Ostim İşçi Sağlığı Meclisi, Ostim’de 2 yıldır işçi sağlığı ve güvenliği için mücadele ediyor. Ostim’deki mücadele özellikle, en ağır sağlıksızlık ve güvensizlik koşullarının olduğu galvaniz fabrikalarında yoğunlaştı. 2012 yılının Kasım-Aralık aylarında Ostim İşçi Sağlığı Meclisi, Taşgök Galvaniz’de 12 saatlik çalışmanın 8 saate indirilmesi ve işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınması talebiyle, 2 işçi direnişi gerçekleştirildi. Direnişler sonucunda galvanizdeki işçi sağlığı ve güvenliği sorunları, Ostim’de, Ankara ve İstanbul’da gündemleşti. Ostim’de Belediye ve Ostim İdaresi tarafından göstermelik de olsa denetimler yapıldı. Taşgök Galvaniz’e havalandırma takıldı. Ostim’deki galvaniz işçilerine baret, iş eldiveni verildi. Pislik içindeki mutfak ve tuvaletler temizlendi. Galvaniz fabrikalarında kullanılan asitlerin kullanıldıktan sonra kanalizasyona boşaltılması nedeniyle, galvaniz fabrikalarına çevre yönetmeliğinden ceza kesildi.
Ostim’de İşçi Sağlığı Meclisi’nin faaliyet ve direnişleri, galvaniz sorununun gündemleşmesini ve küçük kazanımlar sağladı, ama Antep’teki Güneydoğu Galvaniz Fabrikası’nda katledilen 8 işçi kardeşimizin gösterdiği gibi daha yolun başındayız. Katliamın hesabını soracağız, galvanizde işçi sağlığı ve güvenliği mücadelesini büyüteceğiz.
OSTİM İşçi Sağlığı Meclisi
Ostim İşçi Sağlığı Meclisi’nin Ostim ve Taşgök Galvanizdeki basın açıklamalarından:
GÜVENCELİ VE SAĞLIKLI KOŞULLARDA ÇALIŞMAK İSTİYORUZ.
Ostim-İvedik’te işçi katliamında 20 işçi arkadışımızı kaybettik. Sermaye sözcüleri acıklı nutuklar attılar. Ne değişti? Katliamın bilirkişi raporu bile yok ortada. Biz Ostim’de çalışan 50 bin işçi her gün kanamaya, her gün ölmeye devam ediyoruz. Bu düzen, ücretli kölelik düzeni. Bir şey değişmez, biz işçiler ölüm uykularından uyanmadıkça!
Taşgök Galvaniz’de keyfi olarak işten atıldım. Basitçe işe geri dönmek için direnmedim. O işkencehaneye dönmeyi istemek için insanın çok çaresiz olması gerekir. İşçi ne kadar boyun eğerse patron karşısında o kadar çaresizleşir. Patrona kafa tutan, direniş bayrağını yükselten işçi ise artık çaresiz bir köle değildir. Bir kişi bile olsa, işçi sınıfının onurlu mücadelesinin bir temsilcisidir.
Ostim ve Galvaniz cehenneminde, kölece çalışmaya karşı direndim. Sermayenin bize dayattığı ölüme, yıkıma, çürümeye karşı direndim. İşçi sağlığı ve güvenliğini sorununu, bizzat Ostim işçisinin öz mücadele sorunu haline getirmek için direndim. Gaspedilen 8 saatten fazla çalışmama hakkımızı korumak için direndim.
Aynı sorunları yaşayan 50 bin işçinin içinde birinin bile direnmesinin, patronları nasıl telaşlandırdığını gördüm. Taşgök Galvaniz’de Ostim İdaresi göstermelik bir denetim yapmak zorunda kaldı.
Bunlar hiçbir şey değil. Daha yeni başlıyoruz. İşyeri denetimlerini işçilerin kendi örgütleriyle yaptığı, bir işçinin burnu kanasa binlerce işçinin iş bırakıp eyleme geçeceği günler de gelecek. İşçilerin tüm emeğinin ve yaşamının sermayenin dişleri arasından kurtulacağı günler gelecek. Kendimiz için ve günde en fazla 6 saat çalışacağımız, kendi kararlarımızı özgürce hep birlikte kendimizin alacağı günler de gelecek. Mücadelemiz bunlar içindir. Ve bugün bir nebze olsun sağlıklı ve güvenli çalışabilmek için bile, birlikte örgütlenmek, birlikte mücadele etmek zorundayız.
Biz işçiler, yalnız kölece çalışmaya değil, sermayeye sorgusuz sualsiz boyun eğecek köleler yetiştirmek için düzenlenmiş 4+4+4 kölelik eğitimine de karşıyız. Tüm Ostim işçilerini, yarın 15 Eylül’de 4+4+4 eğitim kapanına karşı yapılacak kitlesel mitinge katılmaya çağırıyoruz.
Daha büyük işçi direnişleri, eylemleri özlemleriyle birlikte direnişimi destekleyen, yanımda olan tüm galvaniz işçilerine, Ostim işçilerine, bileşeni olduğum Ostim İşçi Sağlığı ve Ankara İşçi Sağlığı Meclisine, parti, sendika, bütün kurumlara,meslek örgütlerine, basın işçisi arkadaşlara teşekkür ediyorum. Daha büyük, daha örgütlü, daha kitlesel, patronların işçi korkusunu daha da büyütecek direnişlerde buluşmak üzere….
Kölece Çalışmaya Kölece Yaşamaya Hayır!
İnsanca Yaşanacak Ücret İnsanca Yaşanacak Zaman!
İşçi Sağlığı ve Güvenliği için İşçi Sağlığı Meclislerinde Örgütlenelim!
OSTİM İŞÇİ SAĞLIĞI MECLİSİ
Ostim’de galvaniz işçileri ve Ostim İşçi Sağlığı ve Güvenliği Meclisi‘nin 8 saatlik iş günü ve sağlıklı çalışma koşulları için başlattıkları mücadele belli kazanımları da beraberinde getirdi.
Daha düne kadar alınmayan önlemler direnişlerin de basıncı ile alınmaya başlandı. Direnişçi galvaniz işçileri yaptıkları her açıklamada, işten atıldıkları Taşgök Galvaniz’de en basit işçi sağlığı önlemlerinin dahi alınmadığını, havalandırma sisteminin olmamasından kaynaklı dalış sırasında ortaya çıkan zehirli dumana maruz kaldıklarını, bu durumun Ostim’de faaliyet gösteren bütün galvaniz fabrikalarında aynı olduğunu ısrarla dile getirmişlerdi. Yapılan açıklamalarda bir nebze olsun sağlıklı ve güvenli çalışmak için bile, örgütlenmenin ve mücadele etmenin önemine vurgu yapılmıştı.
Yapılan göstermelik denetim ve kesilen cezalar sonrası Taşgök Galvaniz’de patronun daha önce “yaptıracağız edeceğiz” dediği havalandırma sistemi bir günde takıldı. Diğer galvaniz atölyelerinde ise işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmasına dönük bazı değişiklikler oldu.
Her Soluk Ölümse Yaşamak Direnmektir
İşçi sağlığı ve güvenliği sorunu, kağıt üzerinde biçimsel olarak yasal düzenlemeler yapılarak çözülecek bir sorun değildir. Çözmek şöyle dursun “iş sağlığı ve iş güvenliği yasası” ile var olan haklar daraltılmış, işçi sağlığı ve güvenliği piyasalaştırılmıştır.
Biz işçiler sağlıklı ve güvenli çalışma koşularını ancak mücadele ederek oluşturabiliriz. İşçi sağlığı ve güvenliği sorununu, öz mücadele sorunu haline getirdiğimizde ve kahredici çalışma koşullarına karşı mücadele ettiğimizde burjuvazinin “iş sağlığı ve güvenliği yasası”nı da fiilen parçalamış olacağız.
En nihayetinde, biz işçiler, mülkiyet ve meta köleliğinden, üretimin asli unsuru ve temeli olmaktan kurtulduğumuzda işçi sağlığı ve güvenliği sorunu da ortadan kalkacaktır.
Kölece Çalışmaya Kölece Yaşamaya Hayır!
İnsanca Yaşanacak Ücret İnsanca Yaşanacak Zaman!
İşçi Sağlığı ve Güvenliği için İşçi Sağlığı Meclislerinde Örgütlenelim!