Bize iş kazasını nasıl tanımladığınızı söyleyin, size iş kazalarını önleyip-önleyemeyeceğinizi söyleyelim!
Evet! Hurafelerin üniversitede olduğu bir ülkede; iş kazaları/iş cinayetleri “kader”, “bu işin doğasında var kaza” sözleri de “bilimsel” tanımlamalar oluyor elbette.
Sadece işçileri kayıt dışı/yasa dışı çalıştıran değil, yasa dışı faaliyet gösteren şirketlerin can aldığı bir ülkedeyiz.
15. Mayıs. 2012 tarihinde; Hurafelerin iktidarda olduğu bir ülkede, Giresun’un Dereli ilçesi Kızıltaş köyünde Suta isimli HES inşaatında çocuk yaşta işçi Eren ERDEM üç sınıf ağabeyi ile birlikte “kader”ine teslim edildi! Acılarını sınıf duygusu ile yaşıyoruz.
Tıpkı; Mengene Barajı HES inşaatında, Arslancık HES şantiyesinde, İkizdere Barajı ve Alkumru HES şantiyelerinde, Yedigöl Aksu HES inşaatında, Giresun/Güce/Tekkeköy baraj inşaatında, Artvin Deriner ve Adana/Menge/Gökdere baraj inşaatlarında, Muğla/Göltaş barajı ve Eşen HES inşaatında, Batman/Garzan ve Siirt/Alkumru baraj inşaatlarında… olduğu gibi.
Canlı hayatının sürmesinin en temel unsuru olan su alınıp-satılan bir piyasa malı haline getirilirken, insanı doğal çevresiyle birlikte yok etme projeleri olan HES çılgınlığı da epeydir bir zamandır canımıza kasteder hale gelmiştir. Suların satılmasındaki ısrar ve telaş, özelleştirilen enerji sektörünün vaat ettiği yüksek karlara bir an önce ulaşmaya çabalayan şirketlerin kar hırsı ile birleşince; sistemin işleyiş yasasının saldırı sınırlarını işçilerin fiziksel varlıklarına kadar genişlettiği iş cinayetleri de kaçınılmaz “kader” oluyor elbette!!!
İş cinayetlerine getirdikleri açıklamaları; “kader”, “bu işin doğasında var” söyleminden iş güvenliği mühendislerinin ceza evlerine kapatılmasına kadar giderken, son söylemleri de “İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası” tamamlanınca iş kazalarının biteceği!
Meclis komisyonlarında sürecini tamamlamış olan Yasa Tasarısı’nda ise siyasi iradenin işçi sağlığı meselesine koruyucu/önleyici olarak değil “tazminci” bir yaklaşımla baktığı görülüyor. Yani “paran kadar iş cinayeti işleyebilirsin” denirken, işveren in göstermelik cezasını iş güvenliği mühendisine ve işyeri hekimine rücu edebileceğinin yolları da açık. Yasa Tasarısı daha da ileriye gidip işçiyi iş kazasından-meslek hastalığından sorumlu tutarken, sınıf kardeşlerinin iş kazası ve meslek hastalığı ile işveren in maddi kayıplarını da işçiye yüklüyor.
Yani İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası iş cinayetlerini yasallaştırıyor.
Bu nedenle sistemi meşrulaştırma-güçlendirme gibi bir etkisi olacak bu yasaya “değişiklik önerimiz yoktur”. İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası (Tasarı) işçiler/emekçiler için “kabul edilemez risk grubundadır”.