Uludağ Milli Parkı’nda başlatılan turizm odaklı yapılanmalar kentin en büyük doğa yapısını tehdit ediyor. 3500 ağacın kesilmesi planan projeye karşı doğaseverler 27 Temmuz Cumartesi günü Sarıalan’a çıkıyor
Uludağ’ın başı son günlerde yaşanan ağaç kıyımlarıyla dertte. Uludağ Milli Parkı’nda başlatılan turizm odaklı yapılanmalar parkın doğallığını çoktan bozmuş durumda. Gezi Direnişi ile gündemden düşmeyen AKP’nin doğa katliamlarına böylelikle Uludağ’da eklenmiş oldu.
Türkiye’de 1956 ile kabul edilen yasa ile milli park kavramı ortaya çıktı. Milli Parklar “Bilimsel ve estetik bakımdan, millî ve milletlerarası ender bulunan tabii ve kültürel kaynak değerleri ile koruma, dinlenme ve turizm alanlarına sahip tabiat parçalarıdır.” Bu yasa sonucunda Uludağ 1961 yılında milli park kapsamına alınarak koruma altına alındı. 1963 yılında açılan teleferik hattı ile şehri Uludağ’a bağlayarak yatırımların arttırılması da hızlandırılmış olundu.
Bir Recep Tayyip Erdoğan klasiği: “Uludağ’ı Davos yapın!”
Bursa ve Türkiye açısından önemli bir gelir kaynağı sağlamasıyla yatırımcıların sürekli devam eden ağaç kesimleri yıllardır bölgede devam etmekte. Geçtiğimiz yıllarda da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Uludağ’ı Davos yapın talimatı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Bursa Büyükşehir Belediyesi’de harekete geçti. 2006 yılında hazırlanan proje ile Uludağ Oteller Bölgesi’ni yeniden yapılandırarak sermayenin bölgedeki talanını arttırmaktı. Ancak Doğader’in açmış olduğu davalarla otellerin bölge için bir ihtiyaç belirtmediği vurgulanmış ve proje iptal edilmişti. Davalardan dolayı yatırım yapacak iki firma ihaleden çekilmek zorunda kalmıştı.
Geçtiğimiz günlerde yapılan açıklamalarla projenin tekrardan gündeme geldiği ortaya çıktı. Şehir merkezinden günlük 18 bin kişinin Uludağ’a teleferikle taşınması projesi için belediye bir firma ile çalışmalara başladı. Oteller bölgesi dışında kalarak 2. Bölge olarak adlandırılan ve dokunulmazlığı bulunan alanda yeni otellerin yapılması için çıkarılan yasalarla Uludağ rant merkezi haline getirilmeye çalışılıyor. 2. Bölgeye yapılacak kongre merkezi ve bin 500 araçlık otoparkla bölgenin dokunulmazlığı ve bütün özelliği yok ediliyor. Aslında teleferik projesi ile toplu ulaşımı arttırmaktan bahseden belediye, yapacağı otopark ile projenin çelişkisini gözler önüne de seriyor. Doğaseverler dağa ulaşım açısından en iyisinin teleferik olduğunu savunmasına rağmen projenin bu kadar yüksek sayıda insanı taşıyacak şekilde yapılmasının altındaki asıl nedenlerin açıklanmasını talep ediyor. Doğader Derneği’nin üç defadır yaptığı bilgi edinme başvuruları da cevapsız kalmış durumda.
Bu sefer 3-5 değil, 3500 ağaç!
Yapılacak proje için ağaç kesimlerine başlandı. Eski teleferik hattı şehirden başlayarak Uludağ Oteller bölgesinden bir önceki durak olan Sarıalan’a kadar uzanmaktaydı. Şimdi Sarıalan’dan 2. Bölgeye kadar uzayacak olan teleferik için çalışmalar geçen hafta başladı. Ve bu sefer 4,5 kilometrelik hat için Uludağ’ın 3 bin 500 ağacı kesiliyor. Ağaçların şu an üçte biri kesildi. Teleferik projesinin en zararsız ulaşım olduğu konusunda bir uzlaşım olması dışında belediye rüzgara dayanıklı olacağının üzerinde sık sık durarak hiçbir ağacın kesilmeyeceğini belirtmişti. Ancak şimdi rüzgarı bahane ederek, teleferiğin daha alçaktan gitmesi gerektiğini belirtip, ağaçların kesilmesi için çalışmalarını hızlandırdı. Bursa Barosu Çevre Hukuku Komisyonu ve Doğader, projenin durdurulması için geçtiğimiz hafta Salı günü yürütmeyi durdurma kararı başvurularında bulundu. Hala cevabın gelmemesi nedeniyle ağaç kesimleri aralıksız devam ediyor.
Doğaseverler Uludağ’daki ağaç kesimlerini durdurabilmek ve yaşanan bu duruma dikkat çekebilmek için 27 Temmuz Cumartesi günü Sarıalan’a çıkıyor. Sabah saat 9.00’da Kent Meydanı’ndan otobüslerle alana ulaşım sağlayacak olanlar bu yaşananlara dur demek için, Uludağ’ı rantçılara teslim etmemek için orada bekleyişlerine başlayacaklar.