Meslek Odaları ve Demokrasi - Prof. Dr. A. Özdemir Aktan

Sağlık, bedensel, ruhsal ve sosyal yönden iyilik hali olarak tanımlanmaktadır. Demokrasinin ve özgürlüklerin kısıtlandığı bir toplumda tam bir sağlık halinden söz edilemez. Diğer meslekler için de benzer bir durum söz konusu olduğundan meslek odalarının üyelerinin özlük hakları yanında, ülkenin sorunları ile ilgilenmesi kaçınılmazdır. Meslek odaları bunların da ötesinde sendikalaşmanın çok zayıf olduğu ve meslek sendikaları kurmanın mümkün olmadığı Türkiye’de ister istemez sendikal faaliyetlerde de bulunmak durumunda kalmaktadır.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) 1953 yılında 6023 sayılı yasa ile kurulmuş olup Türkiye’deki tüm hekimlerin tek çatı örgütüdür. TTB, 65 ildeki Tabip Odaları ile birlikte hizmet vermektedir. TTB ve diğer meslek odaları Anayasa’nın 135. Maddesinde yer alan kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları başlığı altında anayasal bir dayanağa sahiptir.
 
Anayasa bu meslek odalarına “bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlâkını korumak” görevi vermektedir. Bu düzenleme ile meslek odaları bir sivil toplum örgütü değil, kamu kuruluşu tüzel kişiliğinde bir demokratik kitle örgütüdür. Anayasa’ya göre kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli görevlerde çalışanların meslek kuruluşlarına girme mecburiyeti aranmaz ancak özel sektörde çalışanların üyeliği zorunludur.

Sağlık ve odalar
 
Bu düzenleme ile görev yapan meslek odaları arasında akademik meslek odaları olarak tanımlanan TTB, Türk Eczacılar Birliği, Türk Diş Hekimleri Birliği, Türk Veteriner Hekimler birliği, Türk Mimar ve Mühendis Odaları Birliği (TMMOB), Türkiye Barolar Birliği ve Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) ayrı bir yer tutmaktadır. Bu meslek odaları, diğer sivil toplum örgütleri gibi demokrasinin vazgeçilmez parçalarıdır.
 
Sağlık, bedensel, ruhsal ve sosyal yönden iyilik hali olarak tanımlanmaktadır. Demokrasinin ve özgürlüklerin kısıtlandığı bir toplumda tam bir sağlık halinden söz edilemez. Diğer meslekler için de benzer bir durum söz konusu olduğundan meslek odalarının üyelerinin özlük hakları yanında, ülkenin sorunları ile ilgilenmesi kaçınılmazdır. Meslek odaları bunların da ötesinde sendikalaşmanın çok zayıf olduğu ve meslek sendikaları kurmanın mümkün olmadığı Türkiye’de ister istemez sendikal faaliyetlerde de bulunmak durumunda kalmaktadır.
 
Liberal Düşünce Topluluğu 2010-2011 yıllarında yaptığı ‘Türkiye’de Kamu Kuruluşları Niteliğindeki Meslek Kuruluşları Kamuoyu Araştırması’nda 9 meslek odasını siyasi duruş, şeffaflık, denetim, katılım, zorunlu üyelik, hesap verilebilirlik, seçim süreçleri, demokratik duruş açısından 2 bin 500 denek ile değerlendirilmiş ve şu sonuçlara ulaşmıştır.

Yüksek güven
 
1. Araştırmada TTB ve tabip odaları topluma yakın olma oranı en yüksek meslek odası (yüzde 80 topluma yakın demekte) ve hükümetin odaya en az etkili olduğu meslek odası olarak belirlenmekte,
2. Odanızın genel olarak demokratik yapıda olduğunu düşünüyor musunuz sorusuna yüzde 65 kesinlikle, yüzde 18 yüksek oranda evet demekte,
3. Yönetimin çalışma tarzı demokratik mi? sorusuna TTB için yüzde 72 ile en yüksek oranda evet denmekte,
4. Sizce odanız sizi temsil ediyor mu? Odanızdan genel olarak memnun musunuz? Sorularına en yüksek evet yanıtı tabip odalarına gelmektedir.
Buna rağmen (belki de bu nedenle) meslek odalarını güçsüz bırakma çalışmaları devam etmektedir. Meslek odalarının mali kaynakları kısıtlanmakta, seçim sistemleri ile oynanmaktadır. TÜRMOB için bu gerçekleşti, TMMOB için taslak halen beklemektedir. Nisbi temsil yönetim kurullarını çalışamaz kılmak amacı taşımaktadır. Yönetim kurullarının bir icra organı olduğu göz önüne alınırsa Bakanlar Kurulu’nda nasıl bir nisbi temsil söz konusu değilse, yönetim kurulu için de olmamalıdır. TTB açısından bakıldığında değişik odaların değişik siyasal görüşleri temsil etmekte olduğu görülmekte ve odaların temsilciler kurullarında, genel yönetim kurulunda temsiliyet açısından bir sorun yaşanmamaktadır.
663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Sağlık Bakanlığı bünyesinde oluşturulan Sağlık Meslekleri Kurulu ile dünyanın tüm demokratik ülkelerinde meslek örgütleri tarafından yerine getirilen etik kodların oluşturulması ve disiplin cezalarının verilmesi başta olmak üzere birçok işlev özerk TTB nin elinden alınarak iktidarın emrine verilmektedir. Gelişmiş ülkelerde ise meslektaşların çalışma izni, mesleki gelişmesi ve disiplin soruşturması gibi görevler meslek odaları tarafından yerine getirilmektedir.

Amaç geriletmek
 
Yeni Anayasa çalışmalarında basına sızdırılan haberler arasında birden fazla meslek odasının kurulmasının önünün açılması, zorunlu üyeliğin tamamen kaldırılması ve meslek odalarının anayasal güvence altına alınmaması gibi değişiklikler planlandığı anlaşılmaktadır. Bu değişikliklerle meslek odalarını bir dernek  yapısına geriletmek amacı açıktır. Daha demokratik ve özgürlükçü bir anayasa özlemi çekilen ülkede, meslek odalarının ve tüm aykırı seslerin meclis çoğunluğuna dayanılarak yok edilmeye çalışılması arzulanan ortamın oluşması için daha uzun süre beklenilmesi gerekeceğini göstermektedir.