Şişli Merkez Mahallesi Forumu, Tatavla Dayanışması, Maçka Forumu Maden Mühendisleri Odası, İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi, Kazova İşçileri, Mücadele Birliği Platformu ve Umut-Sen Gebze’de bulunan Feniş Alüminyum işçilerini 154. günlerinde (9 Şubat) destek ziyaretinde bulundu. Feniş işçilerinin yaşadıkları süreç hakkında bilgi alan emek dostları, bundan sonraki Feniş işçilerinin mücadelesini gündemde tutma, güç kazanmaları sağlamak ve Feniş işçileri kazanıncaya kadar mücadeleyi birlikte sürdürme sözü verdi.
Gebze’de kurulu Feniş Alüminyum patronu Sedat Aloğlu kriz olduğu ve hammadde alımı yapamadığı gerekçesiyle üretimi durdu. İşçilerin birikmiş maaşları ve tazminatlarını ise ödemedi. Hatta “param yok hukuki yollara başvurun” dedi.
Yıllardır fabrika krizden çıktı çıkacak diye gece gündüz çalışan, maaşlarını beklerken harçlıklarla idare eden yüzlerce işçi artık işsiz ve parasızdı. Birikmiş ücretlerini alabilmek için fabrikada, Gebze’de Taksim başta olmak üzere İstanbul’un merkezi yerlerinde eylemler, yürüyüşler, yaptılar, Ankara’ya gittiler, patronun evinin önünde beklediler.
Feniş işçileri tam 154 gündür ülkemiz kalkınsın, patron biraz rahatlayıp krizi atlatsın diye çalıştıkları fabrikada emeklerinin karşılığını alabilmenin mücadelesini veriyor, seslerini duyurmaya çalışıyor.
Feniş işçilerini 9 Şubat Pazar günü Şişli Merkez Mahallesi Forumu, Tatavla Dayanışması, Maçka Forumu Maden Mühendisleri Odası, İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi, Kazova İşçileri, Mücadele Birliği Platformu ve Umut-Sen fabrikalarında ziyaret etti.
Saat 10.00’da Şişli Cami önünde toplanarak bir araçla fabrika önüne gelindi. “Feniş İşçisi Yalnız Değildir”, “Her Yer Feniş Her Yer Direniş” sloganlarıyla işçilerin yanına gelindi. Feniş işçileri ise emek dostlarını alkışlarla ve “Yaşasın Sınıf Dayanışması”, “Direne Direne Kazanacağız” sloganlarıyla karşıladı.
Fabrika bahçesinde kısa bir karşılama ve tanışma faslından sonra Feniş işçileri “Direniş ziyareti çaysız olmaz” diyerek emek dostlarını fabrikanın içinde çay içmeye ve sohbete davet etti.
Forumlar, meslek odaları ve siyasetler adına Feniş işçilerinin uzun süren mücadelesinin kazanımla sonuçlanması için emek dostları olarak ihtiyaçlarını öğrenmek ve daha güçlü bir mücadele için nasıl bir katkı sunabileceklerini konuşmak için gelindiği ifade edildi.
Feniş işçileri adına işçi temsilcilerinden Mehmet Doğan Feniş Alüminyum’un üretim geçmişini, Feniş işçilerinin mücadele sürecini aktardı. Feniş işçileri şu anda işsizlik maaşlarıyla dayanmaya çalışıyor. Fakat o da Nisan ayı itibariyle sona erecek dolayısıyla mücadele daha da zorlu bir hale gelecek işçiler için.
Feniş patronu Sedat Aloğlu’nun milyonlarca liralık borcu var. Fabrika binası ve arazisi dışında üzerine kayıtlı hiçbir mal varlığı görünmüyor. Daha doğrusu kriz süreci diye işçiler oyalanırken birçoğu ya satılmış ya devredilmiş. Fabrika ve arazisi ise defalarca ipotek ettirilmiş, hacze konu olmuş. Feniş işçileri şimdi bu alacaklarını nasıl tahsil edebilecekleri konusunda bir çözüm arıyor.
Emek dostları Doğan’a Feniş işçilerinin şu andaki ihtiyaçları, sendika ve bundan sonra izlenecek yöntem ve mücadele süreci konusunda sorular yönelttiler. Forumlar, meslek odaları ve siyasetler olarak işçi sınıfının mücadelesinde onlarla omuz omuza yürümek ve mücadeleyi güçlendirmek amacında olduklarını ve Feniş işçilerinin de bu mücadeleden zaferle çıkması için destek sunmak onlara ihtiyaçları olan her konuda güç verebilmek için bu ziyaretin bir ilk adım olduğunu söylendi.
Sohbet sırasında sendikal mücadele, Feniş işçilerinin örgütlü oldukları Çelik-İş Sendikası’na ilişkin sorular da yöneltildi. Türkiye’de sendikal mücadelenin yetersiz kaldığına Feniş işçilerinin mücadelesinin nasıl güçlendirilebileceği, nasıl bir mücadele süreci izlenebileceği konusunda görüşler konuşulmaya başlandı. Sendikanın tutumunun pasif olduğu görüşleri ağrılık kazandı. İşçilerin fabrikanın satılması, ya da işletilebilmesi yönündeki yolların denenmesi yönünde görüşler belirtildi.
Sohbet sırasında Çelik-İş Sendikası Gebze Şube Başkanı Şerafettin Koç gelerek, “Arkadaşlar ben size buranın durumunu izah edeyim” diyerek birden konuya girdi. Çelik-İş Sendikası olarak hukuki süreci izlediklerini fakat fabrikanın üzerindeki hacizler ve ipotekler nedeniyle Feniş işçilerinin alacaklarının ödenmesi durumunun güç olduğunu ve bekleme sürecinde olduklarını belirtti.
Destek ziyaretinde bulunanların ağırlıklı olarak görüşlerinin hukuki sürecin izlenmesinin yeterli olmadığı, işçilerin eylemleriyle zorlayıcı olmaları gerektiği, sendikanın tutumunun pasif kaldığı yönünde olması nedeniyle Koç eleştirilerin yersiz olduğu sendika olarak tüm imkânlarını kullandıklarını belirtti.
Feniş işçilerinin mücadelesini güçlendirmek için ziyarette bulunan forumlar, meslek odaları ve siyasetlerden oluşan ziyaretçilerin burjuva sendika anlayışıyla bürokratik işleyişini yeterli bulmadıklarını söylemeleri Çelik-İş Sendikası ve Şerafettin Koç’un Feniş işçilerinin mücadelesi sürecine ilişkin soruları ve eleştirilerine tahammülsüzlüğü ve işçileri toplantıya çağırması ortamın biraz gerilmesine neden oldu.
Koç’un ziyaretçilerin yanından ayrılmasının ardından desteğe gelenler Feniş işçilerine, mücadelelerine güç vermek için istediklerini tekrar ifade ettiler. Feniş işçileri ise 154 gündür kimi zaman sendikayla sıkıntılar yaşansa da eylem sürecinin getirdiği somut şartlar gereği işçiler olarak karar aldıklarını ve bundan sonraki süreçte desteğe daha çok ihtiyaç duyacaklarını belirttiler. Bundan sonraki süreçte Feniş işçilerinin mücadelesinin daha fazla gündeme taşımasının sağlanması, daha sık ziyaretlerde bulunulmasını, Feniş işçilerinin eylemlerine forumlar, meslek odaları ve siyasetler olarak daha güçlü katılım sağlanmasını istediklerini söylediler.
Emek dostları da bundan sonra “Her Yer Feniş Her Yer Direniş” diyerek onlara destek vereceklerini, forumların mahallerde, semtlerde, etkinliklerde onların sesini duyurma çabasında olacaklarını, Feniş işçileri bir eylem çağrısında bulunduğunda da daha güçlü katılımlar olması için çalışacaklarını belirttiler.
Feniş işçilerinin 154. günü de “Her Yer Feniş Her Yer Direniş”, “Zafer Direnen İşçilerin Olacak”, “Bu Daha Başlangıç Mücadeleye Devam” sloganlarıyla sona erdi.