OLAY 1: 27.04.2012 tarihinde, Bayrampaşa Devlet Hastanesi ortopedi kliniğinde görevli hekim, öncelik isteyerek muayene olmak isteyen hastaya bunun mümkün olamayacağını söylemesi üzerine sinirlenen hasta “boşuna doktorları vurmuyorlar” diyerek hakaret etmiştir. Hekimlerin “gel de vur o zaman” demesi üzerine “vuracağım vuracağım” cevabını veren hasta, polise şikâyet edilmiştir.
OLAY 2: 09 Mayıs 2012 Çarşamba günü, Prof. Dr. N. Reşat Belger Beyoğlu Göz Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne çocuklarını muayeneye getiren bir kadın, hasta muayenesini engelleyecek şekilde bir yandan hemşirelere bağırıyor, bir yandan da cep telefonu ile görüşüyormuş. Bu durumu gören hekim, hasta yakınını sessiz olması konusunda uyarmış. Bunun üzerine kişi, “senin saçlarını yolacağım, ağzını burnunu kırarım, benim paramla maaş alıyorsun” diyerek ağır küfürler etmeye başlamış. Daha sonra asistan doktor araya girerek bu kişiyi dışarı çıkarmış. OLAY 3: 09.05.2012 tarihinde görev yaptığı Maltepe 17 Nolu Aile Sağlığı Merkezi’ne gelen hekim, bir hastasının yakını ile karşılaşınca hastanın durumunu sormak için durmuş. Kısa bir süre sonra arkasından gelen yaşlı bir kişi, yol ortasında duruyor diye hekime bağırmaya ve vurmaya başlamış. Hekim ise, kişinin agresif halini görünce psikiyatrik bir rahatsızlığı olabileceği düşüncesiyle geri çekilmiş ve Aile Sağlığı Merkezi’ne gitmiş. ASM’ye gelen kişinin, aynı zamanda birlikte görev yaptığı diğer meslektaşının hastası olduğunu öğrenmesi üzerine yaşadığı olayı meslektaşına da anlatırken, görevli sekreter bu kişinin sürekli ajite olduğu ve her gelişinde ASM’de olay çıkardığını söylemiş. İki hekim hastanın durumunu görüşerek sakinleştirici bir ilaç vermeye ve Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne sevk etmelerinin doğru olacağına karar vererek sevk işlemini yapmışlar. Öğleden sonra ASM’ye gelen hastanın oğlu, gerek her iki hekime de “tevekkeli boşuna öldürmüyorlar sizi”, gibi tehditler savurarak, hakarette bulunmuş. Araya girenler bu kişiyi uzaklaştırmış.
OLAY 4: 09.05.2012 tarihinde, bir süredir Sultanbeyli Devlet Hastanesi’nin birçok polikliniğinde tedavi gören ve hemen her tedavisinden şikâyetçi olan ve ciddi problemler yaratan, aynı zamanda psikolojik problemleri olan hasta, bacağında sinir sıkışması nedeniyle hastanenin nöroloji polikliniğinde tedavi gördüğü, ancak doktorun sinir sıkışması yerine kendisine depresyon tedavisi uygulayarak zaman kaybına neden olduğu şikâyetiyle, hastanenin Hasta Hakları Kurulu Başkanı ve Başhekim Yardımcısı ile görüşmüş. Problemlerini dinleyen hekim, şikâyetleri ile ilgili olarak olayı Etik Kurulu’na da ilettiği, bunun dışında İl Sağlık Müdürlüğü’ne ve mahkemeye de başvurabileceğini, bunun dışında sağlık problemlerinin çözümü için mutlaka eğitim ve araştırma hastanelerine veya tıp fakültesi hastanelerine gitmesini önerdikten sonra hasta odadan ayrılmış.
Ertesi gün, bir takım işleri için hastane başhekimi odasına giden hekim, hastanın odada annesi ile birlikte başhekim ile görüşme yaptığını görmüş. Bir gün önce kendisine aktarılan sıkıntılar ile ilgili olarak başhekimin de hastaya benzer önerilerde bulunması üzerine hasta bağırmaya başlayarak başhekime doğru hamle yapmış. Bunu gören hekim, hastaya müdahale etmek için doğrulmuş. Bunu gören hasta önce sakinleşmiş. Ardından elini beline atarak bir bıçak çıkarmış ve hekimin üzerine yürümüş. Hekim, saldırganın bileğinden tutarak saldırıyı önlemiş ve kısa bir arbededen sonra saldırganı etkisiz hale getirmiş. Daha sonra odaya giren güvenlik görevlileri saldırganı alarak polise teslim etmiş.
Saldırıya uğrayan hekim, olay ile ilgili olarak saldırgandan şikâyetçi olmadığını, kişinin hapse girmesinin bir yararı olmayacağını, bunun yerine psikiyatrik tedavi görmesi için hastaneye yatırılması gerektiğine inandığını ifade etmiştir.
OLAY 5: 11 Mayıs 2012 tarihinde, bel ve bacak ağrısı şikâyeti ile Zeytinburnu 1 Nolu Aile Sağlığı Merkezi’ne gelen hastanın muayenesini yapan hekim hastaya kas gevşetici reçete edeceğini söyleyince hasta ısrarla Lasonil yazmasını söylemiş. Hekim, bu ilacın hastanın rahatsızlığıyla ilgisi olmadığını bu nedenle yazamayacağını söyleyince hasta, “sen benim aile hekimim değil misin? Yazmak zorundasın” diyerek ısrarına devam etmiş. Bunun üzerine hekim hastanın istediği ilacı yazamayacağını, eğer isterse kendisinin eczaneden satın alabileceğini söylemiş. Bunun üzerine hasta bağırarak odadan çıkmış ve diğer bekleyen hastaları da ajite etmeye çalışmış. ASM çalışanları, eğer hekiminden memnun değilse ASM’deki başka bir hekime gidebileceğini veya başka bir ASM’ye kaydını yaptırabileceği bilgisini vermiş. Hasta bağırıp çağırmaya devam ederek ASM’yi terk etmiş ve birkaç saniye sonra geri dönmüş “Gaziantep’te öldürülen hekime acımıştım. Ama siz bazen canınıza susuyorsunuz” diyerek ASM’den ayrılmış. OLAY 6: 14 Mayıs 2012 tarihinde, yüksekten düşme şikayetiyle kırmızı alan birimine gelen 6 yaşındaki hastanın yapılan ortopedik muayenesi sonrasında çekilen grafisi ile sol femur diafiz kırığı saptanmış. Hastanın sol alt ektremitesi uzun bacak alçı atele alınmış. Daha sonra hasta doktor eşliğinde grafiye getirilmiş. Hastaya grafi için pozisyon verilirken hasta yakınları; doktorlar, güvenlik görevlileri, ortopedi teknisyeni ve röntgen teknisyenlerinin üzerine saldırmış. Galiz küfürler ederek hekimin de üzerine yürüyen saldırganlar, güvenlik görevlilerinin araya girmesi sonucu darbe uğramaktan kurtulmuş.
Hastaya uzun bacak alçı ateli yeniden tatbik edilerek, ortopedik açıdan stabil hale getirilmiş ve 112 Acil ekiplerince Baltalimanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürülmesi sağlanmış.
OLAY 7: 14 Mayıs 2012 tarihinde, Bezm-i Alem Vakfı Üniversitesi Plastik Cerrahi Kliniği’nde parmak kesisi nedeniyle opere edilen ve ayaktan tedavi durumunda olan yirmili yaşlardaki hasta, klinik hekimlerinin hastaları vizit ettiği sırada, öncelik isteyerek kendisine bakılmasını talep etmiş. Görevli hekim, hastaya şu an vizit olduğu ve vizit bittikten sonra yapılacak kontrol ile hastanın taburcu edilebileceğini söylemiş. Bunun üzerine hasta ve yakınları giderek artan tonda bağırmaya ve hakaret etmeye başlamış. Hekim, durumu izah etmeye çalışırken önce hasta ve hemen ardından da yakınları orada bulunan doktorlara yumruk ve tekmelerle saldırarak darp etmişler. Daha sonra olaya müdahale eden hastane güvenliği saldırganları karakola teslim etmiş.
Şiddete Alışmayacağız… Taleplerimiz var, Takipçisiyiz!
Defalarca sağlık kurumlarında şiddet olaylarının tırmandığını ve sonuçlarının ağır olacağını belirttik ve yetkilileri acil önlem almaları gerektiği konusunda uyardık. Ancak, siyasi iktidar ve özellikle Sağlık Bakanlığı, sağlık hizmetlerindeki erozyonu gizleme politikası olarak benimsediği sağlık çalışanlarını aşağılayıcı ve hedef gösterici tutumu, şiddeti sıradanlaştırdı. Hastanın neredeyse şiddet uygulaması bir hak haline dönüşürken, sağlık çalışanının da bu duruma alışması beklendi.
Yukarıda da görüldüğü gibi 10 günde 7 şiddet vakası…
Dr. Ersin Arslan’ın üzücü vefatıyla 15 bin kişiyle bir kez daha haykırdık… Şiddete alışmayacağız, taleplerimiz var ve takipçisiyiz. Hükümet’i ve Sağlık Bakanlığı’nı acil, samimi ve gerçekçi tedbirler almaya bir kez daha davet ediyoruz.