Boğaziçi Üniversitesi'nde düzenlenen Emek Haftası'nda konuşan akademisyen Erdem Yörük, zorunlu göç politikaları nedeniyle Türkiye'deki en kötü işleri yapanların Batı'ya göç etmek zorunda kalan Kürtler olduğunu belirtti, "Artık Kürtler proleterleşmiş ve proleterya da Kürtleşmiştir" dedi.
Boğaziçi Üniversitesi emekçileri ve öğrencilerinin gerçekleştirdiği "Emek Haftası" etkinliklerinin son gününde "Emeğin göçü" konuşuldu.
İlk konuşmayı yapan Koç Üniversitesi'nden öğretim görevlisi Erdem Yörük, neoliberal düzenle işçilerin kazanılmış haklarının geri alındığını belirtti. Türkiye'de 1980 darbesi ile işçileri örgütleyen solcu ve sendikacıların cezaevlerine atılarak işçilerin örgütlenmesinin engellendiğini hatırlatan Yörük, "Darbenin ardından 90'lar ile birlikte yeni taşeron ağları kuruldu. İşçiler sigortasız, güvencesiz, korunaksız koşullarda çalışmak ve yaşamak zorunda kaldılar. Formel sektörün yokoluşuna ve işçi sınıfının enformelleşmesine şahit olduk" dedi. Kayıt dışı çalışan işçi sayısının her geçen gün arttığını vurgulayan Yörük, "İşçi sınıfının demografik yapısı değişmiştir" ifadelerini kullandı.
AKP ile birlikte İslami hareketin varoşları ve sokakları örgütleyen bir hareketten devleti yöneten bir anlayışa evrildiğini hatırlatan Yörük, "90'lar sonrası enformelleşmeye karşı batıda yükselen işçi hareketleri ve bölgedeki Kürt hareketinin serhildanları, her ne kadar bu iki büyük toplumsal hareket arasında organik bir bağ olmasa da, devleti zor duruma sokmuştur. Devlet kendisine tehdit olarak gördüğü Kürt hareketini bastırmak için zorunlu göç politikalarını başlatmıştır" dedi.
Zorunlu göç politikalarından bu yana Türkiye'deki en kötü işleri yapanların batıya göç etmek zorunda kalmış Kürtler olduğunu hatırlatan Yörük, "Artık Kürtler proleterleşmiş ve proleterya da Kürtleşmiştir" dedi. AKP'nin neoliberal hegemonyasına karşı en büyük muhalefetin sokakları ve 'varoşları' örgütleyen Kürt hareketi ve sosyalistler olduğunu vurgulayan Yörük, !Halkların Demokratik Kongresi'ndeki Kürt hareketi ve sosyalist hareketin birlikteliği sokakları ve 'varoşları' örgütleyerek devleti ve AKP'yi zora sokacaktır! diyerek sözlerini sonlandırdı.
Etkinlik Teksim işçileri, Şişe Cam işçileri, THY işçileri, İTÜ'lü Asistanlar, İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenlerin Aileleri ve Tekel işçilerinin katılımıyla gerçekleşecek "Direnenlerin Buluşması" oturumuyla devam edecek.