HDK Şişli Meclisi, açık bırakıldığı için 6 yaşında bir çocuğun yaralanmasına neden olan rögarın bulunduğu sokakta eylem yaptı, "Hesap sorulmadıkça, daha çok can yitireceğiz" dedi. Eyleme, yaralanan çocuğun ailesi de katıldı.
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Şişli Meclisi, açık bırakıldığı için 6 yaşında bir çocuğun düşerek yaralanmasına neden olan rögarın bulunduğu sokakta eylem yaptı. Olayın "kaza" olarak nitelendirilemeyeceğine dikkat çeken HDK, "Hesap sorulmadıkça, daha çok can yitireceğiz" dedi. Eyleme, yaralanan Deniz Kap'ın ailesi de katıldı. Çocuğun dayısı İdris Kap, hesap sorulmadıkça çocukların sokakta, işçilerin HES inşaatlarında yaşamını yitireceğini söyledi.
AÇIKLAMAYA ÇOCUĞUN AİLESİ DE KATILDI
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Şişli Mecilisi, açık bırakıldığı için 6 yaşında bir çocuğun düşerek yaralanmasına neden olan rögarın bulunduğu sokakta eylem yaptı. "Hesap soralım" pankartını açan HDK'lilere, yaralanan çocuğun ailesi de katıldı.
Çocuğun dayısı İdris Kap, yeğeninin yaralanmasını bir "kaza" olarak görmediklerini söyledi, "Bizler hesap sormadıkça, sessiz kaldıkça, çocuklar kanalizasyonlara düşerek, işçiler HES inşaatlarında ölmeye devam edecekler" dedi.
'HABER DEĞERİ BİLE TAŞIMADI'
HDK Şişli Meclisi adına açıklama yapan Fırat Aydıner ise, 6 yaşında bir çocuğun rögarın açık bırakılması nedeniyle kanalizasyona düşmesinin basında bile haber değeri taşımadığını belirtti, "Tıpkı 2007 yılında Bahçelievler'de üzeri kartonla örtülen rögarın içine düşen 5 yaşındaki Dilara Dumrul, 2010'da Antalya'da açık bırakılan foseptik çukuruna düşen 8 yaşındaki Aslı ve Urfa'da okuldan eve giderken açık bırakılan atık su kuyusuna düşerek ölen 12 yaşındaki Fehime Ay gibi. Yine, Esenyurt'da yanarak ölen 11 işçi, Ostim ve İvedik'teki patlamalarda ölen 20 işçi ve daha saymakla bitiremeyeceğimiz onlarca çocuk ve işçi gibi" diye konuştu.
"Bu ülkede ne zaman insan canına zarar büyük şirketlerden ya da devletten gelse ya hep 'kaza' ya da 'büyük ihmal' olarak nitelendirilir. Ve olay sonrası yapılan ilk açıklama 'yetkililerin gereğini yerine getireceği' şeklinde olmuştur" diyen Aydıner, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Peki soruyoruz o halde, bu yetkililer neden insanların canı yanmadan önce hiçbir şeyin gereğini yerine getirmez de önlemler kayıplardan sonra alınır? O delik neden can aldıktan sonra kapatılır? Neden 11 işçi yandıktan sonra 'çadırda uyunmamalı zaten' denir! Televizyon reklamlarında her an dünyanın en lüks ve konforlu sitelerinin pazarlandığı bu çabada halkın payına düşen; 5 yaşında rögar çukurunda ölmek, 6 yaşında sakat kalmak, şantiye çadırında yanarak ölmek, baraj inşaatında sulara kapılmaktır. Bu olaylar bir gazete haberiyle, haber bültenlerinde yayınlanan 3 dakikalık görüntülerle ya da tazminat davalarıyla geçiştirilemez. Bunlar 'kaza' yada 'ihmal' değildir."
'İhmaller' zincirinden hesap sorulmadıkça daha çok canın yiteceğine dikkat çeken Aydıner, "Şişli halkını bu işe karışmış tüm kişi ve kurumlardan hesap sormaya, kendi hesabını sormaya çağırıyoruz" diye konuştu.
Çevredekilerin ilgi ile izlediği eylem açıklamanın ardından sona erdi.