İş cinayetlerini önlememekle suçlanan ve istifası istenen Çalışma Bakanı Çelik, önlemler yerine günah çıkarmaya çalıştı: “Meydana gelen iş kazası bütün samimiyetimle söylüyorum yüreğimi titretiyor.” Oysa aynı bakan, Tuzla cinayetleri için “Yatıyoruz Tuzla kalkıyoruz Tuzla. Ne eylemi anlamıyorum” demişti.
Yüreği titriyor ama eli pek yavaş
Türkiye’de her gün 3 işçi iş cinayetlerine kurban verilirken hâlâ “mevzuat yetersiz” bahanesine sığınan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, kazalarda bireysel olarak kendisinin suçlu olmadığını ama yüreğinin titrediğini söyledi. Buna karşın kazalar sürüyor ve ne patronlar ne de devlet bu konuda parmağını oynatıyor.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) tarafından düzenlenen İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun Tasarısı Semineri’ne katıldı. İşçi sağlığı ve iş güvenliğini özel sektöre devreden İş Sağlığı ve Güvenliği Yasa Tasarısını çok hızlı bir şekilde Komisyonlarda görüşüp Genel Kurul’a getirmek için çalışacaklarını kaydetti.
Yerin dibine girmek...
Bir iş kazası meydana geldiğinde bunun sorumluluğunu kendi üzerinde hissettiğini ifade eden Bakan Çelik, şöyle devam etti: “Meydana gelen iş kazası bütün samimiyetimle söylüyorum, çalışma hayatından sorumlu bir bakan olarak yüreğimi titretiyor. Omuzlarıma öyle bir yük biniyor ki o gün yerin altına geçmek istiyorum. Benim suçum yok bireysel olarak. Ama bu ülkede sorumluluk üstlenmiş insanlar olarak üzerimize düşeni yapmak zorundayız.”
Bakan’ın para hesabı
Bakan Çelik, ayrıca iş cinayetleri üzerinden “maliyet” hesabı yaptı: “600 milyar dolar ile 2.4 trilyon dolar arasında iş kazası ve meslek hastalıkları ile ilgili maddi kayıplar söz konusudur. Türkiye’nin GSYİH’sının ne kadar olduğunu biliyorsunuz. Mukayese ettiğimiz zaman tablo ortadadır.”
Tuzla eylemlerine kızmıştı
Bugün “İş kazası yüreğimi titretiyor” diyen Bakan Çelik, en fazla iş cinayetlerinin yaşandığı ve toplumun vicdanı olan Tuzla tersaneleri için ise “Yatıyoruz kalkıyoruz Tuzla” demişti. 2008 yılında sık sık iş cinayeti haberlerinin geldiği Tuzla’da işçilerin yaşam hakkı için mücadele eden Limter-İş Sendikası’na ilişkin Bakan Çelik, şöyle demişti: “Yapılması gerekenler yapılırken ideolojik bir şeyin peşindeyseniz onu da sizlere havale ediyorum. Çözüm için bütün kapıların açık olduğunu söylüyor ve bu çalışmaları yapıyorsak buna rağmen hala orada ne eylemi yapıyorsunuz? Ne eylemi, biz anlamıyoruz. Duyulacaksa duyuldu. Türkiye’nin gemi sanayinden çıkması isteniyorsa bilemiyorum. Yatıyoruz Tuzla, kalkıyoruz Tuzla...”