(16) İzinden çağrılıp zorla denize çıkarıldılar

Şile'de dün dalgalara kapılan 3 kıyı emniyeti personelinin yakınları, gece boyunca kayıp denizcileri kendi çabalarıyla aradı. Yetkililerin duyarsızlığından şikayetçi olan kayıp yakınları, arama yapan ekibin izin günlerinde çağırılarak zorla denize çıkarıldıklarını belirtti.

Şile’de kaybolan yük gemisindeki personeli aramaya çıkan ve dalgalar sebebiyle batan Kıyı Emniyeti'ne ait bottaki 3 mürettebatın yakınlarının ümidi devam ediyor. Havanın normalleşmesi ve dalgaların kısmen sakinleşmesiyle kayıp yakınları kendi imkanlarıyla arama yaptı. Olayın meydana geldiği dalgakıran etrafında arama yapan kayıp yakınları, kıyı emniyeti botunun parçalarını buldu. Ellerindeki fenerlerle bütün sahili arayan kayıp yakınları, sadece parçalanmış bot parçalarına ulaştı. Kayıp yakınları, olayda ihmal olduğunu ileri sürdü.

2 CESEDE ULAŞILDI

Kayıp yakınları, kendileriyle ilgilenmeyen kıyı emniyeti yetkililerinin olayda büyük ihmalı olduğunu söyledi. Görevde olan ekibin denize çıktığını, ancak sorumlu kaptanın "Bu havada denize çıkılmaz" diyerek tutanak tuttuğunu öne süren kayıp yakınları, buna rağmen izinli olan personelin kıyı emniyete çağrıldığını söyledi. Tutanağa rağmen kıyı emniyeti amirinin ekibi zorla denize çıkardığını iddia eden kayıp yakınları, sorumluların hesap vermesini istedi.

Kayıp denizci Mehmet Genç'in kardeşi, yetkililerin dün akşam saat 18.00’den itibaren ortalıkta görünmediklerini, arama çalışmalarından ise ümitlerini yitirmediklerini belirterek, "Herkese söyleyeceğim. Babalarınızın katili kıyı emniyettir. Katiller uyuyor. Hiç kimse kılını kımıldatmadı. 15 saattir kimse gelip ilgilenmedi“ şeklinde konuştu.

Şile’de, dün batan geminin kayıp 7 personelini arama kurtarma çalışmaları sırasında kayalıklara çarparak parçalanan kurtarma botunun kayıp iki personelinin cesedine ulaşıldı. Kayalıklar arasında bulunan ikinci denizcinin cesedini çıkarma çalışması ise devam ediyor. (İSTANBUL)
 
SON 10 YILDA 1653 DENİZ KAZASI YAŞANDI
 

Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'nın hazırladığı rapora göre, Türkiye’de son 10 yılda bin 653 deniz kazası yaşandı. Yaşanan kazaların sonucunda onlarca gemi batarken, yüzlerce insan hayatını kaybetti. Raporda birçok kazanın nedeninin tespit edilemediği, hava muhalefetinin kazaların yaşanmasında önemli rol oynadığı belirtildi.
En çok kazanın yaşandığı yerlerden biri İstanbul Boğazı. Son 50 yılda Boğaz'da yaşanan kaza sayısı 500'ü aştı. Bu kazaların 45'i ise “çok tehlikeli” olarak kayıtlara geçti.

Denizhaber.com'un derlediği bilgilere göre İstanbul Boğazı'nda son 52 yılda yaşanan önemli kazalardan bazıları şöyle;

14 Aralık 1960'ta W.Harmony ve P.Zarovic tankerlerinin çarpışması sonucu tankerlerden biri battı ve yandı. 20 kişinin öldüğü kazada, denize tonlarca petrol yayıldı.

1 Mart 1966'da Lusk ve K.Oktibar gemilerinin çarpışması sonucu denize dökülen petrolün de etkisiyle Karaköy İskelesi ve Karaköy Vapuru yandı.

21 Nisan 1979'da Evriali ve Independenta tankerlerinin çarpışması sonucu 43 kişi öldü, binlerce ton petrol denize yayıldı. Yangın 6 hafta sürerken, Boğaz günlerce deniz trafiğine kapatıldı.

29 Mart 1990'da D.T. Shan ve Lambur gemilerinin çarpışması sonucu iki bin ton petrol denize aktı.

1999 yılında Florya açıklarında ikiye bölünen Volganeft 248 tankeri, 2000 yılında Çanakkale Boğazı'nda batan Mehmet Sadık isimli koster, 2003 yılında Şile açıklarında batan Anatolia isimli kuru yük gemisi ve 2004 yılında Karadeniz'den İstanbul Boğazı girişinde batan Hera isimli gemi en önemli kazalardan bazıları. Hera'nın batmasında 19 kişi hayatını kaybetmiş, meydana gelen kazalarda büyük çevre kirliliği yaşanmıştı.