Zonguldak’ta maden işçilerin eylemleri, son 4 ayda belirgin bir artış gösteriyor. Geçtiğimiz Ekim ve Kasım aylarında, Kozlu ve Gelik ocaklarında çalışma koşulları ve iş sağlığı ve güvenliği nedeniyle iş bırakmalar oldu. Kozlu’da 8 maden işçisinin katledildiği Star taşeron şirketine bağlı taşeron maden işçileri, sendika ve TİS hakkı, çalışma koşullarının düzeltilmesi ve işçi sağlığı ve güvenliği için ocağa inmeme eylemi yaptı. En sonu, GMİS Zonguldak’ta taşeronluğa karşı ve işçi sağlığı ve güvenliği için “Emeğe Saygı” mitingi düzenlemek durumunda kaldı, mitinge 20 bin işçi katıldı. Kozlu’da taşeron maden işçilerinin eylemleri mitingten sonra da sürdü ve kazanımla sonuçlandı. Zonguldak madenlerinde bir eylem daha, bu kez Karadon ocağından geldi.
Türkiye Taşkömürü Kurumu(TTK) Karadon Müessesesi maden ocağında çalışan maden işçileri, kuyu dibinde kapıların kilitlenmesine tepki göstermek amacıyla 4 saat ocaktan çıkmama eyleminde bulundu.
Genel Maden İşçileri Sendikası(GMİS) ile müessese müdürlüğü yöneticilerinin görüşmesi olumlu netice verince, kendilerini ocağa kapatan 08.00 vardiyası işçileri, eyleme son verdi.
Yeni Servis Kuyusu’ndan çıkmayan işçileri dışarıda bekleyen 16.00 vardiyası işçilerinden Taner Kırtay, “İşimizi bitirdikten sonra kuyu dibine geldiğimizde kapılar kilitli olduğu için dışarıya çıkamıyoruz.
Kuyu dibinde terli bir şekilde beklerken rüzgar akımına kapılarak hasta oluyoruz. Bu da iş verimimizi düşürüyor. O kadar işçi kapıların açılmasını bekliyor. Aşağıda işçiler beklerken Allah korusun bir iş kazası yaşandığını düşünmek bile istemiyorum.” dedi.
İşçiler adına olumlu söz alınmasının ardından GMİS Genel Başkanı Eyüp Alabaş, işçilerin alkışları ve “Baskılar bizi yıldıramaz.” sloganları eşliğinde kuyu başına geldi.
GMİS Genel Başkanı Alabaş, gazetecilere yaptığı açıklamada, “TTK Karadon müessesemizde işçi açıkları nedeniyle iş baskısı yapıldığı ve her türlü özveriye rağmen kapıların kilitlenmesinin işçilerimiz üzerinde psikolojik olarak baskı oluşturduğunu daha önce kurum yetkililerine iletmiştik. Bunlara rağmen bir adım atılmaması üzerine işçi arkadaşlarımız ocaktan çıkmama haklarını kullandılar.
Müessese müdürü ve TTK Genel Müdür yardımcısıyla müzakere edilerek belli noktalarda anlaşıldı. Şu anda arkadaşlarımız da ocaktan çıkacaklar. Eylemi kazasız belasız bir şekilde sonlandırarak ocaktan çıkan işçilerimize teşekkür ediyorum” dedi.
Alabaş, yer altında en ağır şartlarda madencilik yapan işçilerin psikolojik taciz olarak uygulandığı gerekçesiyle başlattıkları eylemlerinde haklı olduğunu savunarak, “Toplu sözleşme şartlarına uymasına rağmen çıkış saatlerine kadar kapıların kilitlenmesi arkadaşlarımızın üzerinde psikolojik olarak etki bırakıyor. Kendilerini sanki hapishanede kalıyormuş gibi hissediyorlar.” şeklinde konuştu.
Daha sonra 4 saat kendilerini ocağa kapatan işçiler, anlaşma sağlanması üzerine işçi kafeslerine binerek kuyu başına çıktı. Eylemci işçilerin dışarıya çıkışı sırasında ocağa girmek için mesai arkadaşları da alkış ve sloganlarla destek verdi.
Ocaktan çıkarak kartını okutan işçilerden Sedat Demirtaş, şunları söyledi: “Kapılar yüzümüze kilitleniyor. Erken çıkış yok. Giriş çıkışlarda hep sıkıntı yaşıyoruz. Sorunun çözüldüğünü duyunca eyleme son verdik. Çalışmalarda, üretimde herşeye olumsuz yansıyor.
Kötü muameleye maruz kalıyoruz. Buradaki hikaye bizim erken çıkıp çıkmamamız değil; hak etmediğimiz kötü muamele yapılmasıdır. İşçi olarak bunu hak etmiyoruz. Emeğe saygı istiyoruz.”