Dersim'de HES tepkisi

Dersim’in en eski ve tarihi açıcan en zengin ilçesi olan Çemişgezek’te yapımlması planlanan hidroelektrik santrale ilçe sakinleri tepkili.
 
Med, Pers, Selçuklu, Osmanlı medeniyetlerin dönem dönem hüküm sürdüğü Dersim’in Çemişgezek ilçesinde bulunan Tağar Çayı üzerinde, HES yapımı planlanıyor. Kalker kayalarına konut amaçlı oyulmuş 20 civarında odanın bulunduğu mağaralar, Selçuklular tarafından yapılan Selçuklu (Tağar) Köprüsü’nün yanı sıra birçok tarihi eserin bulunduğu ilçenin büyük bölümü birinci derece arkeolojik SİT alanı ilan edilmiş durumda. Tağar Çayı üzerinde yapımı planlanan HES’in tarihi mağaraları ve Tağar Köprüsü’nü de etkileyeceğini belirten ilçe sakinleri hukuki süreç başlattı.
 
İlçe sakinlerinden Sakine Yıldız, “Burası bozulmasın. Tarihi bir yer. Burada makine ve baraj istemiyoruz” diyor.
 
Yapılacak HES’e ilişkin suç duyurusunda bulunan ilçe sakinlerinden Ali Hadi Yıldız ise ilçenin bozulmamış bir doğası olduğuna işaret ederek, “HES buranın doğasını, havasını, suyunu, yeşilini bozacak. HES’in Çemişgezek halkına vereceği bir şey yok. Bundan dolayı bu HES’ten davacıyım” dedi. HES’le ilgili suç duyurusunda bulunan Cafer Polat da elektrik ihtiyacının alternatif yöntemlerle giderilmesi gerektiğini belirtiyor.
 
HES’e ilişkin ‘ÇED gerekli değildir’ raporu verilmesi başta olmak üzere yapılan bütün idari işlemlerin hukuka aykırı olduğunu belirten Avukat Barış Yıldırım da “Burası sulak bir alan. Sulak alanların korunması hem çevre yasasının hem de sulak alanlar yönetmeliğinin emridir. ‘ÇED gerekli değildir’ kararı verilmiş. Buradan yetkililere sormak gerekiyor; nasıl bu raporu verirsiniz? Burada duyarlı bir alan var. ÇED yönetmeliğinde açıkça, duyarlı yörelerde bu sürecin her halükarda çevreyi, kültür ve tabiat varlıklarını koruyucu şekilde dizayn edilmesi gerektiği belirtiliyor” şeklinde konuştu. Dersim genelinde 23 HES planlandığını ifade eden Yıldırım, “Tağar HES de Dersim’in en önemli arkeolojik alanlarında biri olan birinci derece doğal SİT olarak tescil edilmiş ve arkeolojik SİT alanı olarak tespit edilmiş bir alanda yapılacak. Burada yasal anlamda hiçbir faaliyeti hayata geçiremezsiniz. Bu alan arkeolojik SİT alanı hüviyetine sahip. Buna rağmen yasa dışı şekilde bu projeler hayata geçirilmeye çalışılıyor. Buna karşı hukuki direnç göstereceğiz” şeklinde konuştu.