(10) Ordu'da 'Nasıl Bir Üniversite İstiyoruz?' paneli düzenlendi

Ordu'da, Eğitim-Sen Ordu Şubesi ve Akademi Susmayacak Platformu tarafından “İnsan, Toplum, Doğa İçin, Nasıl Bir Üniversite İstiyoruz?” başlıklı bir panel gerçekleştirildi.

Ordu’da “İnsan, Toplum, Doğa İçin, Nasıl Bir Üniversite İstiyoruz?” başlığı taşıyan bir panel gerçekleştirildi. Panele Prof. Dr. İzzettin Önder, Prof. Dr. Beyza Üstün,Prof. Dr. Cem Terzi, Prof. Dr. Mehmet Türkay,Yrd. Doç. Dr. Berna Güler Müftüoğlu konuşması olarak katıldı.

"Rektörler garnizon komutanı gibi"
 
Panelde ilk sözü alan Cem Terzi, küreselleşme ve neo-liberalizm ile üniversitelerin sermaye sınıfının ideolojik saldırısı altına alınmaya çalışıldığını belirterek, AKP iktidarının üniversiteleri bir fesat yuvası olarak gördüğünü, bilime ve bilim insanlarına bundan dolayı saldırıların arttığını ifade etti. Terzi, “İzge Günal’ın taşeron işlerin işten çıkarılmasına karşı yürüttüğü mücadele sonucunda üniversiteden uzaklaştırılması, Onur Hamzaoğlu’na yapılan saldırılar, Beyza Üstün’ün HES’lerle ilgili yürüttüğü mücadelesinden dolayı çevre bakanı tarafından tehdit edilmesi, Seydi Çelik’in Komünist Manifestoyu okuttuğu için soruşturma açılmasını, en son Ordu Üniversitesi Ünye İİBF Eğitim-Sen’li Öğretim Görevlilerine yapılanlar bu duruma örnek olarak verilebilir” dedi. YÖK’ün rektörlerinin garnizon komutanları gibi hareket ettiğini ve disiplin yönetmeliğini de kullanarak akademisyenleri baskı altına almaya çalıştığını belirten Terzi, YÖK’e karşı birlikte mücadele edilmesi gerektiğini belirterek, Ünye’deki akademisyenlere de sahip çıkma çağrısı yaptı.

"Eğitim 'girişimci yetiştirmek' üzerine kurulu"
 
Berna Güler Müftüoğlu ise üniversite-sanayi işbirliği ile eğitimin “girişimci yetiştirme” mantığına hapsedildiğini, üniversitelerdeki dönüşüm sonucunda sadece sermaye projelerine destek verildiğini ve sertifika programları ile de kamu kaynaklarının yağmalandığını belirtti. Bu duruma karşı duran akademik kadro üzerinde baskıların arttığını ifade eden Müftüoğlu, Ünye’deki akademisyenlere yapılan saldırıların püskürtüleceğini belirtti.

"Örgütlü mücadele şart"
 
Beyza Üstün ise öğrenci ve hocaların ehlileştirilmeye çalışıldığını belirterek, buna karşı mücadele edilmesi gerektiğini söyledi. Üniversitelerdeki akademisyenlerin sorunları ve mücadelesiyle, derelerine sahip çıkan insanların mücadelesinin aynı olduğunu belirten Üstün, “Bu kapitalizmin insanların yaşam ve özgürlük alanlarını ele geçirme saldırısıdır , buna karşı örgütlü mücadele şarttır” dedi. Bakanlıkların akademisyenlerin araştırma alanlarını sınırlandırdığını ve ödenek vermeyerek baskı altına almaya çalıştığını ifade eden Üstün, toplanan verilerin halkla paylaşılmasının yasaklandığına ve akademisyenlere konferanslara katılma yasakları getirildiğine de dikkat çekti. Üstün buna karşı örgütlenme ve dayanışma ağlarının zorunlu olduğunu belirterek sözlerini sonlandırdı.

"Halkımız bunları def edecek"
 
Son sözü alan İzzettin Önder ise 12 Eylül sonrası YÖK’e karşı mücadele etmeyip, istifa eden akademisyenlere kırgın olduğunu belirtti. Artık savunma değil, sisteme karşı saldırıya geçilmesi gerektiğini söyleyen Önder, Türkiye’de halkı emperyalizmin kucağına atan bir iktidar olduğunu ifade etti. AKP iktidarının 4+4+4 eğitim modelinin Alman faşizminin sarı saçlı, mavi gözlü saf ırk yaratma modeliyle aynı olduğunu belirten Önder, “Bu iktidarın artık kime hizmet ettiği anlaşılmalıdır. Halkımız artık bunları def edecektir” dedi. Önder Ünye’deki akademisyenlere yapılan baskıları kınadığını buna karşı duracaklarını belirterek sözlerini sonlandırdı.