KAYDA GEÇMEMİŞ MESLEK HASTALIKLARI VAR

Meslek hastalıkları tanımlaması içinde yer alan hastalıkların, solunum yolu hastalıkları, dolaşım yolu hastalıkları olarak karşımıza çıktığını söyleyen Prof. Dr. Sarper Erdoğan, kişinin yaptığı iş sonucu ortaya çıkan hastalıkları meslek hastalığı olarak adlandırdıklarını belirtti. Kendilerine gelen hastaların, hastalıklarının, meslekle ilişkisini araştıran bir dal olan meslek hastalıkları uzmanlığının ülkemizde fazla gelişmemesinin de hastalığın tanı ve tedavisinde önemli eksiklik olmasını etkiliyor. Türkiye’de ortalama tanısı konmuş bin meslek hastası bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. Sarper Erdoğan, bu sayıda eksiklikler olduğunu söyleyerek bu durumu şöyle açıklıyor:

“Bizim ülkemizde şöyle bir durum var. Tanı almış meslek hastalığı sayısı yılda ortalama bin, bin 200 civarında dolaşıyor. Oysa örneğin, Almanya’da meslek hastalığı sayısı bütün iş güvenliği önlemleri alınmasına rağmen yaklaşık 8 bin ile 10 bin arasında. Bizde sanki çalışma koşulları çok iyi o yüzden hastalık yok gibi düşünülebilir fakat bu yanlış. Çünkü Almanların yaptığı bir araştırmaya göre, ülkemizde yılda 80bin ile 100bin meslek hastalığı olması lazım. Bu araştırma, Alman meslek hastalıkları uzmanı tarafından geçen yıl yapıldı. Ülkemizde ortalama 90 bin meslek hastası var diyebiliriz yani 90bin kişi yaptığı işten dolayı hastalanmış olmalı. Ancak bin tanesi meslek hastası olarak kayda geçmiş.89bin tanesi bir şekilde normal hasta muamelesi görmüş tedavi edilmiş. Bu ülkemizde meslek hastalıkları üzerine yapılan çalışmaların yetersiz olduğunu gösteriyor.”

HER MESLEĞİN BİR RİSKİ VAR
 
Her mesleğin bir riski bulunduğunu söyleyen Erdoğan, iş kazasıyla meslek hastalığının birbirinden ayrılmaması gerektiğini ve meslek hastalıkları ile iş kazalarının işçi sağlığı uygulamalarının başarısını gösteren iki tane ölçüt olduğunu ifade etti. İşçinin, iş yerinin tehlikeli olup olmadığının farkına varması gerekli diyen Erdoğan, meslek hastalıkları ve iş kazalarının sıkça rastlandığı yerlerin sanayiden sayılan iş yerleri, madenler, madenlerdeki tozlardan kaynaklandığını söyledi.
 
Bir dönem sıkça gündeme gelen ve birçok işçinin “Silikozis” adlı ciğer hastalığına yakalandığı kot taşlamacılığından da bahseden Erdoğan, bu sektörün merdiven altı sektörü olduğunu ve başlangıcı itibariyle işçiler bu tehlikelerden hiçbir şekilden haberdar edilmediğini söyledi. 2004 yılında gündeme gelen bu vakaların Erzurum Atatürk Üniversitesinden bir hoca tarafından dünyada duyurulduğunu belirten Erdoğan, bu iş yerlerinin kayıtlı olmayan merdiven altı işletmeler olduğunu söyledi. Birçok kişinin de hayatını kaybettiği kot taşlamacılığı için çok başarılı bir mücadele verildi ve işçiler kayıtsız iş yerlerinde çalışmalarına rağmen çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığından tazminat hakkı elde etiler.

HEDEF MESLEK HASTASI SAYISINI ARTTIRMAK
 
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın bu konuda mevzuatlarının olduğunu belirten Erdoğan, hali hazırda da bütün ülkeyi etkileyecek yasa değişikliği olduğunu söyledi. Buna uygun yönetmelik ve hedefler belirlendi diyen Erdoğan, bakanlığın hedeflerinden birinin de kayıtlı bin olan meslek hastalıkları sayısını 5bine çıkarmak dedi. Yasanın işyerlerinde denetimi arttırmayı da hedeflediğini söyleyen Erdoğan, bu kapsamda işyeri hekimliği uygulamaları da ülke geneline yayılacağını belirtti.
Ülkemizde yakın zamana kadar iş yeri güvenliği ombudsmanlığının hizmeti yalnızca 50 ve üstünde işçi çalıştıran ve sanayiden sayılan işletmeler için söz konusuyken yapılan mevzuat değişikliği artık tüm işyerleri iş yeri hekimliği ve iş yeri uzmanlığı talep ediyor edebilecek.

Meslek hastalığı uzmanlığına dönük Sağlık Bakanlığı ile işbirliği içinde bir düzenleme yapılmadığını belirten Erdoğan, “Türkiye’de meslek hastalıkları uzmanı olmaları için yetişmiş meslek hastalıkları uzmanı olmadığından hiçbir bilim dalı böyle bir kadro açmıyor. Mesela halk sağlığı uzmanı olarak yan dal yapmak istesem bu eğitimi verecek bir yer bulamıyorum” dedi.

TÜRKİYE'DE MESLEK HASTALIKLARI HASTANESİ YETERSİZ
 
İşçinin iş yeri hekimi tarafından yapılan muayenesi sonucunda meslek hastası tanısının konulduğunu söyleyen Erdoğan, yasal sürecin başlaması için hastanın işverene gönderilmesi ve işverenin 3 iş günü içinde Çalışma Bakanlığı’nın Çalışma Bölge Müdürlüğü’ne durumu bildirmesi gerektiğini belirtti.
 
İşçinin hastalığının yaptığı iş ile ilişkisini araştıran ve Meslek hastası tanımının yapıldığı Meslek Hastalıkları Hastaneleri ülkemizde Ankara, İstanbul ve Zonguldak olmak üzere 3 tane. Bu sayının yetersiz olduğunu söyleyen Erdoğan, hastalıkların bu konuda uzman kişiler tarafından tedavi edilmediğinden sorunların büyüdüğünü belirtti.

YASAL SÜREÇ NASIL İŞLİYOR
 
İş yeri hekimi tarafından tanısı konulan hastalığın kişinin yaptığı işe bağlı olup olmadığının araştırılmasının ardından işçiye bir iş veremezlik atfeder ve bunun sonucunda işçi tazminat alır. Meslek hastalıkları listesinde 60 tane hastalık olduğunu söyleyen Erdoğan, “Bu listede yer almayan hastalıklar için süreç uzar ve işçi için mahkemeye kadar gider uzun bir süreç uzar” dedi.

ÜLKEMİZDE MESLEK HASTALIKLARI UZMANI YOK
 
Ülkemizde meslek hastalıkları tanı ve tedavisinde büyük boşluklar var diyen Erdoğan, yaşanan sıkıntıları şöyle anlatıyor:
 
“Ülkemizde meslek hastalıkları uzmanı yok bu nedenle dâhiliye, radyoloji, nöroloji uzmanları bu hastanelere atanabiliyor. Meslek Hastalıkları üzerine uzmanlaşma alaylı bir eğitim diyebiliriz. Bu da şunları getirir beraberinde meslek hastalıkları hastanesinde hangi hastalıklara yoğunlaşılmışsa o hastalık ön plana çıkar.”

İŞ KAZALARININ NEDENİ EKONOMİK YETERSİZLİK
 
Bir dönem özellikle tersanelerde çok sık yaşanan iş kazalarının temel nedeni işverenin ekonomik açıdan yetersizliği olduğunu söyleyen Erdoğan, “İşveren işçi sağlığı ve güvenliğini maliyet olarak görür ve daha da kötüsü bunu kamuoyuna yutturur” dedi.
 
Gerekli önlemlerin alındığında kazaların en aza ineceğini ifade eden Erdoğan, madenlerin de Türkiye’de işçi güvenliği açısından çok tehlikeli olduğunu söyledi. Madenler açısından en büyük tehlikenin grizu patlaması olduğunu söyleyen Erdoğan, Zonguldak’taki madenlere yaptığı bir ziyaret sırasında grizunun kaçınılmaz olmadığını ancak bunun büyük maliyet gerektirdiğini öğrendiğini söyledi.
 
İŞSİZLİK OLUMSUZ ŞARTLARA KATLANDIRIYOR
 
İşçiler tersane ve maden gibi işletmelerin tehlikelerini bilmelerine rağmen çalışmaya devam ediyorlar diyen Erdoğan şunları söyledi:
“İşçilerden istediğimiz şey güvenlikleri ve sağlıkları ile ilgili olumsuzlukları kendilerinin belirtmeleri ve hak talep etmeleri. Ama günümüzde işsizlik en büyük problem olduğundan işçiler işverenden böyle bir talepte bulunamıyor. Tüm olumsuzlara rağmen işlerine devam ediyorlar. Bu nedenler çeşitli sendikalar örgütlenip işçilerin taleplerini gündeme getirmeliler.”

İŞÇİ SAĞLIĞINA YÖNELİK YENİ KANUN YOLDA
 
Yeni çıkan 6331 sayılı işçi sağlığı ve güvenliği yasasına göre, kamu kurumu olan ve 50’den az işçisi olsa dahi iş yeri işçi sağlığı birimi bulundurmak zorunda. 2 yıl sonra yürürlüğe girecek yasa,2014 Haziran ayında da İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde de uygulanacak. Hastanemizde de bu sağlanmak zorunda ve bugünden de hareket geçmeli diyen Erdoğan, “Bunun için 2 yıl beklemeye gerek yok şimdiden gerekli hazırlıklara başlanmalı” dedi. 
 
Focushaber 
" /> Mesleğiniz hastalığınız olabilir - Prof. Dr. Sarper Erdoğan ile söyleşi - İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi

Mesleğiniz hastalığınız olabilir - Prof. Dr. Sarper Erdoğan ile söyleşi

Birçok farklı hastalıkla karşımıza çıkan meslek hastalıkları sayısının resmi kayıtlardaki azlığı sebebiyle ülkemizde hastalığın pek farkına varılmadığını ortaya koyuyor. Türkiye’de meslek hastalıkları ve alınan önlemler üzerine İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sarper Erdoğan ile konuştuk.