(10) Sine-Sen: ‘Hayalleri süsleyen dünyayı yaratırken, hayatlarımızdan olmayacağız’

Set işçileri Tülay Ergeldi ve Zehra Sezgin’in ölümünün 5. yılında bir araya gelen Sine-Sen üyeleri, güvenli ve güvenceli çalışma talebini yineledi

Sinema Emekçileri Sendikası (Sine-Sen), 5 yıl önce 24 Aralık 2008′de setten evine kostüm kamyonuyla dönmeye çalışırken geçirdikleri trafik kazasında hayatını kaybeden set işçileri Tülay Ergeldi ve Zehra Sezgin ve güvencesizleştirilerek ölüme sürüklenen set işçileri için sokaktaydı.

Galatasaray Meydanı’nda düzenlenen basın açıklaması Ergeldi ve Sezgin’in yanı sıra 2012 1 Mayıs’ında resmi tatil olmasına karşın çalıştırıldığı setinde yemek taşıyan aracın altında kalarak can veren Selin Erdem ve 20 Ağustos 2012′de setten çıkıp bayram için evlerine giden dekor işçileri Ertaç Sevim, Ömer Pektaş ve Abdullah Pektaş’ın anılmasıyla başladı. Üç olayda dizi yapımcılarının “abuk sabuk bir kaza”, “ecel”, “üzgünüm” gibi açıklamalarına değinen Sine-Sen üyeleri, birkaç gün önce karara bağlanan Selin Erdem Davası’nda olayın iş cinayeti olarak değerlendirilmemesine tepki gösterdi.

Set işçilerinin işçi sağlığı ve işyeri güvenliği kurallarının uygulanmadığı setlerde hayatını kaybettiğini belirten Sine-Sen’liler, sigortalı çalışma, çalışma saatlerinin düzenlenmesi, işyeri sağlığı ve güvenliğinin sağlanması gibi talepleri yineledi. Açıklama “İsteklerimizin takipçisi ve uygulayıcısı olacağız. Hayalleri süsleyen bir dünyayı yaratırken, hayatlarımızdan olmayacağız” sözleriyle son buldu.

 
BASINA VE KAMUOYUNA

UNUTMADIK!

Bundan 5 yıl önce 2008 yılının 24 Aralık gecesi setten evlerine bir kostüm kamyonuyla dönmeye çalışan Kostüm Ekibi çalışanı iki meslektaşımız Tülay ERGELDİ ve Zehra SEZGİN geçirdikleri trafik kazası sonucu hayatlarını kaybetti. Çalıştıkları dizinin yapımcısı meydana gelen kaza için “ABUK SUBUK BİR KAZA” dedi. 

Unutmadık!

2012 yılının 1 Mayıs’ı resmi tatil günü ilan edilmişti. Tatil gününde çalışmakta olan bir dizi ekibinde Sanat Yönetmeni Yardımcısı olan arkadaşımız Selin ERDEM, sete yemek taşıyan aracın altında kalarak hayatını kaybetti. Dizinin Yapımcısı “ECEL” dedi. 

Unutmadık!

20 Ağustos 2012 yani Bayramın 2. Günü gece yarısı setten çıkıp bayramlaşmak üzere İzmit’teki evlerine dönmeye çalışan, Taşeron firma kanalıyla temin edilen 3 Dekor İşçisi arkadaşımız, Ertaç SEVİM, Ömer PEKTAŞ ve Abdullah PEKTAŞ geçirdikleri trafik kazası sonucu hayatlarını kaybetti. Dizinin yapımcısı “ÜZGÜNÜZ” dedi. 

Biz de üzgünüz…

Çünkü daha birkaç gün önce karara bağlanan Selin Erdem davasında hâkim, avukatın kazayı iş cinayeti kapsamında değerlendirilerek işverenlerin ve taşeron firmaların sorumlu tutulması talebini reddetti.

Gerçekleşen bu kazaların bir rastlantı, ecel ya da kader olmadığını biliyoruz. Yaşanan olumsuz kazaların tedbirlerinin, kanun dışı çalışma koşullarının ortadan kaldırılmasıyla gerçekleşeceğini söylüyoruz. 

Bu kazalar İş Kanunu ve bunun çerçevesinde belirlenmiş işçi sağlığı ve iş yeri güvenliği kurallarının uygulanmaması sonucu gerçekleşmiş birer iş cinayetidir. Çünkü işveren tarafından, işçinin sağlığı ve güvenliği ile ilgili önlemleri alması yönündeki hükümler emredici hukuk kuralı niteliğindedir ve uygulanmamıştır.

Televizyon dizilerinin işyerleri olan setlerinde, İş Kanunu, işçi sağlığı ve iş yeri güvenliği kurallarının uygulanması ve denetlenmesi için, Çalışma Genel Müdürlüğü’nü göreve çağırıyoruz. 

Diyoruz ki; 

Çalıştığımız işlerde mutlak suretle sigortamızı takip edecek ve sigortalı olarak çalışacağız. 
Çünkü “Çalıştırılanların işe alımlarıyla birlikte kendiliğinden sigortalı olduğunu, sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceğini” biliyoruz.

Çalışma saatlerinin sektörümüzün koşullarını da göz önünde bulundurularak hazırlandığından emin olacağız.
Çünkü “Çalışma süresinin haftalık en çok 45 saat olduğu, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça bu saatin günlere eşit bölündüğünü, aksi kararlaştırılacak olsa bile bunun 11 saati geçemeyeceğini, şehir dışı işlerde yolda geçen sürelerin çalışma süresi sayıldığını, gündüz yerine gece çalışmalarının yedi buçuk saati geçemeyeceğini, eğer işveren mesai yapacaksa çalışanların onayını almak zorunda olduğunu” biliyoruz.

Daha başka Tülaylar, Zehralar ve Selinler olmayacak
Çünkü“ İşverenlerin iş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmakla, devamlı olarak en az elli işçi çalıştıran işverenler, işçilerin sağlık durumunun ve alınması gereken iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin sağlanması, ilk yardım ve acil tedavi ile koruyucu sağlık hizmetlerini yürütmek üzere işyerindeki işçi sayısına ve işin tehlike derecesine göre bir veya daha fazla işyeri hekimi çalıştırmak ve bir işyeri sağlık birimi oluşturmakla yükümlü olduğunu” biliyoruz

Bütün bu bildiklerimiz; 4857 Sayılı İş Kanununun, 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun, 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun, 818 Sayılı Borçlar Kanununun, 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilgili maddelerinde sabittir. 

İlgili kanunların yürütülmesinden mesul kurumların, gerekli denetim ve kontrolleri yaparak, yasal haklarımızı koruma altına alması zorunluluktur. Buna rağmen İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisinin tespit edebildiği kadarıyla her yıl 1000’den fazla emekçi iş cinayetlerinde hayatını kaybediyor.  Biz Sinema ve Dizi Film emekçileri örgütlü gücümüzle bu sorunun üstesinden gelebileceğimizi biliyoruz. Bu sebeple üzerimize düşen her sorumluluğu Sendikamız aracılığıyla yapmaya hazırız.

İsteklerimizin takipçisi ve uygulayıcısı olacağız! 

Hayalleri süsleyen bir dünyayı yaratırken, hayatlarımızdan olmayacağız.!


SİNEMA EMEKÇİLERİ SENDİKASI SİNE-SEN

YÖNETİM KURULU