bir kazadır. Çeşitli yarık ve çatlakların oluştuğu görülmüştür. Umuyoruz ki bunlar bir ders olsun ve inşallah yeni bir iş kazaları yaşanmaz. Zaten bizim çabamız yeni iş kazaları yaşanmasın ve ocaklar sönmesin diyedir. Devlette dahil olma üzere çeşitli ölümlü iş kazaları olduğunda biz her türlü şeye bakacağız ve sahip çıkacağız diyor. Ama iş soğuyunca kimse kalmıyor maalesef sadece ölen öldüğü ile kalıyor. Ölenlerin eş ve çocukları da perişan olmaya devam ediyorlar. Dileğimiz ve umudumuz odur ki uluslararası standartlara uygun yeni çalışma ilişkileri kurulabilsin, bu çalışma ilişkileri içerisinde de insana değer verilsin. Çünkü insan emek üretmezse bunların hiçbiri üretilemez. İnsanların örgütleşme ve sendikalaşma haklarına karşı çıkılmasın. Türkiye’de örgütlü bir toplum bu tür iş kazalarının önüne geçebilecek en önemli unsurlardan bir tanesidir.” 

Yeşil Afşin
" /> (14) 'Afşin’deki heyelan bağıra bağıra gelen bir kazadır' - İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi

(14) 'Afşin’deki heyelan bağıra bağıra gelen bir kazadır'

Elektrik, Gaz, Su ve Baraj Çalışanları Sendikası (Enerji-Sen) Genel Başkanı Ömer Kamil Kartal," Afşin’de kömür havzasında meydana gelen bu kaza bağıra bağıra gelen bir kazadır. Umuyoruz ki bunlar bir ders olur ve inşallah yeni bir iş kazaları yaşanmaz.” dedi.
 
Denetim mekanizmalarının insanlar ölmeden devreye sokulmadığını işaret eden Enerji-Sen Genel Başkanı Kartal, “Göçük olayını birkaç açıdan değerlendirmek gerektiğine inanıyorum. Birincisi kuralsız çalışmanın ve güvencesiz çalışmanın ortaya çıkarttığı temel sorun bu. Bugün Türkiye’de sadece maden iş kolunda değil bütün iş kollarında güvensiz ve güvencesiz çalışmanın birlikte gündeme getirildiği bir süreç yaşıyoruz.