İş cinayetleri için ‘Yangın kulesi’ kuruldu

Güvensiz ve sağlıksız çalışma ortamlarına karşı “İşçi sağlığı ve iş güvenliği hakkı meclisi” kuruldu. İstanbul Tabip Odası, TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, DİSK İstanbul Bölge Temsilciliği, KESK İstanbul Şubeler Platformu ve Türk-İş İstanbul Sendika Şubeleri Platformu’nun çağrısıyla bir araya gelen meslek odası, sendika, dernek ve inisiyatif temsilcileri ile duyarlı kişiler tarafından İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) oluşturuldu. Meclis, her hafta iş kazalarında ve çalışma yaşamında olup bitenleri özetleyerek, “Yangın kulesi” adında bir de bülten yayınlıyor. Olabilecek iş cinayetlerine karşı önceden uyarı yapan “Yangın kulesi”, son bir haftada yaşanan gelişmelerin özetini ilgililere sunuyor. İlk çalışmalardan birisi olarak işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda bir veritabanı, bilgi kaynağı ve tartışma platformu olarak www.guvenlicalisma.org ismiyle internet sitesi kuruldu. İşçi ailelerinin duygularının yansıtıldığı sitede, ayrıca çeşitli yazar ve raporlarla önümüzdeki süreçte çalışma yaşamına büyük katkı sağlayacağı öngörülüyor.

Bedeli işçiler ödüyor

Çalışmalar hakkında gazetemize bilgi veren meclis üyelerinden Yar. Doç. Dr. Özgür Müftüoğlu, büyüyen Türkiye ekonomisinin ağır bedelini işçilerin ödediğine dikkat çekerek, meclisin kurulma gerekçesine açıklık getirdi. Müftüoğlu, emek dünyasına büyük katkı sunacak çalışmaya ilişkin sözlerini şöyle sürdürdü: “Esnek üretim ve esnek çalışma diğer ülkeler gibi Türkiye’de de küresel rekabet koşullarına uyumun sihirli formülü olarak görülüyor. Esneklikle beraber emekçiler güvencesizleşiyor, örgütsüzleşiyor ve bunlarla birlikte ‘iş kazası’ ya da ‘meslek hastalığı’ olarak tanımlanan olaylarda yaşamlarını kaybediyorlar. Madenlerden inşaatlara, tersanelerden metal ya da tekstil atölyelerine kadar pek çok üretim ve hizmet alanında maliyet olarak görüldüğü için alınmayan iş güvenliği tedbirleri veya aşırı iş yükü ve yoğun çalışma işçilerin yaşamlarına mal oluyor. İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi, her geçen gün artan ve taammüden işlenmiş cinayetler niteliği taşıyan işçi ölümleri konusunda bir taraftan kamuoyunu bilgilendirmek diğer taraftan da sendikalar ve meslek örgütlerini iş cinayetlerini önlemeye yönelik bir mücadele platformunda bir araya getirmeyi amaçlamaktadır.”

Kolektif bir çalışma

İşçilerin “can güvenliği ve iş güvencesi” mücadelesini hayata geçirmek için harekete geçtiklerini belirten meclis üyesi sendika uzmanı Murat Çakır ise, çalışmanın kolektif üretimin sonucu olduğuna dikkat çekti. OSTİM’de yaşanan toplu işçi ölümlerinin çalışmaya önayak olduğunu vurgulayan Çakır, çalışmaları hakkında şunları kaydetti: “Türkiye’nin dört bir yanında her gün işçiler can güvenliği olmadan çalışıyor, kazalara maruz kalıyor ve düşerek, ezilerek, boğularak, savrularak, yanarak ölüyorlar. Dursunbey’de, Tuzla’da, Davutpaşa’da, Afşin’de, Sakarya’da, Êlîh’de (Batman)... işçi sınıfı örgütsüzleştirilmekte ve korunmasız bırakılmaktadır. İş kazaları ve meslek hastalıkları da bu durumun en çıplak biçimlerini gözler önüne sermektedir. AKP iktidarı güvencesizliği yasal bir zemine oturtmaktadır. İşçi sağlığı piyasanın ellerine teslim edilmiştir. Diğer yandan iş kazalarının manevi meşruiyeti de oluşturulmak istenmektedir. Diyanet hutbeleri bu konuda yıllardır ‘boyun eğdiren’ bir araç olmuştur. Ayrıca Karadon madencilerinin ardından Başbakan Erdoğan’ın ‘Ölüm bu işin kaderinde var’ ve Bakan Dinçer’in ‘Güzel öldüler’ söylemleri de iktidarın işçilere yaklaşımını gözler önüne sermektedir.”

Sedat YILMAZ / Özgür Gündem