Gaziantep EMEK Partisi yöneticileri, kentte meydana gelen patlamayı, "iş kazası değil cinayet" olarak değerlendirdi.
EMEK Gaziantep İl Başkanlığından yapılan açıklamada şöyle denildi:
"30 Ocak Çarşamba günü saat 11.00 civarında Gaziantep 4.Organize Sanayi Bölgesinde bulunan Güneydoğu Galvaniz Fabrikasında meydana gelen patlamada 2’si Suriye uyruklu 8 işçi hayatını kaybederken 1 işçi hala kayıp ve 13 işçi çeşitli hastanelerde tedavi altında.
İş kazalarının en çok yaşandığı illerden biri de Gaziantep'tir. Son altı ayda ilimizde yaşanan kazalarda 20'ye yakın işçi öldü. Yakın zamanda Ritaş ve Şireci tekstil ait işçi servislerin kaza yapması sonuçu 5 işçi öldü. Gürteks tekstil fabrikasında 1 işçinin üzerine vinç düşmesi sonuçu hayatını kaybetti. Patronların daha çok kazanmak adına işçileri köle çalıştırması ve gerekli tedbirlerin alınmaması sonuçu yaşanan iş kazası değil işçi cinayetitir. Yaşanan kazaların hepside yeterince önem alınmamasından kaynaklandığını biliriyoruz. 25 Kişilik servise en az 35-40 kişi bildiriliyor, araçlar bakımsız, daha az maliyet için emekli insanlar çalıştırılmaktadır. İşçilerin hayatı hiçe sayılarak çalıştırılıyor. Yaşanan iş kazalarında, günde 12-14 saat çalıştırmanın payı olduğunu yine bilenen bir durum olmasına rağmen Başpınar organize sanayi bölgesinde nerdeyse 8 saat çalışan işçi yok.
Yine yakın zaman ülke değişik yerlerinde yaşanan işçi cinayetlerinde hesap sorulmamıştır. Samsunda Eti Bakır İşletmelerinde meydana gelen iş kazasında 5 işçi,Zonguldak Kozluda meydana gelen göçükte 8 işçi,Karadon Maden Ocağında 30 işçi,Afşin Elbistan Termik Santrali kazı alanında meydan gelen göçükte 11 işçi, İstanbul da alışveriş merkezi inşaatında çalışan 11 işçi yanarak…vb .Örnekleri çoğaltmak mümkün ama fazlasına gerek var mı?
ŞİMDİ GÜZEL Mİ ÖLDÜLER!!
Galvaniz fabrikasında hayatını kaybeden işçilerin bazılarının kimlik tespitleri için DNA testi yapılması gerekiyor. Çünkü cesetler tanınmayacak halde.Şimdi güzel mi öldük sayın bakan! Dönemin Çalışma Bakanı Ömer Dinçer Zonguldak’ta TTK ya ait Karadon Maden Ocağı'nda 17 Mayıs'ta meydana gelen grizu faciasında 30 işçi yaşamını yitirdiğinde “Güzel öldüler.” demiş arkasından Başbakan “Bu mesleğin kaderinde var.” diyerek bakanına destek çıkmıştı.10 yılı aşan bir süredir ülkeyi yönetmekte olan AKP iktidarının hayatını kaybeden işçilere reva gördüğü budur.Henüz Elbistan’da göçük altında bulunan 9 işçinin cesedine dahi ulaşılamamıştır. İşçi katliamlarına dönüşen ölümlerin durdurulması ustalık dönemindeki AKP hükümetinin en acil görev ve sorumluluğu değil midir? Hayatını kaybeden Suriyeli işçiler için, tüm Antep işçisinin bildiği Suriyeli sığınmacıların düşük ücret ve sigortasız çalıştırıldığı gerçeği orta yerde dururken“Bir arkadaşlarını görmeye gelmişler.” diyerek olayı örtbas etmeye çalışılmaktadır.
Bu cinayetleri takdiri ilahi veya bir kaza gösterenler; işçiye yalan söylemektedir. Bu yaşananlar işçileri köle kendilerini efendi olarak gören patronların ve onların sözcüsü ve koruyucusu AKP iktidarının eliyle işlenmiş birer cinayetten başka bir şey değildir. Göstermelik bir iki soruşturma sürdürmek,sorumlular hesap verecek demek işçileri avutmaya yöneliktir. Başpınar da işçileri asgari ücret veya biraz üzerinde bir miktar ile 12-14 saat,insanlık dışı kölece çalışmaya mahkum eden AKP iktidarı ve onun baş destekçisi organize sanayi işverenleri değil midir?
BU CİNAYETLERE DUR DEMEK İÇİN ÖRGÜTLENELİM MÜCADELE EDELİM
İşçileri sefalet ücretine mahkum eden AKP iktidarıdır. İnsanca yaşam ve çalışma koşulları için sendikal mücadeleye girişen her işçinin karşısına emniyetiyle, valisiyle, sanayi odasıyla,yerel basınıyla dikilerek patronların tarafını tutan AKP iktidarıdır. Geçtiğimiz yaz 10 fabrikadan beş bin işçinin katıldığı grev ve direniş Antep işçisinin izleyeceği yolu göstermiştir. Örgütlenmekten ve mücadele etmekten başka bir çare yoktur.AKP iktidarı işçi ve emekçilere geçtiğimiz 10 yılda ne verdiyse önümüzdeki dönem daha farklı olmayacaktır. Bu cinayetlere, kölece çalışma koşullarına, açlık sınırında bir ücret düzenine son verecek olan işçi sınıfının kendisidir. Emek Partisi(EMEP) işçi sınıfı ve emekçileri örgütlenmeye ve İş, Ekmek ve Özgürlük mücadelesine çağırmaktadır.