Toroslarda nükleer atık saknalacak

Karadeniz İsyandadır Platformu’nun düzenlediği “Forum Karadeniz” panelinde HES karşıtı mücadele deneyimleri konuşuldu. İki gün süren etkinlikte HES için verilen hukuk mücadelesi, medyanın rolü ve sanatın mücadeledeki yeri gibi konular yer aldı.

İstanbul Beşiktaş’ta bulunan TMMOB Mimarlar Odası’nda Karadeniz İsyandadır Platformu’nun ev sahipliğinde düzenlenen “Forum Karadeniz” etkinliğine yoğun katılım vardı. İki gün süren Forum Karadeniz’de HES mücadelesi deneyimleri, medya ve sanat başlıklarında yapılan atölyelerde enine boyuna tartışıldı.

2 Mart Cumartesi günü saat 10.30’da başlayan etkinlikte moderatörülüğünü Cemil Aksu’nun yaptığı panele KESK’e bağlı Tarım Orkam-Sen(Tarım, Orman Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası) üyesi Şenay El Hüseyni, Metalürji Mühendisi Cemalettin Küçük, Sinop Üniversitesi Öğretim Üyesi İrfan Mukul ve Halkın Demokratik Kongresi (HDK) Ekoloji Komisyonu üyesi Yusuf Gürsucu katıldı.

‘Toroslar nükleer atıkların saklanacağı bölge olarak konuşuluyor’
 
Çeşitli bölgelerde HES’lere karşı verilen mücadelenin tartışıldığı ve katılımcıların örnekler üzerinden sunum yaptığı panelde Sinop Üniversitesi Öğretim Üyesi İrfan Mukul Mersin Akkuyu’da kurulmak istenen nükleer termik santrali için nükleer tesis kurulacak bölgede soğuk suyun olması gerektiğini belirterek, “olası bir tehlikede soğutmanın soğuk suyla yapılacağını ancak Akdeniz’de su sıcaklığının bu seviyenin üzerinde olduğunu dolaysıyla burada kurulacak bir tesisin böyle bir tehlike anında felakete davetiye çıkaracağını” belirtti. Mukul, Akkuyu’dan çıkacak nükleer atıkların nerede saklanacağı konusunda ise Torosların bölge olarak konuşulduğunu öne sürdü.

Panelden sonra saat 13.00’da başlayan “Mücadele Atölye” bölümünde Karadeniz ve diğer bölgelerde HES projelerine karşı verilen mücadeleler konuşuldu. Tokat Tozanlı, Kastamonu Loç, Trabzon Solaklı, Sinop Gerze’den gelen katılımcılar HES mücadelelerindeki hukuki süreçleri ve devam eden projelere karşı hangi mücadele yöntemlerinin etkili olabileceğini tartıştı. Solaklı Vadisi’nde yapılmak istenen HES’e karşı mücadele veren Ali Tatlı, yaşanan süreci anlatırken “CHP’nin doğadan sorumlu Milletvekili Şafak Pavey’e neler yapabilecekleri konusunda destek isteyen bir mail attığını ancak Pavey’in kendisine ‘AKP’nin elinden her şey geliyor, ben sizin için ne yapayım’ şeklinde geri dönüşte bulunduğunu” belirtti.

Panelin ardından Efkan Bolaç’ın yönettiği ve HES projelerine karşı hukuki kazanımların konuşulduğu bir forum yapıldı.

Sayısal veriler nükleer felaketin boyutunu açıklıyor 
 
Panelde nükleer santrale ilişkin sayısal veriler paylaşıldı. Çernobil kazasından sonra Karadeniz teknik Üniversitesi’nin yaptığı araştırmaya göre kan kanseri sıklığının yüzde 286, kemik iliği sıklığının yüzde 250, çocukluk çağının kan kanseri sıklığının yüzde 250 arttığı belirtildi.

Japaonya’nın Fukuşima kentinde meydana gelen nükleer facianın sonuçlarına ilişkin verilerde ise Fukuşima kazasından sonra 100 bin civarında insanın evlerini terk etmek zorunda kaldığı, birçok gıdada yüksek seviyede kanserojen sezyum maddesinin tespit edildiği, 22 milyon ton radyasyonlu molozun sadece yüzde 6’sının kaldırılabildiği bilgileri verildi.

Etkinliğin ikinci günü medyanın rolü üzerine yapılan bir panelle başlarken, öğleden sonra yapılan ikinci bölümde sanatçıların katkıları ve son bölümde mücadelelerin ortaklaştırılması için neler yapılabileceği konuşuldu.