(13) Avcılar'daki iş cinayeti üzerine açıklamalar

Taşeron şirketler nasıl korunur? 
 
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, 1 işçinin öldüğü Avcılar’daki metrobüs manevra yolunun çökmesi olayıyla ilgili taşeron firmanın suçlu olduğunu söyledi. Ancak Topbaş, gerekeni yapmak yerine arızayı taşeron firmanın yüzüne söylemeyi tercih etmiş

İstanbul Avcılar’da metrobüs manevra yolunun çökmesinin ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Kadir Topbaş bazı açıklamalarda bulundu. Manevra yolunun çökmesi ile ilgili taşeron şirketi suçlayan Topbaş gerekli uyarıyı taşeron şirketin yüzüne karşı yaptığını da belirtti. Ancak Topbaş bu uyarıyı yaptıktan sonra insanların hayatlarını tehlikeye atacak durum ortadan kalkmadı ve Topbaş da bu durumu ortadan kaldırmak için gerekli yaptırımları uygulamadı.

Ne sorumlu firmaya herhangi bir yaptırım uygulandı ne de çalışmalar durduruldu.

Topbaş ayrıca şunları söyledi:

"Yapılan çalışmalarda arkadaşımın ifadesine göre her türlü çalışma stratejilerinin nasıl olması gerektiğini, bunları kaldırırken nelere dikkat edilmesi gerektiğini daire başkanımız, yüklenici firma ya da müteahhit, bu işleri yapan taşeronlarla görüşmeler yaptığını, bunları anlattıklarını söylüyor. Ama sonuçta burada bir ölüm hadisesi var, olası bir kaza var."

Topbaş ayrıca Ramazan’a kadar Beylikdüzü’ne metrobüsün yetiştirilmesi için baskı yaptıklarını da ifade etti.

15 Temmuz günü Avcılar'da metrobüs manevra yolunun çökmesi sonucu 1 işçi ölmüş, 2 işçi de yaralanmıştı.


Sendika.Org 
 
Artık törenle açarsınız metrobüsü 
 
Siyasal iktidarın iş cinayetlerine karşı sorumsuzluğu bitmek tükenmek bilmiyor. Geçen haftalarda Ankara Metrosu’nun çalışmaları sırasında yer yarılması sonucu yoldan geçen bir kişinin ölmüne benzer bir olay da İstanbul’da meydana geldi. Üç gün önce insanların çukura düştüğü Avcılar Metrobüsü’nde bu kez insan öldü...

Yerin altı-üstü tehlikeli

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 15 Mart 2011’den bu yana sürdürdüğü Avcılar-Beylikdüzü metrobüs hattı çalışmalarında olaysız gün yok. Üç gün önce Avcılar durağında bir çukuru kapatan sac levha aniden çöktü. Bazı yurttaşlar levhanın altındaki 2 metrelik çukura düştü. Yolcular büyük panik yaşarken şans eseri olayda yaralanan olmadı. Dün ise aynı yerde metrobüs bağlantı yolunun söküm çalışmaları sırasında çökme meydana geldi. Sabah saat 06.00 sıralarında yapılan çalışmalar sırasında köprü çöktü ve 1 işçi orada yaşamını yitirirken 3 işçi de yaralı olarak hastanelere kaldırıldı.

Faciadan dönüldü

Vinçle üst geçidi taşıma sırasında yaşanan göçükte büyük bir facianın eşiğinden dönüldü. Tam o sırada geçmek üzere olan bir metrobüsün göçüğün altında kalmaktan son anda kurtulduğu belirtildi. Metrobüste bulunan yolcular, “Biz geçmeden kısa bir süre önce yaşandı. Çalışmanın olduğu dar alandan metrobüsleri geçiriyorlar. Bu çok riskli bir durum. Kaza sonrasında yerde yatan yaralılar hastaneye götürüldü” dedi. Sorumsuzluk sonucu meydana gelen kaza sebebiyle uzun araç kuyrukları oluşan E-5 karayolunda, metrobüs seferleri durdu ve yurttaşlar metrobüs yolundan saatlerce yürüdü. Metrobüsteki aksama yurttaşı isyan ettirdi. Avcılar durağında perona inen yolcular, metrobüs yolunu trafiğe kapatmak istedi. Yolcularla görevliler arasında tartışma yaşandı. Yurttaşlar yolculuk boyunca şikayetlerini birbirine anlattı.

Başbakan katılacaktı!

İstanbul trafiğini rahatlatma adı altında yapılan ancak İstanbullu’ya cehennemi yaşatan bu “yapboz” çalışmanın ne zaman biteceği ise bilinmiyor. Yer altı ve yer üstü çalışmalarda büyük paralar kazanan “Mücahit müteahhitler”in en son “kazı kazanları” olan Avcılar-Beylikdüzü metrobüs hattında oluşan çökme, işçi Yakup Kavak’ın hayatına mal oldu. İşçilerden Hasan Güney (41) ve Adem Yıldırım (42) ve ismi öğrenilmeyen bir kişi daha yaralı olarak Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Bu arada, Beylikdüzü-Söğütlüçeşme metrobüs seferlerinin Ramazan Bayramı’na yetiştirilmeye çalışıldığı ve açılışına Başbakan Erdoğan’ın katılacağı dile getiriliyordu.
 
Binali Bey’e soruyoruz: Bu da normal mi?

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Ankara’da metro çalışması sırasında meydana gelen göçükte bir kişinin yaşamını yitirmesi üzerine şu açıklamayı yapmıştı: “Yer altında çalışıyoruz, Ankara’nın altında elektrik devreleri, kanalizasyon devreleri, her türlü şebekeler mevcut. Tedbirler alınmakla beraber zor bir iştir. Buna benzer olaylar yine de beklenebilir. Dünyada da böyledir, normaldir. Şimdiden hemen sonucu nedir, sorumlusu kimdir, araştırma inceleme yapmadan hüküm vermek haksızlık olur.” Bakan beyin, “tahminleri” kendi elleriyle koymuş gibi bir bir çıkıyor ancak bu kez olay yer üstünde oluyor. Acaba bu da normal mi sayın bakan!
 
 
İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik tarafından yanıtlanması istemiyle Meclis Başkanlığı'na soru önergesi veren Tüzel, iş cinayetinin meydana geldiği yerde iş sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınıp alınmadığını sordu.

İŞTE TÜZEL'İN BAKAN ÇELİK'E YÖNELTTİĞİ SORULAR:

"İşçilerin yaşamına mal olan bu olayda Büyükşehir Belediyesinin bir ihmali sözkonusu mudur? Sorumlu/lar kimdir? Sorumlular hakkında ne tür işlem yapılmıştır?

Köprü söküm çalışmalarını hangi firma yapmaktadır, burada kaç işçi çalışmaktadır? Çalışan işçiler ne zaman işe başlamışlar ve iş tecrübeleri var mıdır?

Bu işçilere işçi sağlığı ve iş güvenliği eğitimi verilmiş midir? İşçilere neden baretler kazadan önce verilmemiştir? İşveren hangi iş güvenliği önlemlerini almıştır? Bakanlığınız İş Müfettişlerince kazadan hemen sonra bir inceleme yapılmış mıdır, sonuçları nedir?

Kent yapılaşmasına ilişkin çalışmalar denetlenmekte midir? Hangi mekanizma ve hangi periyotlarla denetlenmektedir?

Kentlerdeki bu tür çalışmalarda mühendislik hizmetlerinden yeterince yararlanıldığını düşünüyor musunuz?

Bu tür çalışmaların yapıldığı alanlarda olası kazalara karşı, neden ambulans ve itfaiye ekibi hazır bulundurulmamaktadır?"

 

TKP: SORUMLULAR İSTANBUL HALKINA HESAP VERMELİ

TKP İstanbul İl Örgütü'nde yaşanan iş cinayetine ilişkin bir açılmaya yaparak, "15 Temmuz 2012 günü Avcılar'da yaşanan 'kaza' gerici ve piyasacı AKP zihniyetinin bazı temel özelliklerini bir kere daha gözler önüne serdi" dedi.

Bu kaza ile birlikte metrobüsler için duyulan "ne zaman bozulacak endişesine, "yol ne zaman çökecek" korkusunun eklendiğini belirten TKP, "İstanbul halkı, insan emeğinin ve canının hiçbir değeri olmayan 'Büyük İstanbul Şantiyesinde', her an bir iş cinayetine kurban gitme, sele kapılarak ölme, kentsel dönüşüm masalıyla evinden kovulma korkusuyla yaşamak zorunda değildir" dedi.

'SORUMLULAR İSTANBUL HALKINA HESAP VERİLMELİ'

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş başta olmak üzere AKP'nin İstanbul temsilcilerinin bir işçinin ölümünden dolayı suçlu olduğunu belirten TKP, bu kişilerin İstanbul halkına hesap vermesi ve görevlerinden derhal istifa etmesi gerektiğini kaydetti. TKP, Topbaş'a şu soruları yöneltti:

-Kazanının olduğu yerdeki işlemin ne olduğuna dair ve kazanın neden yaşandığı ile ilgili Kadir Topbaş kamuoyunu bilgilendirmelidir. Çöken yol oraya neden yapılmıştır? Şimdi neden oradan kaldırılmaktadır?

-Yapılan iş belediye tarafından mı yapılmaktadır, yoksa herhangi bir müteahhitlik şirketine veya taşerona mı devredilmiştir?

-Yapılan işlem esnasında gerekli işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri alınmış mıdır? İşlem alanında teknik eleman bulunmakta mıdır?

-Bir emekçinin canı bu kadar ucuz mudur?.

Emek Dünyası 

İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nden Nevra Akdemir: Kadir Topbaş’ın açıklamasını, “Durumu baya itiraf etmiş. Taşeron firmaların genel olarak sıkıntısı bu. Taşeron firmalarda iş cinayetlerinin çok yaşanıyor olmasının nedeni genelde bu baskı oluyor. Asıl firma taşeronlara zaman baskısı yapıyor. Bu hem maliyeti kısmalarına hemde işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerini almamalarına neden oluyor” diye değerlendirdi.

Bu çalışma sisteminin asıl firmanın günahını taşeron firmalara devretmesine neden olduğunu belirten Akdemir, belediyenin iyi bir planlama ile hem çalışanlara insani çalışma koşulları yaratabileceğini hemde vatandaşın mağdur olmasının önüne geçebileceğini kaydetti.

“Kadir Topbaş’ın itirafı mekanizmanın nasıl işlediğini açıkça gösteriyor. Bundan sonrada böyle mi olacak? Ders çıkartmayacak mıyız? Alt yüklenicilerin daha iyi çalışmasını sağlayabilir miyiz? Önemli olan bunlar. Aslında bu kaza toptan bir şehir planlamasının karayoluna hapsedilmesinin sonucudur. Denizin etrafından kurulan bir şehir karayoluna mahkum ediliyor. Neden? Çünkü karayolunda daha fazla rant var” diyen Akdemir, bir kamu kuruluşunun dahi sömürüyü ön plana çıkartarak, maksimum kâr minumum maliyet hesabına göre çalışmasının sonucunda bir işçinin öldüğünü dile getirdi.

Akdemir, “Asıl sorumluluk her zaman belediyede. Yüklenici firmayı da denetlemek zorundadır. Proje ihalelerinde belli koşullar var. Bu koşullarının yerine getirilip getirilmediğini denetleyecek olan belediyedir. Belediye ihale şartlarını açıklamak zorunda. Denetimi neden yapmadığını, ihale şartlarına uyulup uyulmadığını, uyulmuyorsa işi neden durdurmadığını açıklamak zorunda” diye konuştu.

Evrensel 

 İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU MECLİSTEN GEÇTİ VE İŞ CİNAYETLERİ DEVAM EDİYOR…

İstanbul Avcılar’da D-100 karayolu üzerinde metrobüs bağlantı yolu köprüsü, beton blokların söküm işçiliği sırasında; işçi Yakup KAVAK iş cinayetine kurban edilirken, 2 işçi de yaralandı.

Beton blokların altında kalarak canından olan Yakup KAVAK’ın yakınlarına tüm işçi sınıfı adına baş sağlığı dilerken, yaralı işçilerimize de şifalar diliyoruz.

Hükümet-İktidar yanlısı ilk açıklama İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’ndan geldi: “Dikkatsizlik ve ihmal!” İş cinayetlerinin kapitalizmin doğasında olduğunu gizlemeye çalışan bu açıklamaya(!) artık ne işçi sınıfı ne de diğer çalışanlar inanmaktadır. Nasıl ki; İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu çıktığında, iş cinayetlerinin ve meslek hastalıklarının biteceğine inanmadığı(mız) gibi.

Kazanın ardından işçilere baret dağıtılıyor!. Bu hareket de ilginçtir. Beton blokların altında kalan işçi kafasında bareti olduğu halde iş cinayetine kurban edilseydi, yetkililer bareti olduğu için aklanacak mıydı? Ama bu durum dahi, işçi sağlığında baret düzeyinde bile olsa “önceden görüp önceden davranmanın” işveren tarafından uygulanmadığını ortaya koyarken, Kanun’a uydurma biçimselliğinin yalanı olarak tezahür ediyor.

Evet! “İş cinayetleri yasallaştırılıyor!” Kanuna uygun davranan işveren(ler) iş cinayetinin sorumluluğundan kurtarılmak isteniyor. Ancak Neoliberal politikalar, başta işçi sağlığı olmak üzere tüm çalışma hayatını piyasanın acımasız koşullarına terkederken her yerde, her daim iş cinayetlerini çağırıyor. Meslek hastalıklarının tespitinden ise kaçınılıyor, korkuluyor.

Ve bir kez daha diyoruz ki; Çıkardığınız Kanunlar da, çok yakın zamanda çıkaracağınız yağmurlama yönetmelikler de yalanlarınızı gizlemeye yetmeyecektir. Aslında göçük altında, beton blokların altında kalarak can veren işçilerin işaret ettiği bir tek şey vardır: İşçilere, emekçilere ve insana değer vermeyen bu sistemin sözcüsü Hükümet gittikçe çürümekte ve can alarak can çekişmektedir. Ama bunun acısını başta işçi sınıfı olmak üzere tüm çalışanlar çekmektedir.

Bu yasa ve yönetmelikleri çıkaranlar ile işverenler sağlıklı işçilerin beton bloklar altında ölümünden sorumludur.

Yeniden uyarıyoruz; yasa ve yönetmeliklerin emek ve meslek örgütlerinin uyarıları doğrultusunda insan sağlığını merkeze koyan bir bakış açısıyla yeniden düzenlemesiyle ancak iş cinayetlerinin önüne geçilebilecektir.

Türk Tabipleri Birliği İşçi Sağlığı ve İşyeri Hekimliği Kolu

AVCILAR BEYLİKDÜZÜ METROBÜS HATTINDA YAŞANAN İŞ CİNAYETİNE DAİR İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI GÖRÜŞÜ

15 Temmuz Pazar sabahı Avcılar Beylikdüzü Metrobüs hattında Metrobüs manevra yolunun çökmesi sonucu bir işçinin hayatını kaybetmiş, iki işçi yaralanmıştır. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş‘ın "hizmet ederken bu acıları da yaşıyoruz" ifadelerinin de yer aldığı açıklamasıyla bir miktar gündemde kalmayı başarmış da olsa bu iş cinayeti de hak ettiği ilgiyi maalesef görememiştir. Bu durum can kaybı belirli bir sayının üstünde olmadığı müddetçe iş cinayetlerinin ne denli olağan ve rutin görüldüğünün acı bir göstergesidir.

Sabah saat 06.00 sularında gerçekleşen olayla ilgili kamera kayıtlarına yansıyan görüntüler ciddi ipuçları vermektedir.

•· Demontaj işleri her zaman profesyonelce yapılması gereken oldukça zor işlerdir. Demontaj işlerinde de tıpkı montaj işleri gibi iskele, destek vb. kullanılması ve tüm tedbirlerin alınması gerekir. Köprünün altına olası göçmelere karşı hesap sonucu elde edilen kesitlerde ve sıklıkta destek konulmamıştır.

•· Köprü yapılmakta olan çalışma nedeniyle bir şantiye alanıdır. Bu bağlamda insan ve araç trafiğine kapalı olması gerekir. Oysa bir yandan söküm çalışmaları yürütülürken diğer yandan trafiğin faal olduğu, şantiye alanında köprünün altından geçişe izin verildiği görülmektedir. Daha fazla insanımızın can kaybına uğramamasının nedeni kazanın erken saatlerde yaşanmış olmasıdır.

Büyükşehir Belediye başkanı olay sonrasında yaptığı açıklamada "...bunları kaldırırken nelere dikkat edilmesi gerektiğini daire başkanımız, yüklenici firma ya da müteahhit, bu işleri yapan taşeronlara görüşerek anlatmıştır" demektedir. İş güvenliği sıkı bir denetim mekanizması ile takibi gereken bir kurallar silsilesinin işletilmesi meselesidir. Basına yansıyan haberlerden yüklenici firmanın işi bir firmaya onun da bir başka firmaya taşere ettiği anlaşılmaktadır. Taşeron halkalarının çoğalması işin denetimini güçleştirmekte dolayısıyla da kazaların önünü açmaktadır.

Yaşanan bu iş cinayeti dahil olmak üzere son dönemde ciddi bir şekilde artan ve can kayıplarına yol açan hiçbir "kaza" tek bir nedenden kaynaklanmamaktadır. Bu anlamda her "kaza" birden fazla nedenin sonucu olarak düşünülmelidir. 11 Temmuz 2012 tarihinde söz konusu metrobüs hattının Avcılar durağındaki çalışmaları sırasında saçla kapatılan boşlukta çökme meydana geldiği, sacın çökmesiyle birlikte bir çok vatandaşımızın çukura düştüğü ancak şans eseri herhangi bir can kaybının yaşanmadığı bilinmektedir. Bugün bir işçimizin hayatına mal olan çökmenin adeta habercisi olduğu gibi önlem almak için de ciddi bir fırsat olan bu olay değerlendirilmemiştir.

Yaşamını kaybeden işçinin ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileklerimizi sunuyor, yaralılara acil şifalar diliyoruz.

TMMOB 

 

İŞÇİ ÖLÜMLERİ SÜRÜYOR, SORUMLULAR HESAP VERMİYOR

 


"Kalfalık dönemini" yaşayan İstanbul B.B. Başkanı yönetimindeki belediye çalışmalarında yine bir "iş cinayeti" yaşandı. Avcılar‘daki metrobüs manevra yolu, söküm işlemleri sırasında çöktü. Olayda Yakup Kavak (47) adlı işçi öldü, yaralanan 3 işçinin tedavisi devam ediyor. 

Basit bir platform sökümünde oluşan "iş kazası" mimar olan İBB başkanının yönetimindeki "belediye hizmetleri", teknik kurallardan uzak, çalışanların can güvenliğini önemsemeyen ve yaşamlarını hiçe sayan bir şekilde devam etmektedir. Taşeronlaştırma ve esnek çalışmanın kural haline getirildiği kamudaki bu teknik yetersizlik ve umursamazlık tavrı, denetim sorumluluğunu üstlendikleri alanlardaki vahametin boyutlarını bize anlatmaktadır.

İkinci Köprüdeki sebep oldukları trafik faciasından "3. köprüye karışı çıkanlar şimdi ne diyecekler!" sonucunu çıkaran İBB Başkanı bu kazadan hangi sonucu çıkarmıştır. Merak konusudur!

Yüz yıllardır yaşam ve teknik araştırmaların sonucunda oluşan iş güvenliği kurallarını, ‘zaman kaybı, gereksiz teferruat‘ olarak gören bu anlayış daha çok insanımızın yaşamını kaybetmesine sebep olacaktır.

Evrende hayat yeni başlamadı. Bir çelik platform ilk defa sökülmüyor. Yaşamın tecrübelerinden süzülerek oluşan kuralları eksiksiz uygulayacak bir anlayış ile bu ve benzer kazalar önlenebilir. Odalarımızın meslek alanlarında yaşanan ve sıklığı her geçen gün artan "iş cinayetleri konusunda "kamusal denetim" uyarımıza kulak verilmelidir. Kamuda yetersiz istihdam, taşeron çalışma sonucu ortaya çıkan "iş cinayetleri" konusunda sorumlular hesap vermeli, derhal gerekli yasal düzenlemeler ilgili meslek odaları ve sendikaların dahil olacağı bir biçimde sağlanmalıdır.

TMMOB‘ye bağlı meslek odaları olarak her yaşanan iş cinayetinin takipçisi olacağımızı, kamu adına sorumluların yargılanması ve bir daha bu "kazaların" yaşanmaması için çaba göstereceğimizi kamuoyuna duyururuz.

Kazada hayatını kaybeden işçinin ailesine ve yakınlarına başsağlığı, yaralanan işçilere acil şifa dileriz. 

Süleyman SOLMAZ
TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri