Türkiye'nin yeni Çernobil'i 'kentsel dönüşüm' olacak

İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Yapı İşletmesi Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Emre Gürcanlı, kentsel dönüşüm bölgelerinde binaların toplu şekilde patlatılarak yıkılmasının, binalarda kullanılan asbesti toz halinde çevreye yayacağı, enkaz kaldırma işlerinde çalışanların ve çevredeki halkın bundan etkilenmesinin Türkiye’de büyük kanser dalgasına yol açacağı uyarısında bulundu. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı hekimlerinden Coşkun Canıvar, asbest tozlarına solumayla maruz kalınmasının birkaç on yıl içinde kendini gösterecek ölümcül hastalıklara yol açacağına dikkat çekti ve hastalanan insanları son dönemlerinde göğüs duvarı ağrıları nedeniyle son derece ıstıraplı bir ölümün beklediğini kaydetti.

Uluslararası Çalışma Örgütü verilerine göre pek çok ülkede yasak olmasına karşın dünyada her yıl 125 milyon kişi çalışma ortamında asbeste maruz kalıyor, her yıl 100 bin kişi de çalışma ortamındayken asbeste maruz kaldıkları için hayatını kaybediyor. Çalışma ortamının dışında da solumayla asbeste maruz kalındığında asbest kansere neden olduğu biliniyor. Bunun için uzaklara gitmeye de gerek yok, Türkiye’de her yıl 700 kişi (bilinen) çevresel asbeste maruz kaldığından dolayı ölüyor.

ÇEVREYE YAYILACAK
 
Ama hâl böyleyken ve tehlike büyükken, bizzat Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın açıkladığı rakamlara göre 6.5 milyon binanın asbest riski gözetilmeden 440 kilogram patlayıcı kullanılarak 2020 yılına kadar yıkılması planlanıyor. Yıkımlar başladı bile… Ancak önlem alınması için geç değil. Doç. Dr. Emre Gürcanlı, 2010 yılına kadar yapılan tüm binalarda asbest maddesi kullanıldığını vurgulayarak, büyük riske dikkat çekerken, İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) çatısı altında toplanan bilim insanlarının da uyarılarını sürdüreceklerini ifade etti.

ASTRONOT GİBİ GİYİNMELİLER
 
Doç. Dr.Gürcanlı, "6.5 milyon konutu yıkacağız diyen bir iktidar var karşımızda. Mahallelerdeki her yıkıntı, toz demek, asbest demek, kanser riski demek… Bunlarla ilgili bir önlem alınıyor mu? Hiç sanmıyorum. Yıkıntı, hafriyat asbestli malzemeden ayrıştırılıyor mu? Hiç sanmıyorum, hiç tanık olmadım! Bunun için ciddi ciddi bir risk analizi yapılması ve uzmanların, yalnızca asbest maruziyeti konusunda uzmanların yıkımlarda hazır olması gerekiyor. Şöyle söyleyeyim, bir işçinin asbeste maruz kalmaması için neredeyse bir astronot gibi giyinmesi gerekir. Ama böyle bir şey yok ve şu an binlerce inşaat işçisi tehdit altında. Binlerce mahalle sakini için de durum aynı" dedi

YOĞUN SOLUMA YETER NEDEN
 
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı hekimlerinden Dr. Coşkun Canıvar de binaların önlem alınmaksızın patlayıcılarla yıkılmasının büyük hata olduğunu ifade etti. Canıvar, binalardaki asbestli malzemelerin diğer ülkelerde olduğu gibi izole edilerek sökülmesi gerektiğini kaydetti. Gürcanlı gibi İstanbul İş Sağlığı ve İş güvenliği Meclisi üyesi olan hekim Canıvar, kentsel dönüşüm alanlarında çevreye toz halinde yayılan asbestin hem çalışanlar hem de yayıldığı alandaki yurttaşlar için tehdit oluşturduğunu, toz yığınını yoğun solumanın kansere yakalanmak için yeterli neden olduğunu kaydetti.

Uzmanlık alanlarından biri olan asbestin yol açtığı hastalıklara ilişkin hekim Canıvar, "Solunum yoluyla vücuda giren asbest tozları, akciğer zarı kanseri, akciğer zarında lezyonlar, zarlar arası sıvı toplanması ve akciğer dokusunun birikime bağlı sertleşerek yapı ve fonksiyonunun bozulması şeklinde birçok hastalığa yol açmaktadır. Bunlar arasında mezotelyoma maruziyete bağlı en önemli neden olup, hastaların son dönemlerinde göğüs duvarı ağrıları nedeniyle son derece ıstıraplı bir ölüme neden olmaktadır" dedi. Canıvar asbestten kaynaklı hastalık belirtilerinin 20 yıl içinde ortaya çıkacağını da sözlerine ekledi.

Asbest, binalarda genelde nerelerde bulunur?

- Bazı tavan kaplamalarında
- Isı ve yangın yalıtımı için kullanılan izolasyon malzemeleri ve panellerinde
- Kazanlarda ve borularda kullanılan ısı yalıtım malzemelerinde
- Çelik yapıların yangına karşı korunması için kullanılan malzemelerde
- Elektrikli araçların yalıtımında kullanılan bazı kağıt çeşitlerinde
- Bitümlü çatı kaplama malzemelerinde
- Vinil veya thermoplastik zemin döşemelerinde
- Asbestli çimento ürünleri  olarak oluklu çatı kaplamaları ve  duvar kaplamalarında
- Tekstil sektöründe kullanılan bazı iplik türlerinde
- Yukarıdaki malzeme ve araçlar asbestin genelde bulunduğu yerler olmakla birlikte asbestin, daha pek çok malzemede bulunabileceği göz ardı edilmemelidir. Asbestin bulunmadığı birkaç malzeme arasında cam, katı ahşap kapılar, taş ve tuğlalar sayılabilir. Bazı tadilat ve  inşaat işlerinde içinde asbest ihtiva edildiğinden  şüphelenilen  malzemeler bilinçsizce kırılıp, parçalanıp, hasar verilerek içeriği incelenmeye çalışılmaktadır. Bu asla yapılmamalıdır.

HASARLI İSE DİKKAT EDİLMELİ
 
Asbest içeren malzemenin miktarı ve durumu asbest liflerinin havaya  yayılma potansiyelini belirler. Asbest içeren malzemenin durumu birkaç soruyla kabaca öğrenilebilir.
 
- Malzemenin yüzeyi hasar görmüş mü, çizik varmı?
- Yüzeydeki izolasyon malzemesi  kabarmış mı yada parçalanmış mı?
- Malzeme temelden yada ana malzemeden ayrılmış mı?
- Malzemeyi koruyan kaplama eksik yada hasarlı mı?
 
Eğer asbest içeren malzeme kötü durumdaysa gerekli onarım ya da mühürlenme, kapatılma ve sökülme işlemi uzmanlar tarafından yapılmalıdır.
 
Binanın asbest içeren yerleri belirlendiği taktirde, bir çizim veya başka bir kayıt vasıtasıyla işaretlenmeli ve mümkünse miktarı, durumu ve tipi hakkında bilgi verilmelidir.