Giresun’un Dereli ilçesinde yapımı devam eden Aksu Vadisi Kaybaşı Baybahan Regülatörü ve Doruk HES'in inşaatı sırasında meydana gelen heyelan sebebiyle beton duvarçökmüş ve Erdem Eren, Kerem Erdem, Kenan Özdemir, Mustafa Yiğit adlı 4 işçi dehayatını kaybetmiş Zafer Kırlak adlı bir işçi de ağır şekilde yaralanmıştır.
İşgüvenliğinin maliyet kalemi olarak görüldüğü bir toplumsal ekonomik sistemdeyaşıyoruz. Organize sanayi bölgelerinden, fabrikalardan, tersanelerden işkazaları sebebiyle gelen ölüm haberlerine alışmıştık. Şimdi artık ölüm kaynağıkendinden menkul “enerjiye olan ihtiyaç” gerçek dışı söylemi kullanılarak insaneliyle inşa edilen hidroelektrik, termik, nükleer santrallerden, barajlardangeliyor. Dereli'deki anılan HES faaliyetine ilişkin verilen “ÇED GerekliDeğildir” kararı sebebiyle köylüler tarafından açılan iptal davasında yerelMahkeme, davanın esasına dahi girmeye tenezzül etmeden, davayı reddetmişti.Halbuki hakimler davacıların meramını, dertlerini dinlemiş olsa, bağımsız ve tarafsız bilim insanlarınaprojenin muhtemel çevresel etkilerini inceletmiş olsa inanıyoruz ki projeniniptaline sebep olacak pek çok eksik husus tespit edilmiş olacak; neticede 4işçinin cansız bedeni toprak altından çıkartılmayacaktı. Diğer yandan bunca HESölümüne rağmen Çevre Bakanlığı ve Müdürlükleri tasdik makamı gibi önüne gelenher ÇED başvurusunu onaylamaya devam etmektedir. Dahası ÇED raporlarında artıksadece yönetmelikleri sayıp, yönetmelik hükümlerine uymayı taahhüt eden firmayaistediği belgeyi vermektedir. Oysa ki firmaların zaten mevzuata uymazorunluluğu vardır. Bakanlığın asıl yapmasıgereken iş; mevzuata uygun tedbirlerin ne olduğunu, hangi işin nasılyapılacağını en ince ayrıntısına kadar firmaya taahhüt ettirmek ve taahhütlerinyerine getirilip getirilmediğini denetlemektir. Bakanlık bu göreviniyapmamaktadır. Çed sürecinde genel ve soyut taahhütler almakta böylece firmayaproje sahasında dilediği gibi çalışacağı bir ortam var etmekte, denetimgörevini de ihmal etmektedir.
Kazanın olduğuhidroelektrik santrali Giresun İl Çevre Müdürlüğü tarafından üstelik ÇED raporuhazırlatılmasına gerek görülmemiş bir HES projesidir. İlin Valisi ise hararetlibir HES savunucusudur. Çed raporu bile hazırlanmasına gerek görmeyen Valilik,söz konusu hidroelektrik santralini hangi tarihlerde kaç kez denetlediğini, bugüne kadar uygunsuz hangi faaliyeti hakkında tutanak tuttuğunu, idari yaptırımkararı uygulayıp uygulamadığını ayrıca açıklamalıdır. Biz biliyoruz kiTürkiye’de ÇED’ler yasak savma anlayışı ile hazırlanmakta ve kabuledilmektedir. Biz biliyoruz ki firma gerektiği gibi denetlenmiş olsa bu kazayaşanmayacaktı. Biz biliyoruz ki bu kazanın sorumlusu başta firma yetkilileriolmak üzere; Giresun Valiliği, Devlet Su İşleri, ÇED Denetim ve İzleme GenelMüdürlüğü’dür. Bu kurumlar görevinigereği gibi yerine getirmiş olsalar bu vahim kaza yaşanmayacaktı.
Türkiye'de“çevre”si için mücadele eden Çevre ve Ekoloji Hareketi Avukatları olarak bizler katliamda sorumluluğu olanlarınyargılanmayacağını, hakikatli bir adaletin onların kapılarına -en azındanşimdilik- erişemeyeceğini biliyoruz… Buna rağmen bizler, toplumsal adaletingerçekleşmesi adına, insani ve hukuki sorumluluklarımız gereği mevcut tüm adlisüreci işletmek için çalışacağız…. Bu maksatla, “sorumsuzların” yalanlarınakarşı, ölümlerin nedenleri hakkında kamuyu bilgilendirip, bu vahim kazada sorumluluğuolan herkesin yargılanması için tüm kamu kurumlarını göreve çağırıyoruz.