Maden işçileri ocaklara giriş-çıkıp kapılarının kilitlenmesini protesto ettiler. Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Üzülmez Müessese Müdürlüğü maden ocağında çalışan işçiler, ocaktan çıkmama eylemi yaptı.
Alınan bilgiye göre, 08.00-16.00 birinci vardiyasında çalışan madenciler, eylem yaparak yaklaşık 1,5 saat ocaktan çıkmadılar. İlk vardiyadaki işçilerin çıkmaması üzerine, 2. vardiyaya girecek madenciler işçi asansörü önünde beklemeye başladı.
Eylemin bitmesinin ardından giriş çıkışlar normale dönerken sendika tarafından bir basın açıklaması yapıldı.
Ocak çıkışında işçilere hitap eden Genel Maden İşçileri Sendikası Eğitim Sekreteri Osman Tutkun şöyle konuştu:
''Üzülmez Müessese Müdürümüz yaklaşık 4 aydır kapıları kilitlemektedir. Bu, despot bir uygulamadır. Yaklaşık 4.5 aydır 'işçiler ocaktan erkenden çıkmasın' diye bunu yapıyorlar. Bu sabah ocağa inerken saat 07.30'da kapıları açıp, 07.45'de de kapattılar. 15 dakikalık bir zaman diliminde o kadar işçi nasıl karta basıp da iş başı yapsın. İşçilerimiz iş çıkışı böyle bir eylem yapmayı düşündüler, biz de sendikacılar olarak destek verdik.
Müessese böyle yönetilemez. İşçiler işçiliğini, sendikacılar da sendikacılığını yapsınlar. İşçilerimiz saygı bekliyor. Üretimi yapan işçileri köle gibi görüyorlar, sıkıntı bundan kaynaklanıyor. Bu tür haklı eylemlerin yanındayız, bu uygulamadan vazgeçilmesini istiyoruz.''
Madencileri de yakacaklar!
İki gün önce bir işçinin göçük altında kaldığı TTK Üzülmez Müessesi'nde madenlerin kilitlenmesi, 6 yıl önce Bursa'da yakılan kadınları hatırlattı. Özay Tekstil patronu, gece vardiyasında çalışan işçilerin üzerine kapıyı kilitlemiş ve çıkan yangında 5 kadın işçi kaçamadığı için yanarak yaşamını yitirmişti.
Türkiye Taşkömürü Kurumu'na (TTK) ait maden ocağında iki gün önce meydana gelen göçükte 1 işçi hayatını kaybetti. Ocak yeni ölümlere gebe. Üzülmez Müessesi'nde maden ocaklarının kapıları kilitleniyor.
TTK Üzülmez Müessesi 4'üncü ocakta, 13 Ağustos Cumartesi günü yaşanan kaza, kapıların kilitlenmesine tepkiyi arttırdı. Bir işçinin yaşamını yitirdiği kazadan sonra, işçiler madeni terk etmeme eylemi yaparken, konuya ilişkin itirazlarını bir kere daha dile getirdi.
Konuya ilişkin ETHA'ya konuşan Genel Maden İşçileri Sendikası Eğitim Sekreteri Osman Tutkun, yaklaşık 5 aydır süren kapı kilitleme uygulamasının sadece Üzülmez Müessesi'ne ait olduğunu ve keyfi bir uygulama olduğunu belirtti.
İşçilerin erken çıkmasının gerekçe olarak gösterildiğini hatırlatan Tutkun, Müessese müdürünün yasaların önüne geçerek iş güvenliği ve işçi sağlığı tedbirlerini almadığını ifade etti. Tutkun, "İşçilerin erken çıkmasını bahane gösteriyor" dedi. Müessese müdürünün en yetkili kişi olduğunu ve başka önlemler alabileceğini belirten Tutkun, "En kolayına kaçıyor. İşçileri insan olarak değil köle olarak gördüğü için kapı kilitlemeyi en kolay olarak görüyor" dedi.
Yer altında çalışan maden işçilerinin en büyük artısının moral motivasyon oluduğunu belirten Tutkun, kapı kilitleyerek üretim, disiplin olmayacağının altını çizdi.
'Önce emniyet olması gerekirken baskı, zulüm'
Üzülmez'de Cumartesi günü acı bir olay yaşandığını ve bir işçinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Tutkun, bugün daha büyük bir faciadan dönüldüğünü söyledi. Gündüz vardiyasında anayolun çöktüğünü, kimse olmadığı için büyük bir facia olmadığını anlatan Tutkun, "Genel müdürün birinci görevi iş güvenliği, iş sağlığı, önce emniyet. Ama bizim müessesimizin en büyük özelliği işçiye baskı, işçiye zulüm" diye konuştu.
GMİS Genel Başkanı Eyüp Alabaş da "Yarın burada bir facia yaşandığında bunun sorumluları bu uygulamayı yapanlar ve göz yumanlar olacaktır. Kapılara kilit vurmak işçi sağlığı ve can güvenliği açısından intihar gibidir" uyarısında bulundu.
Yakılan 5 tekstil işçisi kadın
Üzülmez Müessese Müdürü'nün madenin kapılarını kilitlemesi, 6 yıl önce Bursa Özay Tekstil Fabrikası'nda yaşananları hatırlattı. Özay Tekstil'de 29 Aralık 2005 tarihinde 5 kadın işçi yanarak yaşamını yitirmişti.
Özay Group'a ait yatak ve sentetik iplik üreten fabrikadaki olay, patronun gece vardiyasında çalışan işçilerin üzerine kapıyı kilitlemesi nedeniyle yaşandı. Fabrikada yangın çıkınca kaçamayan 15 yaşındaki Ayşe Denizdalan, 21 yaşındaki Gülden Çiçek, 18 yaşındaki Sadife Düdüş, 27 yaşındaki Necla Özveren ve üç aylık hamile 32 yaşındaki Sevgi Sesli yaşamını yitirdi.
İşçilere sigorta yapmayan Özay patronu, fabrikasını ise sigortalamıştı. Bugün, yanan fabrikanın yerinde daha modern ve büyük bir fabrika bulunuyor.