Giresun’da da hidroelektrik santralinde (HES) iş cinayeti yaşandı. Dört işçi yaşamını yitirirken bir işçi de yaralandı.
HES’lerin üreteceği elektriğe ihtiyacımız var yalanıyla doğamız, yaşam alanlarımız yok ediliyor, suyumuza el konuluyor. Ülkemizin her tarafında yaygınlaşan HES’lerle yerli ve yabancı tekeller talanını sürdürürken; yöre halkının ise yoksulluğunu kullanıyorlar.
Hafta geçmiyor ki, herhangi bir HES’ten ölüm haberi gelmesin. En son Giresun Dereli ilçesindeki HES’ten ölüm haberi geldi.
HES şirketleri köylerdeki işsizliği de iyi kullanarak köylüleri ucuza ve iş güvenliği olmadan köle gibi çalıştırıyorlar. Buralarda çalışma saati, güneşin doğumundan göz gözü görmeyene kadar sürmektedir. Sigortasız ve taşeron şirketler aracılığıyla çoğu zaman paralarını bile alamıyorlar. Yani HES’lerle yaşam alanları yok edilirken insan yaşamı da hiçe sayılmaktadır.
HES şirketlerindeki bu hukuksuzluk bilindiği halde göz yumuluyor. Göz yumuldukça da yaşam alanları telafisi olanaksız zararlar görürken, işçi ölümleri de olağan görülmeye başlanıyor.
Bugün tarımsal üretimde ilaç, gübre, mazot ve tohumluk gibi girdilerin sürekli artmasının yanı sıra üretici köylülerin mahsullerinin fiyatının yerinde sayması milyonlarca üretici köylü ailesinin yaşamını zorlaştırmaktadır. Çaydan fındığa, kividen çeltiğe, buğdaydan şeker pancarına, mısırdan pamuğa kadar bütün tarım ürünleri ve hayvancılıkta üretici köylü ya düşük fiyat yada ithalat tehdidiyle karşı karşıya bırakıldı. Tarımsal üretime verilen destekler her yıl biraz daha azaltıldı. İşte bu uygulamalar sonucu üretici köylüler toprağını, suyunu talana ve tahribe gelen HES şirketleri karşısında ikileme bırakmıştır. Ya açlık ve işsizlikten göç yada HES şantiyelerinde çalışarak ölmek. Tarım bakanlığı uygulamalarıyla üretici köylünün rekabet gücünü yitirerek, üretimden kopmasını sağlıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ise üretimden kopan köylünün ucuz iş gücü olarak sendikasız, sigortasız, kölelik koşullarında çalışmasına göz yumuyor.
İş cinayetlerine yol açan çalışma koşullarına izin veren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının HES inşaatlarında yaşanan ölümlere sessizliğini kınıyoruz. Halkın yoksulluğunu kullanarak onları uzun çalışma saatlerinde çalıştırarak, paralarını ve sigortalarını ödemeyerek köle gibi çalıştıranları ve buna sessiz kalan AKP hükümetini kınıyoruz. Yaşam alanlarımızın talan edilmesini, suyumuzun borulara hapsedilmesini istemiyoruz.