Genel Maden-İş Başkanı Eyüp Alabaş ile röportaj

7 Ocakta Kozlu’da bir kömür ocağında meydana gelen kazada 8 maden işçisi yaşamını kaybetti. İşçilere mezar olan maden ocağını bir taşeron şirket işletiyordu. Taşeronluk sistemi giderek yayılıyor ve ana çalışma biçimi haline geliyor. Taşeronlaştırma demek özelleştirme, sendikasızlaştırma, güvencesiz çalıştırma, sosyal hakların gasp edilmesi, iş kazaları ve işçi ölümleri demektir. Kozlu’daki iş cinayetinden sonra taşeronluk sistemine olan tepkiler biraz daha yükseldi. Genel Maden-İş Sendikası, bu sisteme karşı işçi tepkisini ortaya koymak için Zonguldak’ta Emeğe Saygı adıyla bir miting örgütledi. Uzun yıllar sonra Zonguldak’ta en kitlesel işçi mitingi yapılmış oldu. Derneğimiz UİD-DER de mitinge katılarak maden işçilerine destek verdi. Miting sonrasında Genel Maden-İş Başkanı Eyüp Alabaş ile bir röportaj gerçekleştirdik.
Geçmişten gelen sorunların yanı sıra, bir de işçilerin var olan haklarını neredeyse yok eden özelleştirme ve taşeronluk sistemi var. Özelleştirme ve taşeronlaştırma ile beraber madenlerde çalışma koşulları ne hale geldi, anlatır mısınız?
 
Emekçilerin taşeron sisteminden ne kadar rahatsız olduğunu Zonguldak Madenci Anıtı alanında emekçiler göstermiş oldu. Taşeronluk öncelikle örgütlenmenin önünde en büyük engel olmak için düzenlenen bir sistem. Başta örgütlenme olmak üzere, iş güvenliği önlemlerinin yeterince alınmaması, sigorta primlerinin ve maaşların düzenli ödenmemesi, işçi sağlığı hiçe sayılarak iş baskısı yapılması sonuçlarını doğuruyor. Sadece madenlerde değil taşeron uygulamasının olduğu tüm sektörlerde aynı problemler var. Madenlerde insanların hayatı birbirine bağlı olduğu için maden sektörünü daha fazla etkileyebiliyor. En son Kozlu’da yaşamış olduğumuz degaj olayında 8 arkadaşımızı kaybettik. 3 yıldır mahkeme yoluyla süren yetki sürecimiz tamamlanmamış olmasına rağmen, onlar bizim üyemizdi. 8 arkadaşımızı kaybettik ama bugün 180, 280 ya da 580 kişiyi konuşuyor olabilirdik. O yönüyle Kozlu’daki facia dikkatle irdelenmesi gereken bir olay. Oraya bir vardiyada (gündüz vardiyası) 800 kişi içeriye giriyor. Bu yönüyle pek ele alınmadı ama çok daha fazla insan ölebilirdi orada. Taşeron sistemi birçok ailenin, birçok insanın canına kasteden bir sisteme dönüştü. “Taşeron işçileri kıdem tazminatlarını alamıyor, bu nedenle taşeron uygulamasını yeniden gözden geçireceğiz” diyerek süslü paketler sunmaya hazırlanıyorlar, ama biz bunu asla inanmıyoruz. Taşeron bir bataklıktır ve bu bataklığın ıslah edilmesi mümkün değildir. Bu bataklığın kökünden kurutulması gerekir.
 
Yıllardır yüzlerce madenciye mezar olan Zonguldak’ta, son olarak yitirdiğimiz 8 kardeşimizin ardından, taşerona son verilmesi için Emeğe Saygı mitinginde bir araya geldik. Sizin de başınız sağ olsun. Biz, bu acı ölümlerin madencilerin kaderi olmadığını biliyoruz. Bunun kader olmadığını bilen binlerce emekçi bugün ölümlerin durması, işçilerin can güvenliğinin sağlanması için haykırıyorlar. Siz kazaların nedenlerine dair neler söyleyeceksiniz?
 
Türkiye iş kazalarında Avrupa’da birinci, dünyada üçüncü sırada.  Yapılan istatistiklere göre, bu kazaların %90’ı önlenebilir nitelikte. Bu, Çalışma Bakanı’nın bizzat kendisinin söylediği bir ifade. Son kazayla ilgili olarak eksikliklerin neler olabileceğini biz biliyoruz. Kazanın olduğu gün bunu ben Çalışma Bakanı’na bizzat iletmiştim. Dikkatle incelenmesi gerektiğini de söylemiştik. Dolayısıyla teknik raporlar incelenmeden bunu kamuoyuna açıklamak doğru değil. Zonguldak’ta herkes madenci. Ben de uzun yıllar madende çalıştım. Yapılanları, konuşulanları az çok incelediğimizde bunun kesinlikle bir iş cinayeti olduğuna, gerekli tedbirler alınmış olsaydı bu kazanın önlenebileceğine inanıyoruz. Aldığımız ilk bilgiler de bunu gösteriyor. Madenciliği bildiğimiz, oradaki eksikliklerin neler olabileceğini görüp değerlendirebildiğimiz için biz buna iş cinayeti dedik.  Biz Genel Maden-İş olarak 2004 yılında taşeron sistemiyle ilgili yaptığımız açıklamada; taşeron şirketlerin, maliyeti arttıracağı gerekçesiyle önemli bir takım eksiklikleri gidermeyebileceğini, havzada literatüre bile girmemiş kazalara sebebiyet verebileceğini öngörmüştük. Taşeron artık tüm işçilerin canına kast eder hale geldi. 2012 yılında akılda kalan iş cinayetlerinin tamamının taşeronlarda meydana geldiğini görüyoruz. Bu yüzden taşeron bataklığının kurutulması gerektiğini söylüyoruz.
 
Madenlerde ölümlerin son bulması sizce nasıl mümkün olacak? İşçi ölümlerinin son bulması için Genel Maden-İş bu eylemin ardından neler yapacak?
 
Taşeron, sadece Zonguldak’ın ve madencilerin meselesi değil. Bu artık Türkiye’nin, emek hareketinin meselesi. Öğretmenlerin bile taşeron sisteminde çalıştığı bir düzene dönüştü. Bu; emek cephesi oluşturarak herkesin birlikte durdurabileceği, herkesin birlikte hareket ederek ortadan kaldırabileceği bir mesele. Bu, artık Genel Maden-İş’in ve Türk-İş’in problemi değil sadece. Bu mesele artık Türkiye’nin problemi haline geldi. Buradaki miting sonuç değil bir başlangıç olmalı. Bundan sonra taşeron belasına karşı ortak hareket etmeli ve ortak kazanımlar elde etmeliyiz. Bunun başka türlü yolu olmaz. Maden işçisi her zaman eyleme hazırdır. Maden işçisi hiçbir zaman yüreğinin kıpırtısını sağlayan o eylemci ruhunu kaybetmedi. Siz yeter ki doğru kararlar verin, doğru önderlik yapın. Onlar her zaman emek hareketine yapılan saldırılara karşı duruşunu sergileyecektir.
 
Teşekkür ederiz.