Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan yaşanan iş cinayetlerine ve hükümetin cinayetler karşısında gereken önlemleri almamasına tepki gösterdi.
Hükümetin cinayetleri kader olarak gördüğünü ifade eden Gürkan, “Artık sözün bittiği yerdeyiz. Bu bir cinayettir ve bu cinayetten, Giresun’da yaşanan gelişmelerde yurttaşların, ilgili köylerin, çevre ve yöre derneklerinin, meslek örgütlerinin, üniversitelerin itirazlarını dinlemeyen Çevre ve Şehircilik Bakanı sorumludur. Gaziantep’teki ölümden de Çalışma Bakanı doğrudan sorumludur. Bu cinayetten ve cinayetlerden işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini almayan, denetlemeyen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı sorumludur. Yürütmenin başı Başbakan sorumludur” diye konuştu.
Gürkan'ın açıklamasının tam metni şöyle:
"Giresun’un Dereli ilçesi Kızıltaş Köyünde, sermayenin bitmek tükenmek bilmeyen kar hırsı uğruna yine iş cinayeti yaşandı. Hidroelektrik Santrali (HES) inşaatının istinat duvarının çökmesi sonucu birisi 16 yaşında çocuk olmak üzere 4 işçi yaşamını yitirdi, bir işçi de yaralandı. Henüz yaşanan işçi ölümlerinin acıları tazeyken G.Antep’te LPG tüpü bulunan bir iş yerinde meydana gelen patlamada 1 işçi yaşamını yitirdi, yedi işçi yaralandı. İş cinayetlerinin ardı arkası kesilmiyor. Nisan ayında 87 işçi yaşamını kaybetti ve ölümlerin tamamı sermayenin aç gözlü, doymak bilmeyen kar hırsı ve kapitalist sistemin işçilere verdiği değerin göstergesi oldu.
Hükümet ve başbakan, çalışma bakanı, şehircilik bakanı Giresun Dereli HES baraj inşaatının istinat duvarının altında kalan işçilerin ölümlerinden ve Antep’teki ölümden doğrudan sorumludur. Hükümet bir kez daha “takdiri ilahi” ve “işin doğasında ölüm vardır” diyecek kadar aymazdır. Çünkü bu ölümleri kader olarak göstermekte ve işçilerin kaderinde ölüm var demektedir.
Artık sözün bittiği yerdeyiz. Bu bir cinayettir ve bu cinayetten, Giresun'da yaşanan gelişmelerde yurttaşların, ilgili köylerin, çevre ve yöre derneklerinin, meslek örgütlerinin, üniversitelerin itirazlarını dinlemeyen Çevre ve Şehircilik Bakanı sorumludur. Gaziantep'teki ölümden çalışma bakanı doğrudan sorumludur. Bu cinayetten ve cinayetlerden işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini almayan, denetlemeyen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı sorumludur. Yürütmenin başı Başbakan sorumludur.
Bu bakımdan, hükümet yetkililerinin, gerçeklere gözünü kapatıp, “kader”, “bu işin doğasında var kaza” gibi sözlerle geçiştirmesine izin verilemez.
Adana’da hala bazı işçilerin cenazeleri dahi bulunamadı. İşte AKP Hükümetinin ustalık dönemi olarak tarif ettiği, işçilere, emekçilere, köylülere reva gördüğü budur. Hergün yeni ölümler, hergün kolu bacağı kopan işçiler, hergün evlere ve ocaklara düşen acılar ve gözyaşları oluyor.
Artık yeter, her gün işçilerin 5'er, 10'ar, toplu olarak yaşamlarını kaybetmesine, işçi cinayetlerine seyirci kalınamaz. AKP hükümeti rant ve sermayeye teşfik dağıtacağına, işçilerin ölmesine neden olan engelleri ortadan kaldıracak yasaları çıkarmalıdır."