Maden Mühendisi Öner Yılmaz, "Madenin geri dönüşümü olmadığı gibi can kaybının da geri dönüşümü yok. Onun için rekabeti artırarak can kaybını artırmak yerine, teknolojiyi artırarak can kaybını azaltmak gerekir" dedi.
İSTANBUL- Maden Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, 4 Aralık Madenciler Günü etkinlikleri kapsamında, "Farklı bakış açıları ile madencilik sektörü" konulu söyleşi düzenledi.
Açılış konuşmasını yapan Maden Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Nedret Durukan, madencilik çok tehlikeli ve riskli bir meslek olduğu için madenlerdeki sorunların çözümünde birleşmenin gerektiğini ifade etti. Durukan, madenlerin bilimsel, teknolojik makinalarla işletilmesi gerektiğini söyledi.
'MÜHENDİSLER VE İŞÇİLER BİRLEŞMELİDİR'
Durukan'ın ardından konuşan Dev Maden-Sen Onur Üyesi Çetin Uygur, maden ocaklarındaki iş kazalarına değindi. Uygur, maden kazalarından işçilerin sorumlu tutulduğunu, ancak kazaların nedeninin tartışılmadığını söyledi.
Bir işçinin maden ocağına girdiğinde 5 ton maden ürettiğini, bu işçinin ürettiği iş karşısında tükettiği enerjiyi tekrar kazanması gerektiğini söyleyen Uygur, "Yerin derinliklerinde çalışan işçi aldığı aylıkla sağlıklı beslenemezken ve ağır çalışma koşullarında çalışırken meydana gelen kazalardan nasıl sorumlu olabiliyor" diye konuştu.
Uygur, madenciliği bilimsel ve teknolojik olarak kavrayan mühendiler ile kazmasından başka kaybedecek bir şeyi olmayan maden işçilerinin birleşerek, siyasal iktidarın politikalarına müdahale etmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye Madenciler Derneği üyesi ve Maden Mühendisi Öner Yılmaz ise "Madenin geri dönüşümü olmadığı gibi can kaybının da geri dönüşümü yok. Onun için rekabeti artırarak can kaybını artırmak yerine, teknolojiyi artırarak can kaybını azaltmak gerekir" dedi. Yılmaz, iş eğtiminin de iş kazalarının önlenmesinden önemli olduğunu ifade etti.
'YENİ MEZUN MÜHENDİSLERİN ÇOĞU MADEN OCAĞI BİLE GÖRMEMİŞ'
İstanbul Üniversitesi Maden Mühendisliği üçüncü sınıf öğrencisi Mahir Taylan Köylüoğlu ise Maden Mühendiliği okuyan öğrencilerin yaşadıkları sorunlara değindi. Köylüoğlu, Türkiye'de ikinci öğretimlerle birlikte 25 üniversitede maden mühendisliği olduğunu, bu üniversitelerden her yıl 100 öğrencinin mezun olduğunu belirtti. Köylüoğlu, Maden mühendisliğinden mezun olanların çoğunun iş bulamadığını, bazılarının da farklı işlerde çalıştığını ifade ederek, "Birçok yeni mezun olmuş mühendis hayatında hiç maden ocağı görmemiş. Bunun da en büyük nedeni eğitim sistemi" dedi.
Köylüoğlu, mühendislik eğitiminin sadece teoride kalmayıp uygulamalı eğitimin olması gerektiğini belirterek, şunları söyledi: "Eğitim sistemi sermayeye ucuz iş gücü sağlayan, asgari ücretlerle ortaya konulan emeğin sömürülmesine olanak sağlayan bir sistem olmamalıdır. Hakkımız güvence altına alınmalı, teoriyle birlikte pratiğin verilmesi sağlanmalıdır."