İSTANBUL- İstanbul Tabib Odası, İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü önünde açıklama yaparak, hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelik saldırıyı kınadı.
“Sağlıkta şiddete son” yazılı pankartının açıldığı eylemde konuşan Türk Tabibler Birliği (TTB) Merkez Konseyi üyesi Dr. Osman Öztürk, “Sağlıkta yaşanılan bir sıkıntı varsa, bunun sorumlusu öncelikle Sağlık Bakanlığı’dır. Bunu bilin. Bu şiddet aslında hastalara zarar veriyor. Bu şiddet hem hastalara hem de hasta yakınlarına zarar veriyor” dedi.
‘SAĞLIK BAKANI ŞİDDETİN ARTTIĞINI KABUL ETSİN’
Sağlık Bakanlığı’na seslenen Öztürk, “Biz hekimiz biliriz ki, bir hastalığın hasta olması için öncelikle hastalığını kabul etmesi gerekiyor. Sağlık sistemi hasta, bu şiddetten bunu görüyoruz. Salgın bir hastalık haline geldi. Bunu tedavi etmemiz lazım ama öncelikle Sağlık Bakanlığı’nın bu şiddetin arttığını kabul etmesi lazım” diye konuştu.
Türk Tabibler Birliği (TTB) Merkez Konseyi üyesi Dr. Osman Öztürk’ten sonra açıklama yapan İstanbul Tabib Odası Başkanı Taner Gören, 28 Kasım akşamı İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü’nde yatan ve hayati riski olan bir hastanın ölümünün ardından hasta yakınlarının sağlık çalışanlarına saldırdığını hatırlatarak “Yaşanan bu olayla bir kez daha görüyoruz ki, mevcut sağlık sisteminde sağlık hizmeti sunulan alanlardaki şiddetin boyutu cana, mala kast etmeye kadar vardı” dedi.
Gören, siyasi iktidar ve özellikle Sağlık Bakanlığı’nın kalıcı önlemler almak yerine sağlık çalışanlarıyla vatandaşı karşı karşıya getiren uygulamalara, çalışanlarını hedef gösterici açıklamalara devam ettiğini belirtti.
‘CAN GÜVENLİĞİ OLMAYAN YERDE CAN KURTARILIR MI?’
Taner Gören, AKP Hükümeti ve Sağlık Bakanı’na “Hekime yönelik şiddet böyle devam ederse riskli ameliyatlara kim girecek?, Can güvenliği olmayan yerde can kurtarılır mı?” diye sordu.
Gören, şiddetin son bulması için şu taleplerde bulundu: “TCK’ya ilgili yasa maddelerinin eklenmesi. Doktor Ersin Arslan başta olmak üzere görevi başında bu tür saldırılara uğrayan meslektaşların geride kalan yakınlarının geleceklerinin güvenceye alınması. Tüm sağlık kuruluşlarında, çalışan sağlığı ve güvenliği yaklaşımıyla şiddet açısından risk değerlendirmelerinin yapılması için bir genelgenin yayınlanması. Belirlenen önergelerin en geç iki ay içerisinde uygulamaya konulması. Politikacıların/Bakanlık üst düzey yetkililerin hekimleri/sağlıkçıları hedef gösteren açıklamalardan uzak durmaları.”
Hükümeti ve Sağlık Bakanlığı’nı acil, samimi ve gerçekçi tedbirler almaya bir kez daha davet ettiklerini söyleyen Gören, “Şiddetin lafının dahi geçmediği bir duruma gelinceye kadar mücadelemiz devam edecektir” şekinde konuştu.